Hz. Muhammed’in (SAV) Barışı Sağlamak için Yaptığı İşler

165444718 © Sergii Kolesnyk | Dreamstime.com Co
165444718 © Sergii Kolesnyk | Dreamstime.com Co

İslam, kelime manası ile barış, teslimiyet ve huzur gibi anlamlar taşımaktadır. Buradan da anlaşılacağı üzere dinimiz barışı destekleyen bir yapıya sahiptir. İnsanları İslam’a davet eden ve dinin hükümlerini en iyi şekilde uygulayan sevgili Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed de toplumsal barış konusunda oldukça çaba harcamıştır.

Kur’an-ı Kerim içerisinde yer verilen barış kavramı: Hem bireysel hem de toplumsal anlamda insana yol gösterici olan Kur’an’ın hiçbir yerinde şiddet meşrulaştırmaz. Bu bağlamda, bir ayeti kerimede “Ey iman edenler! He birden barışa girin. Sakın şeytanın peşinden gitmeyin; çünkü o, apaçık düşmanınızdır.” (Bakara Suresi, 208. Ayet) buyrulur.

İlgili ayetten de anlaşılacağı üzere dinimiz Müslümanlara barışı tembih eder. Savaş durumuna girilmesine ise artık bir çözüm yolu kalmadığında izin verilir.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in barışı sağlamak amacı ile yaptığı işler nelerdir? Merhameti ve adaleti ile tanınan Hz. Muhammed, Allah tarafından bir elçi ve müjdeleyici olarak gönderilmiştir. Kendisinin insanları zorbalıkla değil, iyilikle dine davet ettiği de Kur’an-ı Kerim içerisinde dile getirilir. Konuyla alakalı ayette, “Artık sen öğüt ver, çünkü sen ancak bir uyarıcısın. Onlara egemen bir zorba değilsin.” (Gaşiye Suresi, 21 ve 22. Ayet) buyrulur.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed, Allah tarafından kendisine verilen vazifeyi Mekke’de insanlara iletmek ile işe koyulur. Ancak daha en başından Kureyşliler’in sert tepkileri ile karşılaşır. Bu tepkiler giderek büyür ve bir müddet sonra da Müslümanlar hem can hem de mal güvenliklerini sağlamak adına Mekke’den Medine’ye hicret ederler. Buradaki toplumsal barışı sağlamak maksadıyla da Medine Sözleşmesi yapılır.

Hz. Muhammed, Hicret sonrasında olası karmaşaları engellemek ve barışın devamlılığını sağlamak için türlü önlemler alır. Mekke’den yola çıkan muhacirlerin Medineli Ensarlar ile kardeş ilan edilmesi bu önlemlerden ilkidir. Yıllardır çatışan Evs ve Hazreç kabilelerinin barıştırılması da bundan sonra gelir.

Medine Sözleşmesi’nin içeriği: Medine, farklı dini grupları bir arada tutan bir şehirdir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed bu durumu göz önüne alarak Medine Sözleşmesi’ni yapmıştır. Bu sözleşmenin amacı Medine’yi olası dış saldırılara karşı birlikte korumak ve şehir içinde özgür bir ortam oluşmasını sağlamaktır.

Medine Sözleşmesi’nde yer verilen bazı maddeler ise şu şekildedir: Yahudiler kendi inançlarında serbesttir, Müslümanlar ile Yahudiler barış halinde yaşayacaktır, dışarıdan gelen olası bir saldırıda şehir birlikte savunulacaktır, herhangi bir taraf üçüncü bir taraf ile savaşa girdiğinde diğer taraf ona destek verecektir.

Medineliler için barışın temelini atan bu sözleşme tamamen vatandaşlık esasına dayanır. Sözleşmenin bir maddesine göre de Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed hakem olarak kabul edilir. Buna göre Yahudiler ile Müslümanlar arasında çıkan herhangi bir anlaşmazlık durumunda Hz. Muhammed hakemlik yapacaktır.

Barış ortamında yaşamanın topluma sağladığı faydalar nelerdir? Savaş ve çatışma ortamı, büyüklüğü ne olursa olsun, etkilerini uzun yıllar devam ettirme etkisine sahiptir. Bu tarz kargaşa ortamlarında insanların hem can hem de mal güvenlikleri tehlikeye girer.

Oysa ki İslam’ın işaret ettiği barış ortamında adalet olması gibi işler, rahat ve huzurlu bir yaşam sürülür. Dünya tarihinde görülen iki büyük savaş verilen kayıpların ve yaşanan felaketin en büyük örneğidir. Dinimizde esas olan barıştır. Hz. Muhammed’e ve kendisine inanan diğer insanlara Bedir Savaşı’na kadar savaş izni verilmemesi de bunun bir işaretidir. Zaten Hudeybiye Anlaşması ile oluşturulan barış ortamında İslamiyet’in yayılması da daha kolay ve hızlı olmuştur.