Hz. Üzeyir kıssası nedir?

Kuran 12 Mar 2021 Contributor
dreamstime_s_115177001
Artjuli933-Dreamstime.com

Kur’an-ı Kerim içerisinde bahsi geçen konulardan biri de Hz. Üzeyir kıssası şeklindedir. Ancak İslami kaynaklarda konuyla alakalı bazı tartışmalı yaklaşımlar mevcuttur. Bu tartışmalara göre Hz. Üzeyir’in ismi Kur’an-ı Kerim’in yalnızca bir yerinde geçer. Diğer taraftan bazı yorumculara göre Bakara Suresi’nde yer alan kıssanın sahibi de Hz. Üzeyir’dir.

Kur’an-ı Kerim’de Hz. Üzeyir’in ismi ne şekilde geçer?

Hz. Üzeyir’in ismi Kur’an’da yalnızca bir kez zikredilmiştir. Kendisi hakkında başka özel bir açıklama da bulunmadığından, Hz. Üzeyir’in peygamber olup olmadığı tartışmalı bir konudur. İsmin geçtiği ayeti kerimede şöyle buyrulur:

“Yahudiler ‘Üzeyir Allah’ın oğludur’ dediler, Hristiyanlar da “Mesih (İsa) Allah’ın oğludur’ dediler. Bunlar, daha önce inkarcıların söylediklerine benzer biçimde ağızlarından çıkan sözlerdir. Allah onları kahretsin! (Gerçeklerden) nasıl da yüz çeviriyorlar!” (Tevbe Suresi, 30. Ayet)

Bu ayeti kerimeden ve İslam alimleri tarafından yapılan yorumlara göre Hz. Üzeyir, Yahudi geleneğinde de yeri olan bir kimsedir. Hatta Kitab-ı Mukaddes içerisinde kendi ismine sahip özel bir yer de bulunur. İslami literatürdeyse Hz. Üzeyir’in peygamber olup olmadığı konusunda bazı tereddütler mevcuttur. Ancak kendisinin peygamber olduğu yönündeki yaklaşımlar daha yaygındır.

Yahudilikte yaklaşım nasıldır?

Tevbe Suresi’nin ilgili ayetinde de buyrulduğu üzere Hz. Üzeyir ile alakalı temel sorun, Yahudilerin onu Allah’ın oğlu olarak kabul etmesidir. Bu kabul edilişin ardında farklı rivayetler yatar. Buna göre Tevrat bir şekilde İsrailoğulları’nın hafızasından silinmiş ve ahit sandığı da ellerinden alınmıştır.

Bu zaman diliminde Hz. Üzeyir, yeniden Tevrat’ı öğrenmek için Allah’a yalvarmış ve neticede Tevrat’ı yeniden hatırlamıştır. Hz. Üzeyir’in Tevrat’ı kavmine yeniden öğretmesi, kendisine büyük bir itibar kazandırmıştır. Neticede İsrailoğulları gaflete düşmüş ve onu “Allah’ın oğlu” olarak çağırmaya başlamışlardır.

Hz. Üzeyir kıssası nasıldır?

İslami kaynaklarda Hz. Üzeyir kıssası, Allahü Teala tarafından öldürülüp yüz sene sonra yeniden dirilme şeklinde geçer. Bu kıssaya göre İsrailoğulları’nın taşkınlığının artması üzerine Allahü Teala onları cezalandırır. Ceza olarak da Buhtünnasr’ı verir.

Rivayet edildiği üzere Buhtünnasr; en güzel bölgeleri, bağ ve bahçeleri istila edip savunmasız insanlara türlü eziyetler eder. Bunlardan bir kısmını öldürür, bir kısmını da esir olarak yanında tutar. İşte bu esirlerden biri de Hz. Üzeyir olur. Ancak Hz. Üzeyir ellili yaşlarına vardığında kaçar ve esir olmaktan kurtulur. Sonrasında da Kudüs’e doğru yol almaya başlar.

Hz. Üzeyir, Kudüs yolunda yalnızca harap olmuş yerler görür. Bu yolculuk sırasında bir ağaca yaslanır; bir yandan karnını doyururken, diğer yandan da harap olmuş yerlere ve kemiklere bakar. İçinden tefekkür eder ve her şeyin eskisi gibi nasıl dirileceğini düşünmeye koyulur. Tam da bu esnada uykuya dalar. Bakara Suresi’nin 259. ayetindeki konuşmanın bu esnada Hz. Üzeyir ve Allahü Teala arasında olduğu düşünülür.

Üzeyir aleyhisselam uykuya daldığında henüz sabah saatleridir. Kendisi tekrar uyandığındaysa akşam bile olmamıştır. Ancak aradan yüz yıl kadar uzunca bir zaman geçmiştir. Buhtünnasr ölmüş, onun elinde tutulan esirler serbest bırakılmış, Mescid-i Aksa tamir edilmiştir. Bunun yanı sıra Hz. Üzeyir uyurken genç yaşlarda olan oğlu da saçları ak bir ihtiyara dönüşmüştür.

Yüzyıl uyumasına rağmen Hz. Üzeyir hiç yaşlanmaz. Evine geri döndüğündeyse oğlu dahil kimse onu tanımaz. Ancak oğlu babasının sırtında bir leke olduğunu hatırlar ve bunu teyit eder. Sonrasında Hz. Üzeyir dini tekrar ihya etmeye koyulur.

YAZI: İPEK ATACAN