İlk Çağ uygarlıkları devrine yolculuk

Kültür 29 Ara 2020 Contributor
mehmet-alper-namli-x9Ow_F42VO4-unsplash
Mehmet Alper Namlı-Unsplash

Kadim insanlık tarihinde İlk Çağ uygarlıkları Anadolu merkezli baktığımızda karşımıza Hattiler, Hititler, Firigler, Lidyalılar, İyonlular ve Urartular çıkıyor.

Anadolu tarihi boyunca pek çok kez istilaya uğradı. Bol su kaynağına sahip olması, ikliminin güzelliği ve verimli topraklar konumundan sonra karşımıza çıkan önemli özellikler oldu. Göç ya da istila için Anadolu’ya gelen her topluluk beraberinde kendi kültürünü de taşıdı. Gelen kültür ve medeniyet Anadolu’nun bir açık hava müzesine dönüşmesine katkı sağladı.

Yaklaşık 200 yıldan fazla süre boyunca Anadolu Doğu ve Batı arasında bir bağ kurdu. Lidya uygarlığında karşımıza Grek ve Frig uygarlıklarının etkisi çıkıyor. İki uygarlıkta kendi kültürlerinde olmayan öğeleri sanatlarına yansıttılar. Likya sanatına baktığımızda orada da Hitit ve Asur etkilerini gözlemliyoruz. Diğer yandan Hitit kabartma heykelleri de Grek sanatında karşımıza çıkıyor.

Hititler nasıl bir uygarlıktı?

Hakkında daha fazla bilgi sahibi olduğumuz, Anadolu uygarlığı olan Hititler çok yapılı bir uygarlıktı. Hitilere dikkatle eğildiğimizde, din, mitoloji, töre ve örfler bakımından Hattilere benzediklerini görürüz. Dile baktığımızda Akad, Asur ve Hurri etkisinde olduklarını da uzmanlar belirtiyor. Hititler kuşkusuz tarihin en ilginç uygarlıklarından biriydi.

Bir diğer Anadolu kavmi olan Hurriler mitoloji alanında çok güzel eserlerin sahibi oldular. Bu mitolojik eserlerle Fenikeliler ve Geç Hiitler aracılığı sayesinde Hellen uygarlığına kadar uzandılar.

Aslında tüm bu geçmiş incelendiğinde, bugün toplumların kendilerine ait olduğunu iddia ettikleri belli kültürel unsurların, içiçe geçmiş bir geçmişten geldiğini anlamaları önem taşıyor. Hititlerin kültüre kattıkları bir diğer önemli değer yazı. Mezopotamya’dan aldıkları çivi yazısını önce kendi dillerine sonra da Anadolu’da konuşulan diğer dillere uyguladılar.

İlk Çağ uygarlıkları; Hititler’de Meşruti Krallık

İlk Çağ’da yönetime baktığımızda karşımıza halk meclisi, yöneticiler kurulu, yaşlılar kurulu gibi alt gruplar çıkıyor. Hitilerde meşruti bir krallık anlayışı bulunuyor. Kral sadece siyasetle ilgilenmiyor aynı zamanda askeri, hukuksal süreçlerin de başında bulunuyor. Dinsel açıdan bakıldığında da en üst rütbedeki kişi yine kral.

Hititliler Kapadokya bölgesinde kuruldular. Kraldan sonra en yetkili kişi olarak da kraliçeyi benimsediler. Onlar kraliçelerine bir başka isim verdiler bu isim Tavananna oldu. Hitit Güneşi heykeli bu uygarlığın en önemli simgesi olarak günümüze ulaştı. Tarihteki ilk medeni kanun onlara aitti. Kölelerine de mülk hakkı tanıdılar.

İlk Çağ Uygarlıklarında kütüphane ve arşiv önemli bir yerde bulunuyor. Kütüphane varlığı simgelediği kadar gelişme ve yaygın olmayı da simgeliyor. Uygarlıklar arası kültürel bir güç mücadelesinden rahatlıkla söz edebiliriz.

İlkçağ uygarlıklarında ekonomik yapıyı oluşturan temel etkinliklerin tarım, ticaret, madencilik, zanaatlar. Verimli topraklar o dönemin en önemli güç göstergelerinden biriydi. Yine bugün yaşadığımız pandemi süreci ve insanın besini sağlıklı bir biçimde elde etme çabası hala toprakın ne kadar önemli olduğunu kanıtladı.

İlk Çağ uygarlıklarında Anadolu’da yazı ticari ilişkiler sayesinde kullanılıyordu. Atina, İskenderiye

Antakya ve Bergama arasında kültürel açıdan büyük bir rekabetin bulunuyordu. Kurumsal yapılar, o dönemde rekabetin en çok görüldüğü yapılardı. O dönem için kütüphanelerin ne kadar önem taşıdığını yadsımak mümkün değil.

Kentin ileri gelenleri olarak tanımlayabileceğimiz yöneticiler, ekonomik olarak güçlü olanlar kralı yüceltmek için kütüphane yaparak onu bağışlıyorlardı. Bugünden baktığımızda hala oldukça yararlı bir toplumsal davranış olduğunuz söyleyebiliriz.

İlk Çağ Anadolu uygarlıkları her zaman çevresindeki uygarlıklarla etkileşim içinde oldu. Her zaman kendilerinden gelen uygarlıkları da birkaç adım ileriye taşıdılar. Bu bağlamda uygarlıklar kavşağı tanımı, İlk Çağ Anadolu Uygarlıklarını çok doğru ifade eden bir tanım oldu.

YAZI: ŞEBNEM KIRCI