Hz. Muhammed’in (SAV) Doğduğu Anda Gözlenen Mucizeler

eva-waardenburg
Fotoğraf: Eva Waardenburg-Unsplash

Peygamber Efendimiz, Medine’ye Hicret edilmeden 53 sene önce doğmuştur. Kendisinin doğum tarihi, Rabiulevvel ayının on ikinci gününe denk gelir. Bu tarih Miladi takvime çevrildiğinde 20 Nisan 571 olarak kabul görür. Onun doğduğu günde, daha öncesinde hiç görülmemiş bazı olaylar vuku bulur. Bu olaylar da Peygamber Efendimiz’in doğum mucizeleri olarak anılır.

Hz. Amine Peygamber Efendimiz’in doğumunu nasıl anlatır? Peygamber Efendimiz’in doğumu, insanın yeryüzüne gönderilmesinden beri beklenen bir olaydır. Bu sebeple de kendisinin doğduğu gece çok sayıda mucizeye tanık olunmuştur. Peygamber Efendimiz’in annesi, ne gebeliği ne de doğumu sırasında herhangi bir zahmet çekmemiştir. Doğumu sırasında ise kendisinden neredeyse tüm cihanı aydınlatan bir nurun çıktığını görmüştür. Buna ek olarak, Peygamber Efendimiz tertemiz bir şekilde ve ellerini yere basarak doğmuştur. Doğduğu sırada da başı semaya kalkmış bir vaziyettedir. (İbn-i Sad)

Peygamber Efendimiz’in diğer doğum mucizeleri nelerdir? Peygamber Efendimiz’in doğumu başta olmak üzere, yaşadığı tüm önemli olaylar pazartesi gününde vuku bulur. Kendisinin doğmuş olduğu pazartesi günü, yaşanan olaylar bakımından mucizelerle doludur. Bu bağlamda, Peygamber Efendimiz’in doğumunda vuku bulan mucizelerden bazıları aşağıdaki şekildedir.

Hz. Amine, Peygamber Efendimiz’in doğumu esnasında hiç zahmet çekmediğini söyler ve onu doğu ile batıyı aydınlatan bir nura benzetir. (İbn-i Sad)

Şeytan, Hz. Muhammed’in doğduğu anda daha önce hiç koparmadığı kadar büyük bir çığlık atar.

İran’ın zamane kadısı Mubezan rüyasında, Dicle Irmağı’nı aşarak İran’a yayılan bir takım serkeş devesi ve yürük atları görür.

Semave Vadisi sular altında kalır. Semave Vadisi, bu zamanlarda taşsız bir çöl olarak bilinir.

Kisra Sarayı’nda yer alan sütunlardan 14 tanesi yıkılır.

İran tapınaklarında binlerce senedir yanmaya devam eden ateşler söner. (İbn-i Kesir)

Nübüvvet mührü nedir? Nübüvvet mührü, peygamberlik vazifesinin bir nişanesidir. Bu bağlamda, Peygamber Efendimiz’in doğarken melekler tarafından yıkandığı ve sırtında taşıdığı bu mühür ile dünyaya geldiği bilinir. Hz. Muhammed’den önce dünyaya gönderilen diğer peygamberlere de peygamberlik nişanesi verilmiştir. Ancak, Peygamber Efendimiz’in nübüvvet mührü diğer peygamberlerde olanlardan biraz daha farklıdır.

Allah, peygamberlerini gönderirken onların sağ eline şamet’ün-nübüvve olarak bilinen bir peygamberlik beni koyar. Ancak Hz. Muhammed, mühür konusunda bir istisnadır. Buna göre onun mührü sağ elinde değil, iki kürek kemiğinin arasında yer alır. Bir gün Peygamber Efendimiz’e mührü ile ilgili bu durum sorulur. Kendisi de “Kürek kemiklerim arasında bulunan bu ben, benden önceki peygamberlerin beni gibidir.” (Tirmizi) diyerek cevap verir.

Hz. Muhammed’in nübüvvet mührünün neye benzediği ise Cabir bin Semüre tarafından şu şekilde aktarılır: “Ben Resulullah Efendimiz’in kürek kemikleri arasında bulunan nübüvvet mührünü gördüm. O, güvercin yumurtası büyüklüğünde kırmızımtırak bir yumru idi.” (Et-Tirmizi)

Peygamber Efendimiz nerede doğmuştur? Hz. Muhammed, büyük dedesi Haşim bin Abdümenaf’a ait bir evde doğar. Bu ev, Mekke’deki Ebu Talib mahallesinde yer alır. Evin Hz. Muhammed’e geçmesi ise miras yolu ile olmuştur. Ebdümenaf’tan Abdülmuttalib’e kalan ev; Abdülmuttalib’in vefatı ile oğlu Abdullah’a kalır. Peygamber Efendimiz, doğmuş olduğu bu evden Medine’ye hicret edişinin ardından herhangi bir hak talep etmez. Mekke’ye gelişlerinde de bu evi kullanmayı tercih etmez.

Hz. Muhammed’in doğumunun gerçekleştiği evin konumu Safa ve Merve Tepesi arasındadır. Ev, sa’y yerinin karşısına; Mina’ya giden tünelin de girişine yakın bir konumdadır. Burası, 1959 senesi itibari ile kütüphaneye çevrilerek “Mekke Kütüphanesi” olarak kullanılmaya başlamıştır.