Hz. Muhammed’in (SAV) Askeri Dehası Nasıldır?

ID 54004547 © Ujjaldey | Dreamstime.com
ID 54004547 © Ujjaldey | Dreamstime.com

Hz. Muhammed, bütün insanlığa gönderilen peygamberdir. Bu sebeple yalnızca bulunduğu bölgedeki insanlardan değil, tüm insanlardan sorumludur. Dininin yayılması, ona inananları koruması, Allah’ın rızası için gerektiği durumlarda savaşa girmiş ve siyasi anlaşmalar imzalamıştır.

Komutan Hz. Muhammed: Hz. Muhammed, Allah ile arasına hangi kişi veya topluluk giriyorsa onunla savaşmaya hazır bir peygamberdi fakat mecbur kalmadıkça savaşa girmezdi. Savaştığı durumlarda bile en az insan öldürmeye çalışıyor ve geriye kalan herkesi Allah’ın yoluna davet ediyordu. Savaş zamanları bir komutan olduğu gibi, peygamber olmayı da unutmuyordu.

Hz. Muhammed’in askeri dehası: Hz. Muhammed bir savaşta saldıran olmaktan kaçınır, savunan olmayı tercih ederdi. Fakat savaş tekniklerini çok iyi bilmekteydi. Yaptığı savaşlarda sayıca az kişi ve silah bakımından da zengin olmasa bile kazandığı savaşlar bulunmaktadır. Bunun sebebi savaş stratejilerini, saldırıyı yapan kimselerden daha iyi bilmesidir.

Kur’an-ı Kerim’de “Sizinle savaşanlarla siz de Allah yolunda savaşın, fakat aşırılığa sapmayın; Allah aşırılığa sapanları sevmez.” (Bakara, 2/190) buyrulmuştur. Böylelikle savaşlarda sapkınlık yapmamanın, yalnızca Allah yolunda savaşmanın gerekliliği tüm Müslümanlar için vurgulanmıştır.

Hz. Muhammed’in tüm askeri zekasına rağmen, İslam dini bir savaş dini değildir. İslam, olabildiğince savaştan kaçınan, düşünerek ve aklını kullanarak başka çözüm yolları üretmeye çalışan bir dindir. Bu sebeple Hz. Muhammed de başka bir çaresi olmayana kadar düşünür ve zorunda kaldığı durumlarda savaşa girerdi.

Hz. Muhammed’in askeri özellikleri: Hz. Muhammed’in savaş dönemlerinde kullandığı bazı özellikleri vardı. Bunların ilk başlarında eldeki imkanları zorlaması gelir. Sayıca ve silahça az olmalarına rağmen eldeki tüm imkanları zorlayarak savaş kazanmıştır.

Hz. Muhammed her konuda Allah’tan yardım dilediği gibi savaşlar için de dualarda bulunmuş, onun yolundan ayrılmamıştır. İmana dayalı bir cesaret ile savaşmıştır. Hz. Muhammed aynı zamanda sabırlı, irade sahibi, psikolojik imkanlara değer veren, karşı tarafa taviz vermeden savaşan bir komutandı.

Hz. Muhammed’in savaş sebebi ganimet, para ve intikam değil, Allah inancından gelirdi. Bu sebeple işini bilen kişiler ile fikir alışverişlerinde bulunur, tek başına karar vermez ve diğer insanların görüşlerine de değer verirdi.

Hz. Muhammed savaş hakkında, “(Ey ümmetim! Savaş halinde iken bile); zulmetmeyiniz, işkence etmeyiniz! Çocukları öldürmeyiniz!” (Müslim) buyurmaktadır.

Hz. Muhammed bir başka hadisinde savaş hakkında, “(Ey ümmetim! Savaş halinde iken bile); çocukları, mabedlerine çekilip ibadetle meşgul olan (Hristiyan, Yahudi vs.) kişileri, kadınları, yaşlıları ve savaş harici işler için kiralanan kişileri öldürmeyiniz! (Ayrıca) Kliseleri yakıp yıkmayınız, ağaçları köklerinden kesmeyiniz!” (Müslim) buyurarak savaş dönemlerinde suçsuz kimselere zarar verilmemesi gerektiği belirtilmiştir.

Hz. Muhammed’in askeri zekasını anlatan kıssalar: Hz. Muhammed Bedir, Uhud ve Hendek savaşlarına girmiştir. Bu savaşaların her birinde Peygamber Efendimiz Allah yolunda canını ortaya koymuştur.

Uhud savaşında Kureyşlilerden bazıları Hz. Muhammed’i öldürmeye yemin etmişlerdi. Bu sebeple onun bulunduğu bir yere ayrıca saldırı düzenlediler. Hz. Muhammed’in düştüğünü gören kimseler “Abdullah oğlu Muhammed öldürüldü!” diye bağırmaya başladılar. Bunu duyan Müslümanların şaşkınları iyice artmıştı, herkes kaçmaya başlamıştı.

Hz. Ali’nin kulağına da “Muhammed öldü!” sesi gitmişti. Hz. Ali derhal o tarafa yöneldi ve çukuru gördü. Üzerinde Ebu Deccane’nin bedeni vardı. Hz. Muhammed yorgun ve mecalsizdi. Herkesin dağılmış olması Hz. Muhammed üstünde kötü bir etki bırakmıştı. Hz. Ali’ye neden diğerleri gibi kaçmadığını sorunca Hz Ali, “Ya Allah’ın elçisi, ben daima seninle birliğim.” cevabını verdi.

Hz. Muhammed de Hz. Ali için, “Ali’den başka kahraman yoktur, Zülfikar’dan üstün kılıç yoktur.” buyurmuştur. Hz. Ali Uhud savaşında 16 yara almıştır.