Görüş

Ölçülü Olmak Din İlişkisi Nasıldır?

Contributor

Ölçülü olmak din kavramında çok önemli bir yere sahiptir. Müslümanlar için bir ışık ve yol gösterici olan Kur’an-ı Kerim’de, “Biz Kur’an’ı sana mutsuz olasın diye indirmedik. Ancak Allah korkusu taşıyanlar için öğüt olsun diye indirdik. O, yeri ve yüce gökleri yaratan Allah katından peyderpey gönderilmiştir.” (Taha Suresi, 2,3 ve 4. Ayet) buyrulur.

Buradan da anlaşılacağı üzere İslam inancında yer alan emir ve hükümler insanlar dünya yaşamında zorluk çeksin diye değildir. Bu durum yalnızca Taha Suresi’nde değil, Bakara Suresi’nde de dile getirilir. Yani dinimiz, Allah’ın kullarına yapmalarını emrettiği ibadetlerde ölçülü olmalarını ister.

İbadette ölçülü olmak din kavramı hangi manaya gelir?

İnsan, yaradılışı gereği türlü eğilimler gösteren bir varlıktır. Buna göre; iyilik ve kötülük, cimrilik ve cömertlik, hoşgörü ve hoşgörüsüzlük gibi tüm davranışlar insanın içinde yer alır. Dünyaya meyletme ya da dünyadan koparak yalnızca ahiret için yaşamak da insanın davranışındaki benzer iki uçtur. Oysa İslam inancında insanların dengeli olmaları tembih edilir.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed bir hadisinde ölçü konusuna dikkat çeker ve konuyla ilgili “Din kolaydır. İbadet ve taatta kendisini zorlayan kimse, dine yenik düşer. Şu halde aşırıya kaçmayın; orta yolu tutun ve (salih amellerden alacağınız mükafattan ötürü) sevinin. İbadet için sabah, akşam ve gecenin serin vaktinden istifade edin.” (Buhari) buyururlar.

Hz. Muhammed’in ibadette ölçüyü yakalamakla alakalı hadisinden anlaşılacağı üzere, ibadette aşırıya kaçmak yerine devamlılığı sağlamak daha önemlidir.

Dinimizde ibadette ölçülü olmaya neden önem verilir? İslam inancının temelinde kişinin nefsinden gelen arzuları baskılaması, ona galip gelmesi ve bu şekilde huzura erişmesi vardır. Bu bakımdan dinimiz kişinin nefsini öldürüp, dünyadan uzaklaşılmasını değil aksine bu nefsin kontrol edilmesini ister. Yani, İslam inancı temelinde insanlara kolaylık sağlar ve ibadette aşırılığa kaçılmasını yasaklar.

İslam’ın temelinde “kolaylaştırın, zorlaştırmayın” ilkesi

Bu sebeple de kulların yapmakta zorlanmayacağı ibadetler şart koşulur. İbn Mesud’dan rivayet edildiğine göre Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed, “Söz ve fiillerinde aşırı gidenler helak oldular.” (Müslim) buyururlar ve bu cümleyi üç defa tekrar ederler.

Hem Kur’an-ı Kerim ayetlerinden hem de Hz. Muhammed’in hadisi şeriflerinden anlaşılacağı üzere kişinin herhangi bir davranışında aşırıya kaçması hoş karşılanmaz. İbadet etmek de bu bağlamda ele alınan bir kavramdır. Dinimizde esas olan ibadetleri ölçülü bir biçimde ve esaslarına uygun olarak yapmak vardır.

İslam’ın ölçülü olmayı emrettiği diğer hususlar: Dinimizde insanların tüm davranışlarında orta yolu bulması ve dengeli olması esas alınır. Buna göre ibadet ederken ölçülü olmak kadar; inançta, söylemde ve ahlakta ölçülü olmaya da dikkat çekilir. İnancın ölçüsü, kişinin Allah’a şirk koşmadan inanması ve O’nun emirlerine uygun bir yaşam sürdürülmesidir. Bu ölçü ancak Rabb’i gönülden severek, O’na teslim olmakla mümkün olur.

Söylemde ölçülü olmak, dili kontrol altında tutmaktır. Mümin kimseler söylemlerinde ölçülü olurken konuştuklarına dikkat ederler, daima doğruyu söylerler ya da gereken yerde susmasını bilirler. Yalan, gıybet, iftira ya da alaylı sözlerin söylemde ölçülü olmakla ile tutarlı bir tarafı yoktur. Kur’an-ı Kerim içerisinde yer alan bazı ayeti kerimelerde de bu konuya dikkat çekildiği görülür.

Ahlakta ölçülü olmak ise inanç ve sözünde ölçülü olan kimselerin yapabildiği bir davranış biçimidir. Buna göre ahlakta ölçüyü yakalayan kimseler aynı zamanda tevazu sahibidir. Bu kişiler başa gelenler karşısında sabır ve şükür gösterirler, herhangi bir haksızlık karşısında ise zalime boyun eğmez ve sessiz kalmazlar.

 

 

Enjoy Ali Huda! Exclusive for your kids.