Hz. Muhammed Komutan Olarak da Başarılıydı

Photo 97171239 © Tibor Ďuriš - Dreamstime.com

Kur’an-ı Kerim içerisinde Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed komutan olarak da çok başarılıydı. Kendisi hakkında şöyle bir ayet buyrulmuştur.

“Ve seni ancak alemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiya Suresi, 107. Ayet)

Buradan da anlaşılacağı üzere Hz. Muhammed dünya için bir nur ve Müslümanlar için de örnek alınabilecek en değerli kişidir.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed, yaşamın her alanında Kur’an-ı Kerim’e ve İslam’a bağlı kalmış, hareketlerini bu doğrultuda devam ettirmiştir. Onun barış ve savaş zamanındaki insani ilişkilerinde ve diğer kararlarında mutlaka alınması gereken bir örnek ve ders vardır. Bu bağlamda, Hz. Muhammed alemlerin rahmeti olmasının yanı sıra Allah’a davete karşı duranlar için de başarılı bir komutanlık yapmıştır.

İslam için verilen savaşların sebepleri nelerdir?

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed komutanlığında verilen büyük savaşların farklı sebepleri vardır. Bunlardan bir kısmı; zulme karşı durmak ve düşmana karşı çıkabilecek gücün var olduğunu gösterme, düşman tarafın finansal kaynaklarını kesme, anlaşmalarının tek taraflı bozulması ve saldırıya karşı savunma yapma şeklinde sıralanabilir.

Hz. Muhammed nasıl bir komutandır? Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed bir hadisi şerifinde, “Ey insanlar! Düşmanla karşılaşmayı istemeyin. Allah’tan afiyet dileyin. Fakat şayet onlarla savaşmak zorunda kalırsanız sabredin. Bilin ki cennet kılıçların gölgesi altındadır.” (Buhari) buyururlar.

Hz. Muhammed’in hadisinden de anlaşılacağı üzere dinimizde keyfi olarak savaş istenmez. Ancak düşmana karşı duracak son noktaya gelindiğinde savaşa girilebilir. Hz. Muhammed’in hem fiili olarak yer aldığı hem de bizzat komutanlık yaptığı üç büyük savaş vardır. Bunlar; Bedir, Uhud ve Hendek Savaşı’dır.

İslam, savaş yanlısı bir din olmamasına rağmen, gerektiğinde savaştan kaçınılmaması gerektiğini emreder. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed de bu doğrultuda gerektiğinde savaşmaktan kaçınmamış ve fiziki olarak da savaş alanında yer almıştır. Kendisi Allah’a iman edenler ve küfre girenler arasındaki bu durumun kıyamete kadar devam edeceğini bildirir. Bir hadisi şerifinde de “Elbette cihad kıyamete kadar devam edecektir.” (Ebu Davud) buyururlar. Buradaki cihad hem maddi hem de manevi bir savaşı ifade eder.

Komutanlık vasıfları nasıldı?

Peygamberimiz Hz. Muhammed komutanlık vazifesi üstlendiği savaşlarda sabah, tüm askerlerden önce kalkmış ve ordusunu en iyi şekilde muharebeye hazırlamıştır. Savaş planını hazırlarken de düşman tarafın hamlelerini önceden hesaplamış ve bunlar doğrultusunda önlem almıştır. Uhud Savaşı sırasında okçuların kimsenin aklına gelmeyecek bir mevkiye yerleştirilmesi onun ince zekasının bir göstergesidir.

Uhud Savaşı sırasında yapılan kritik hata nedir? Peygamber Efendimiz, Hz. Muhammed yaklaşık 700 kişiden oluşan ordusunu Uhud için düzenli hale getirirken, düşmanın arka kısımdan saldırıya geçebileceğini de göz önünde bulundurur. Bu sebeple Abdullah b. Cübeyr komutasına elli okçu verir ve onları Ayneyn Tepesi’ne yerleştirir. Buraya giden tüm okçulara savaş kazanılsa dahi yerlerinden ayrılmamaları emredilir. Görevleri, düşman arka taraftan saldırırsa oklarla onları engellemektir.

Uhud Savaşı başladıktan bir süre sonra düşman tarafın sancaktarı öldürülür ve Müslümanlar düşmanı savaş alanından gidene kadar kovalar. Düşman tamamen uzaklaşınca da savaşın kazanıldığında emin olunarak, ganimet toplanmaya başar. Ayneyn’de görevli olan okçular da bu ganimetlerden almak ister ve savaş alanına doğru ilerler. Oysa, Hz. Muhammed, kendisinden emir gelene kadar okçuların tepede kalmasını tembihlemiştir.

Hz. Muhammed’in önceden öngördüğü üzere, okçular yerinden ayrılır ayrılmaz Halid b. Velid, Müslümanlara arka kısımdan saldırır. Sonuç olarak da Müslümanlar Uhud Savaşı’nda ağır bir yenilgiye uğrarlar. İçlerinde Hz. Muhammed’in amcası Hz. Hamza da dahil olmak üzere 70 şehit verilir.