Hz. Hamza’yı Şehit Eden Vahşi Nasıl Müslüman Oldu?

Moscow Cathedral mosque, Russia. The largest and highest in Europe Muslim mosque। ID 117815375 © Elena Koromyslova | Dreamstime.com
Moskova Camisi, Rusya Fotoğraf: ID 117815375 © Elena Koromyslova | Dreamstime.com

Peygamber Efendimiz affeden bir yapıdaydı. Kendisi zorda kalmadıkça kimseyi cezalandırmayı tercih etmezdi. Kendisi elinden geldiğince sahabeye karşı hoşgörülü ve affedici yaklaşırdı. Hatta Hz. Muhammed’in yalnızca sahabeye karşı değil, İslam düşmanlarına karşı da affedici olduğu dikkat çeker. Bu noktada Paygamber Efendimiz’in “Allah’ım! Kavmimi bağışla, çünkü onlar (beni) bilmiyorlar.” (Müslim) şeklinde dua ettiği de bilinir.

Mekkelilerin affedilmesi… Mekkeli müşrikler Hz. Muhammed’e ve ona inanlara uzun zaman boyunca türlü işkenceler etmiştir. Hatta sınırı aşan bu kimseler İslam peygamberine açıkça hakaret etmiş ve onu öldürme planı dahi yapmışlardır.

Mekke nihayetinde; Bedir, Uhud ve Hendek Savaşları’ndan sonra fethedilmiştir. Onca yıl İslam düşmanlığı yapan ve küfürden çekinmeyen insanlar da Hz. Muhammed’in huzurunda toplanarak, onun hükmünü beklemeye başlamıştır. Ancak, beklenenin aksine Peygamber Efendimiz affedici yönünü bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Buna göre kendisi, “Ey Kureyş topluluğu! Şimdi benim, sizin hakkınızda ne yapacağımı düşünüyorsunuz?” diye sorar. Halk ona, “Biz senin hayır ve iyilik yapacağını umarak ‘Hayır yapacaksın deriz!’ Sen iyilik ve kerem sahibisin.” derler. Bunun üzerine Hz. Muhammed de “Hz. Yusuf’un kardeşine dediği gibi: ‘Size bugün başa kakma ve ayıplama yok. Allah sizi affetsin!” diyerek cevap verir. (Vakıdi)

Hz. Muhammed Hz. Vahşi’nin Müslüman olmasını nasıl karşıladı? Hz. Vahşi, Bedir Savaşı’nda ölen yakınları kullanılarak intikam alması için yetiştirilen bir köledir. Buna göre kendisi, Peygamber Efendimiz’in amcası Hz. Hamza’yı Uhud Savaşı’nda şehit etmiştir.

Bu görevi yerine getirdiği için müşrikler tarafından azat edilen Vahşi, Müslümanların hakimiyeti ele geçirmesiyle korkmaya başlamıştır. Ancak onun bu korkuları boşa çıkmış ve Hz. Muhammed, Hz. Vahşi’ye İslam’a girmesi için bir davetiye göndermiştir. Bunun üzerine affedilmeyeceğini düşünen Vahşi art arda sorular sormuştur. Vahşi’nin sorularına cevap olarak da; Furkan Suresinin 70. ayeti, Nisa Suresi’nin 48. ayeti ve Zümer Suresi’nin 53. ayeti indirilmiştir. Vahşi bu ayetleri duyduktan sonra “Evet.” diyerek Müslüman olmuştur. Bunun üzerine Hz. Muhammed yanındaki sahabeye “Bu ayetin muhatabı sadece Vahşi değil, bütün Müslümanlardır.” (Taberani) buyurmuştur.

Müslüman olmadan önce Vahşi olarak anılan bu köle, Müslüman olduktan sonra Hz. Vahşi olarak anılmaya başlar. Onun olayı da müminler için güzel bir örnek olur. Bu kısastan anlaşılacağı üzere Allah, merhamet sahibidir ve işlenen tüm günahlar Allah’ın merhametinden daha küçüktür. İhlasla edilen her bir tövbenin Allah katında yeri vardır. Durum böyleyken Hz. Muhammed de yaşamı boyunca affedici olmaya özen göstermiştir.

İslam’da affetmenin önemi nedir? İnsan, fıtratı gereği hata yapmaya meyilli bir varlıktır. Buna göre herkes günün birinde affedilmesi gereken bir hataya düşebilir. Bu bağlamda, affetmeyi bilmeyen kişi, affedilmeye de layık olamaz. Bu doğrunun ışığında Kur’an ve sünnetin gösterdiği gibi kötülüğü desteklemeyip affedici davranmak gerekir.

Müslümanlar dinimiz içerisinde birer kardeş olarak kabul edilir. Bu kabule göre kendisine yanlış yapılan bir Müslüman’ın din kardeşini affetmesi büyük bir olgunluk belirtisidir. Affetmeyle birlikte insanın ruh sağlığı da daha iyiye gider. Kin tutmak ya da intikam gütmek, insanı manevi açıdan rahatsız eden ve günden güne onun ruhunu çürüten davranışlardır.

Bir yerde barışın ve huzurun varlığından bahsetmek de ancak affetme ile mümkün olur. Bu noktada rehber alınabilecek en güzel örnek de, kızını ve amcasını şehit edenlere karşı sergilediği tavır ile Peygamber Efendimiz’den başkası değildir.

Düşüncelerini paylaşmak ister misin?

Bizimle iletişime geç!