İçimizi Kemiren Değersizlik Duygusuna Son!

ID 149563964 © Evgenyatamanenko | Dreamstime.com
ID 149563964 © Evgenyatamanenko | Dreamstime.com

“Şu kısacık ömrümüzde neler yaşar neler görürüz de sonra unutulur giderler” demek bu ve buna benzer yazılarda okuyacaklarınıza baktığınızda yanlış bir cümle olacaktır. Çünkü ne yazık ki daha küçücük bir çocukken bile yaşadığımız kötü şeylerden kaynaklı hissettiklerimiz maalesef unutulmaz ve beynimizin bir yerinde hayatımızı şekillendirmek için saklanır. Yapılan çalışmalar göstermektedir ki bilinçaltı yaşanan her anı her olayı tüm detayları ile kayıt etmektedir. Bilinç düzeyinde unuttuğumuzu sandığımız hiç hatırlamadığımız olayların yarattığı hisler üstünden seneler geçse de unutulmamakta ve ne yazık ki tüm hayatımızı etkileyebilmektedir. Bunlara en bariz örnek bilinç düzeyinde nedenini bilmeden yaşadığımız kimi zaman hayatımızı zindana çeviren fobilerimiz verilebilir. Kediden korktuğu için evinden çıkamayan çocuğunu parka götüremeyen insanları duymuşsunuzdur.

Fakat depolanan kayıtlar çoğu zaman bu şekilde somut olarak değil soyutta neyi neden yaptığımız, kendimize ve insanlara nasıl davrandığımızı etkiler. Bu kayıtlarda eğer güçlü ve tekrarlanan şekilde kendimizi değersiz görmek ve bu yüzden de sevilmeye layık olmamak gibi hisler mevcut ise tüm hayatımız artık buna göre şekillenecektir. Uzmanlar değersizlik duygusu ile yetişmiş bireylerin davranış biçimlerini şu şekilde özetliyor: Değersizlik duygusu ile yaşayan kişi çoğu kez bunun farkında değildir.

Örnek olarak birlikte yaşadığı ve kendisine sevgi ile yaklaşan kişilere karşı kibir, öfke ve aşağılama ile karşılık verir. Çünkü bu değersiz benliği kabul eden de ancak değersiz ve sıradan biri olacaktır. Bu duygu içinde yaşayan kişi insanları ya kendinden aşağıda ya da yukarıda görmektedir. Eşitlik duygusu gelişmemiştir. Çok genel hatları ile kendi gibi değersiz gördüğü insanları aşağılamak, üstün gördüklerinden de onay almak için çabalar durur. Dahası kabul etmediği ve gerçekte hissettiği değersiz benliğini reddederek gerçek dışı bir şekilde üstünlük düzeyine ulaşmak için gerekirse çevresindeki insanları bir çırpıda harcar.

Değersizlik duygularıyla yaşayan insan kendisini dikkate almayan, hatta onu küçümseyen, muhatap olarak kabul etmeyen kişilerle karşılaştığında davranışları değişir. Bu kişiye ulaşmak, dikkate alınır hale gelmek için olmayacak fedakarlıklar, sürekli bir boyun eğme gibi görünüşte iyilik dolu davranışlar içine girer. Ancak amacına ulaşıp kendini kısa süreli “değerli” hissettikten sonra bu davranış kalıbını da bırakıverir. Kendince gerekli onayı almıştır.

Buraya kadar olabildiğince kısa özetlemeye çalıştığımız “değersizlik” duygusu farkına varılmadığı takdirde kendisi ve birlikte yaşayan insanlara hayatı zindana çeviren güçlü bir duygudur. Kişi davranışlarını normal olarak gördüğü sürece bu durum devam edip gidecektir. Her alanda olduğu gibi farkındalık insan hayatında en önemli unsurudur. Hangi konuda olursa olsun farkına varmadığınız bir şeyi dikkate almaz irdelemezsiniz.

Oysa değersizlik duygusuyla mutsuz bir hayat yaşayan insanın neyi neden yaptığı, neden insanlara bir zararları olmadığı halde aşağılayarak küçümseyerek davrandığının, ya da kibirli, kaba, sömüren  insanlara karşı anormal bir şekilde kendini feda edercesine davrandığının farkına varması, yaşadığı hayatı kökten değiştirecek değişimlere kapı açacaktır. Uzmanlara göre yoğun değersizlik duygusu ile yaşayan insanların evlilik, iş ve hatta çocukları ile olan ilişkileri bile çok sorunlu olup çoğu zaman evliliklerin bitmesine sebep olmaktadır.

Kendi değerini ancak daha üstün gördüğü kişilerin onayı, kabulü ve takdiri ile hissedebilmek ezici, yıpratıcı bir duygudur. Psikologlara göre bu duygulardan kurtulup kendisi ve çevresi ile barışık, kendisini olduğu gibi seven kabul edebilen dolayısı ile de daha mutlu bir hayata geçmek mümkündür. Yeter ki bu netameli duygunun, değersizlik duygusunun farkına varılsın. Bu farkındalık ile psikologlardan yardım alınabilir. Ya da yine bir farkındalık ile iyi bir mümin olarak yaşamak için çabalayan, aklını ve hayatını buna göre yönlendiren, bu duyguları ya çoktan yenmiş, kendisi ve çevresi ile huzurlu bir yolda ilerleyen insanlar örnek alınabilir. Allah insanı en güzel şekilde yaratmıştır.