Hirami Ahmet Paşa Camii kadim tarihi

Camiler 28 Nis 2021 Şebnem Kırcı
Hirami Ahmet Paşa Camii özellikleri
Hirami Ahmet Paşa Camii. Fotoğraf. Erol Şaşmaz.

İstanbul’un Fatih semtinde bulunan Hirami Ahmet Paşa Camii daha önce bir Bizans kilisesiydi. Bu kilisenin mimari özelliklerine bakıldığında 12. yüzyılda inşaa edildiği tahmin ediliyor. Fatih’in Çarşamba semtinde bulunan camii, Koltukçu ve Beyceğiz Kuyusu sokaklarında bulunuyor.

Ne zaman yapıldığı ve kimin yaptırıldığı net olmamakla beraber, eser 12. yüzyıl mimarisinin örneklerini barındırıyor. Bu kilise de İstabul’un fethinden sonra dönüştürülen kiliselerden bir tanesi. Aynı dönemde Hirami Ahmet Camii’nin yakınında bulunan Pammakaristos Manastırı’nın da Fethiye Camii’ne dönüştürüldüğü bilgisine ulaşıyoruz.

Mimarisi bakımından Hirami Ahmet Paşa Camii

Kare biçiminde olan yapı, Naos planı anahtarı ile yapılmış. Karenin dört köşesinde sütunlar bulunuyor ve bu sütünlar kemerler ile birbirine bağlanıyor. Eserde uygulanmış şemanın İlk Bizans döneminde yaygın olarak kullanıldığını biliyoruz. Pencerelele aydınlatılan iç mekanda mozaik ve freskolar kullanılmış. Çok büyük bir camii olmamakla beraber mimari açıdan eşsiz kabul edilen özel bir eserdir. Mimari değerlendirmeler camiyi bir sanat eseri olarak kabul eder.

Bina iki katlı olmamasına karşılık, iki katlılık etkisi veren dikdörtgen biçiminde prizmal gövdeli bir yapıya sahiptir. Tuğla ve düzgün taş ile örme yapılmıştır. Camii yeniden onarılırken kirişler sökülmüş ve dört mermer sütunla korint üslubunda başlıklar yerleştirilerek binanın iç mimarisi C. Gurlitt’in kitabında görülen eski biçimine sokulmuştur. Cephelerdeki kemerlerde kasnak ve kirpi saçaklarda tuğla kullanılmıştır.

Kültürel miras olarak yeri nedir?

İstanbul pek çok farklı kültürü barındıran bir şehir olarak oldukça önemli bir şehir. Türk kültürü içinde barınan her kültüre saygı duymuştur. İstanbul sanat ve mimari açısından dünyanın en önemli şehirlerinden biri olmaya devam ediyor. Fatih İstanbul’u fethettiğinde once bu kiliseyi dönüştürmedi. Kilise 1455’te Ortodoks patrikliğine verildi.

İstanbul fethedildikten sonra bütün kiliseler camiye dönüştürülmedi. O zamanki adıyla Pammakaristos Manastır ve Klisesi rahibelere tahsis edilmişti. 1456’da burasının kızlar manastırının merkezi olduğunda ortaya çıkmıştır. Hagios Ioannes Prodromos Manastır ve Kilisesi İstanbul’un fethinden sonra sonra yaklaşık 150 yıl Ortodokslar’ın elinde kaldı. Burada Türklerin diğer dinlere olan hoşgörüsünü görmekteyiz.

Türklerin yaygın olduğu mahallelerde bulunanlar, halkın yaşamına uygun olacak şekilde dönüştürüldü. Kiliseden Hirami Ahmet Paşa Camii’ne dönüştürüldüğünde,  mahallede artık gayri müslimler yaşamıyordu. Eser 17. yüzyılda  fetihten sonra dönüştürüldü. 1590 yılında kiliseyi Hirami Ahmet Paşa dönüştürdüğü için onun adını almıştır.

Camiye Türk sanatı açısından baktığımızda önemli bir özellik daha karşımıza çıkıyor. Caminin kubbesinin iç yüzeyini dilimler şeklinde süsleyen yeşil ve kırmızı zemin üzerine işlenmiş bitki motiflerine rastlıyoruz. Bu motifler  malakari tekniği adı verilen nakışlardır. Bu özel süslemenin günümüze çok az örneği ulaşmıştır. Çarşamba semtinde önemi kadar ün yapmamış bu küçük camiiyi ziyaret ederek geçmişe yolculuk yapabilirsiniz.