İbadetin Özü Dua

ID 159322332 © Golfmhee | Dreamstime.com
Fotoğraf: ID 159322332 © Golfmhee | Dreamstime.com

Dua etmek Müslümanlar için farklı anlamlar ifade eden en temel ibadet biçimi. Duayı günlük ibadetimizin dışında bizi belalardan korusun diye, çok darda hissettiğimizde Allah’a sığınmak için, Allah’tan rahmet dilemek için ediyoruz. Dua etmek bir müminin iç huzurunu yerinde hissetmesini sağlar. Şimdi son dönemde yine sıkça sözlerin hayatımıza güçlü etkiler ettiğini duyuyoruz. Yaptığımız dualar hayatımıza güzelliklere getirecektir. Bazı dertlere deva olarak Esma’ül Hüsna’dan tekrarlar verilmesi, hayatımıza dua ile doğruları davet etmemiz anlamına gelir.

Hazreti Enes’ten edilen rivayete göre, Hazreti Muhammed’in en çok ettiği dua; “Allah’ım bize dünyada da, ahirette de  güzellik ver; cehennem azabından bizi koru. (Buhari, Müslim). O’nun mübarek hayatına baktığımızda, sürekli dua ile birlikte olduğunu hadislerden öğreniyoruz. Sabah evinden çıkarken, yolculuğa giderken, bir yerde kaldığında, yeni bir şey aldığında, abdest alırken, camiye girerken, iftar açarken, bineğine binerken, aynaya bakarken, elbise giydiğinde, turfanda meyve yediğinde, yataktan kalkarken, yatarken yani hayatının her anında yaşadığı durumu Allah ile ilişkilendiriyor. Aynaya bakıp kendini gördüğünde “Ben ne kadar güzelim.” demiyor, “Allah’ım beni ne kadar güzel yaratmışsın.” diyor.

“Rabbinize yalvara yakara ve gizlice dua edin. Bilesiniz ki O, haddi aşanları sevmez.” (Araf Suresi, 55. Ayet) Burada iç dünyanızda Allah’a dua edin demekte, dua ederken bağırıp çağırmak yerine, Allah ile kalpten bir iletişim kurmak değerli olan. Kulun rabbine yakınlığını hissederek ona kalbini açması duanın özüdür.

Secde Suresi 15 ve 16. Ayetleri de dua etmenin önemini açıkça bildiriyor. “ Bizim ayetlerimize ancak şu kimseler iman ederler ki, o ayetlerle kendilerine öğüt verildiği zaman, hiçbir büyüklük duygusuna kapılmadan derhal yüzleri üzere secdeye kapanır ve Rablerini övgülerle anıp tesbih ederler. Onların yanları (gece namazına kalkmak için) yataklarından uzaklaşır. Rablerine korku ve umutla dua edip ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden infak edip ahirete hazırlanırlar. Allah rızası için gece uykusundan kalkarak ona sığınmanın Allah katında ne kadar değerli olduğunu kavrıyoruz.

En güzel dualar, Kuran-ı Kerim’de bulunan ayetlerdir. Hakkın kelamı ile hakka iltica etmek. Çağlar içinde bize kalan bu dualar nebevi dualardır. Nebevi demek Hazreti Muhammed’e değin, onunla ilgili olan şeyler demektir. O’nun yaptığı duaları tekrarlamak, tavsiye ediliyor.

Dua ederken ellerimizi nasıl tutacağımızla ilgili bazen soru işaretleri olabiliyor. Göklerde bulunan Allah’a doğru avuç içlerimizi kendimize tutarak, parmaklarımız yukarı bakacak. Eller makul bir açıklıkta durabilir bazen de birleşebilir. Hazreti Muhammed’in dua ederken zaman zaman ellerini birleştirdiğini biliyoruz. Elleri yumruk yapmak ise caiz değil. Bedir savaşı öncesi yaptığı duada, hararetinden cübbesinin düştüğünü bilgisi mevcut.

Duaya besmele ile başlamak şarttır. Allah’a hamd edilir, Peygambere salavat getirilir Duadan önce “ Estağfurullah” diyerek af dilenmeli. Bitirdiğimizde Amin diyerek ellerimizi yüzümüze sürmeliyiz. Dua ederken ve tesbih çekerken abdestli olmak farz değildir.

İsteklerin olması için doğrudan Allah’a dua etmemiz gerektiği Kuran-ı Kerim’de belirtilmiştir. “ Kullarım sana beni sorduklarında bilsinler ki şüphesiz ben yakınım, bana dua ettiğinde duacının dileğine karşılık veririm. Şu halde benim davetime gelsinler ve bana iman etsinler ki doğru yolu bulalar. (Bakara Suresi, 186. Ayet)

Dua etmek ne kadar sevap ise beddua etmek de o kadar kötüdür. Anne ve babanın hayır duasını almak bir mümin için çok önemlidir. Ölülerimiz dua beklerler, namazlarınızın sonunda onların ruhlarına dua edere sevaba girersiniz. Dua Müslümanın ibadetinin özüdür.