Hicretin Sonuçları ve Önemi Nelerdir?

Photo 90568264 © Ravil Sayfullin - Dreamstime.com

İslam tarihinde Hicretin sonuçları ve önemi nasıldır? Miladi takvime göre 622 yılında Hicret yaşanmıştır. Buna göre Hz. Muhammed ve ona bağlı bulunan Müslümanlardan bir kısmı Mekke’den ayrılarak Medine’ye göç etmişlerdir. Müslümanların bu büyük göçünün ardında yatan en büyük sebep Mekkeli müşrikler tarafından artarak devam edilen eziyet ve baskılardır.

Hicret sonrasında sosyal, kültürel ve siyasi bakımdan birçok sonuç ortaya çıkmıştır. Hicret ile birlikte Mekke dönemi sonlanmış ve İslam tarihi açısından yeni bir dönem olan Medine dönemine geçilmiştir.

Hicret’in sonuçları ve önemi siyasi açıdan nasıldır?

Hicret’in siyasi sonuçlarının başında İslamiyet’in yayılması için gerekli ortamın oluşturulması yatar. Müslümanların Mekke’den hareket edip Medine’ye varmaları İslam Devleti’nin de temellerinin atılmasına olanak sağlar. Sonuç olarak Müslümanlar Hicret sonrasında Arap Yarımadası’nda siyasi bir güç elde ederler.

Hicret sonrasında siyasi anlamda atılan en büyük adımlardan biri de Medine Sözleşmesi olarak kabul edilir. Müslümanların Medine’ye göç etmesinden sonra bölgede farklı kültürlere ve inançlara mensup olan insanların sayısı da giderek artar. Buradaki toplumsal barışı ve huzuru korumak için de bir sözleşmeye ihtiyaç duyulur.

Medine Sözleşmesi’nin oluşturulmasının ana sebebi Hazrec ve Evs kabileleri arasındaki çatışmaları sonlandırmaktır. Buna göre hazırlanan sözleşmede; Müslüman, Yahudi ve Pagan inancına sahip insanların her birine ayrı sorumluklar yüklenir.

Hicri Takvim’in kullanılmaya başlanması: Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in vefatından sonra dört halife dönemi yaşanmış ve bu dönemlerde İslam tarihi açısından büyük sayılan bazı gelişmeler yaşanmıştır. Bu gelişmelerden biri de Hicri Takvim ile alakalıdır.

Ömer bin Hattab’ın halifeliği döneminde Hicri Takvim’in başlangıcı olarak Hicret referans alınmıştır. Buna göre, takvimin başlangıcı olarak 16 Temmuz 622 tarihi kabul edilmiştir. Hicri Takvim, özellikle İslam ülkeleri tarafından resmi ve günlük işlerde kullanıldığı için oldukça önemlidir.

Hicret’in sosyal sonuçları nelerdir? Medine’ye yapılan Hicret’in siyasi sonuçları olduğu kadar kültürel ve sosyal anlamda da bazı sonuçları olmuştur. Bu sonuçlardan en önemlisi Müslümanlığı seçen kişilerin Mekkeli müşrikler tarafından yapılan baskıdan kurtulmuş olmasıdır. Baskı ve zulümden kurtulan Müslümanların İslam’ı yayma ve anlatma konusunda ise daha fazla şansı olmuştur.

Mekke ve Medine halkının kucaklaşması ise Hicret’in sosyal açıdan en güzel sonucu olmuştur. Bu bağlamda; Mekke’den göç eden Müslümanlara “Muhacir”, Medine topraklarında onları karşılayan ve evlerini açan kişilere de “Ensar” sıfatı verilmiştir.

Muhacir ve Ensar ilişkisi Kur’an’da nasıl yer alır?

Kur’an-ı Kerim’de bu kucaklaşmaya yer verilmiş ve Ensar olanlar da övülmüştür. Konuyla ilgili bazı ayeti kerimelerin şu şekilde sıralanması mümkündür:

“Hicret edenlerin, yurtlarından çıkarılanların, benim yolumda eziyete uğratılanların, savaşanların ve öldürülenlerin, işte onların günahlarını elbette sileceğim. And olsun ki, Allah katından bir mükafat olarak onları altından ırmaklar akan cennetlere koyacağım…” (Al-i İmran Suresi, 195. Ayet),

“Muhacirlerin ve ensarın ilkleri ile onlara güzelce uyanlardan Allah hoşnut olmuştur, onlar da O’ndan razıdırlar. Onlara, sonsuza dek hep içinde kalmak üzere altından ırmaklar akan cennetler hazırlamıştır. Büyük bahtiyarlık işte budur.” (Tevbe Suresi, 100. Ayet)

Sonuç olarak, baskı ve zulümlere artık dayanamayan Müslümanların Hicret’i hem siyasi hem de sosyal açıdan bazı önemli sonuçlar oluşturmuştur. Bunlar arasında yer alan Muhacir ve Ensar buluşması ise aradan yüzyıllar geçmesine rağmen büyük bir kardeşlik olarak yeni nesillere aktarılmaktadır. Bizlere düşen de tıpkı onlar gibi yardımlaşmayı ve dayanışmayı elimizden geldiğince artırmak ve yalnızca Allah’ın rızasını alabilmek için çalışmaktır.