Hurafe nedir? İslam’a verdiği zararlar nelerdir?

Dua Contributor
Görüş
hurafe nedir
Cristian Escobar-Unsplash

Arapça kökenli bir sözcük olan hurafe nedir? “Bunama” sözcüğünden gelir. Uydurma söz, uydurulmuş ve saptırılmış din anlamına gelir. Peki, hurafelerin İslam dinine verdiği zararlar nelerdir?

Kelime anlamı olarak hurafe nedir?

İnsanın aklına ve gerçekliğe aykırı olan bilgilere genel olarak hurafe denir. İslam dininde de hurafe, Kur’an-ı Kerim’de yer almayan bilgilerin İslam olarak yansıtılmasına denir. Kur’an-ı Kerim’de hurafe ile ilgili ayetler de geçmektedir. Ayeti kerimede şöyle buyrulmaktadır:

“Sizin dostunuz ancak Allah, Peygamberi ve namaz kılan, zekat veren, rüku eden mü’minlerdir.” (Maide Suresi, 55. Ayet)

Burada ve Kur’an’da birçok yerde Yüce Allah’ın kullarına buyurduğu gibi yalnızca Allah’a iman vardır. Esas olan Allah, peygamberler ve Kur’an-ı Kerim’dir. Kur’an-ı Kerim bir müminin dünya yaşamı ve ahiret hayatı için gerçek yol göstericisidir. Kur’an’da yazmayan dini bilgiler hiçbir şekilde doğru değildir. Bu gerçek dışı, asılsız bilgilere inanmaksa haşa Rabbimize şirk koşmaya girer. O nedenle hurafe kavramı, üzerinde durulması gereken hassas sınırlara ve çizgilere sahip önemli bir konudur.

Ne yapmalı?

Okumalı! İslam dininin ilk buyruğu olan okuma eylemini yapmalı. Cahil, bilgisiz insanlar hurafelere inanır. O nedenle kitabımız Kur’an-ı Kerim’i okumalı, onun derin muhtevasını anlamaya çalışmalı ve bu idrak ile hayatımızı idame ettirmeliyiz.

“Her gün beş kere Yasin Suresi okumayanlar cehennemde beş zebani tarafından beş kez yakılır!” “Kur’an-ı Kerim’i Türkçe okuyup, anlamaya çalışmak büyük günahtır!” “Günde 70 kere Fatiha Suresi okumayanlar cennete giremezler!” Bu ve bunun gibi hurafeler çok tehlikeli ve müminler arasında nifak sokmaya yönelik sözlerden ibarettir. Oysa İslam dini hoşgörü ve sevgi dinidir. Kur’an-ı Kerim’de bu cümlelerin hiçbiri yer almaz. Tüm bunlar asılsızdır.

Kimin cennete kimin cehenneme gideceğini Yüce Allah’tan başka hiçbir kul bilemez, haşa! Haşa ve asla! Bu tür hükümler ancak obsesif kişilik bozukluğunun birer göstergesi olabilir. İslam dini öyle derin bir inanç terminolojisine ve felsefesine sahiptir ki İslam’ın yol gösterdiği ve buyurduğu ayeti kerimeler biz müminleri ancak ve sadece iyiliğe, güzele, hoşgörüye ve tabii doğru bilgiye yöneltir

Hz. Muhammed (s.a.v) ne der?

Son peygamber olan Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) bir hadisi şerifinde şöyle buyurur:

“Dua, ibadetin özüdür.” (Tirmizi)

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed İslam dinini ve Allah inancının bütününü bu kısa ve net hadisiyle ne de güzel özetlemiştir. Evet, ibadetin özü duadır. İçten gelerek ve hayırlı ameller için Yüce Allah’a edilen dua, ibadetin özünü oluşturur. Fatiha Suresi’ni de Yasin Suresi’ni de tabii ki inanan kullar olarak tabii ki sık sık okumalıyız. Ancak “falanca suresi, filanca kez okumazsanız cehennemde size şöyle edilir, böyle edilir.” gibi hurafeler, başka bir deyişle uydurulmuş sözler İslam dininin asıl duruşuyla tamamen ters düşer.

Kuluna ne cezası vereceğini ya da aynı şekilde kulunu neyle ödüllendireceğini ancak ve ancak Allah bilir. Kimin cennete kiminse cehenneme gideceğini de ancak Allah bilir. O nedenle sayılarla, asılsız kural ya da şartlarla belki insanlara her gün 5 kez Fatiha Suresi’ni okutabilirsiniz ancak onlara verdiğiniz bu asılsız, gerçek dışı bilgiler nedeniyle hurafe söz etmiş olursunuz.

Neyin günah, neyin sevap olduğu Kur’an-ı Kerim’de birçok ayeti kerimede açık şekilde buyrulmuştur. Kur’an’ı okuyup Kur’an’ın emir ve buyruklarına göre fani bir dünya hayatı yaşayabilmekse bir müminin en temel, en gerekli yegane iman ve yaşam gayesidir.

YAZI: ŞEBNEM CENGİZALP