İman ve İnkar Bakımından İnsanlar Kaça Ayrılır?

Photo 165387088 © Anton Petrychenko - Dreamstime.com

İnsanların kalplerinde bulunan iman yalnızca Allah tarafından bilinmektedir. Hiç ibadet etmeyen kimseler Allah’a kalpten inanıyor olabilir, Allah’a inandığını söyleyen kimseler ise yalan beyanlarda bulunuyor olabilir. Kur’an-ı Kerim’de kendilerinden sıkça sözü edilen insanlar, iman ve inkar bakımından 3’e ayrılır.

Mümin: Müminler, Allah’ı bilen ve ondan başka ilah olmadığını kabul eden kimselerdir. Allah’ın benzerinin olmadığını kabul ederler. Hz. Muhammed’i ve diğer peygamberleri de Allah’ın elçisi olarak görüp severler.

Gerçek Müslüman olan kimseler Allah’a ve Hz. Muhammed’e inanırlar. İmanlarını korur ve güçlendirirler. Allah için ibadetlerde bulunur, Allah’a olan sevgilerini her alanda gösterirler. Hz. Muhammed’i sevip sayarlar ve hayatlarına örnek olarak alırlar. Sünnetleri yerine getirir, hadislere uygun yaşarlar.

Kafir: Kafir, sözlükte inançsız anlamına gelir. İslam inancında Allah’a imanı olmayan, Allah’ı kabul etmeyen kimseler için kullanılır. İmanın tam zıttı olan kafir, acımasız anlamındadır. Allah’a küfreden ve başka tanrılara inanan kimseler de kafir olarak nitelendirilirler.

Kafir kimseler Allah’ı tanımayan ve bilmeyen kişilerdir. Allah için ibadet etmez, Allah’ın varlığını kabul etmez, gönderdiği kitaplara ve peygamberlere inanmazlar. Ahiret hayatlarını düşünmeden istedikleri gibi yaşayarak dünya hayatını değerlendirirler.

Mümin kimselerin kafir olanlara kafir diye hitap etmesi yanlıştır. Hz. Muhammed bu konuda, “Bir kimse diğer bir kimseyi fısıkla veya küfürle itham etmesin. Aksi takdirde itham edilen arkadaşında bunlar yoksa kelime kendine döndürülür.” buyurmuştur. (Buhari)

Kafir olan kimselerin dünya hayatının güzel geçmesi, ahiret hayatının kötü geçeceğinin bir işaretidir. Kur’an-ı Kerim’de, “O halde onların malları da evlâtları da seni imrendirmesin; çünkü Allah onlara dünya hayatında bunlarla eziyet çektirmeyi ve canlarının da kâfir olarak çıkmasını murat ediyor.” buyrulmuştur. (Tevbe, 9/55)

Münafık: Münafık kimseler Allah’ı tanıdığını ve bildiğini söyleyen fakat kalplerinde iman bulunmayan kimselerdir. Görünüş olarak bir Müslüman gibi yaşarlar fakat gönüllerinde Allah’a inanmazlar.

Münafıklar mümin gibi göründükleri halde kafir olan kimselerdir. İnsanları kandırmak, beğeni almak, ilgi çekmek için Müslüman gibi davranırlar. Müslümanların maddi ibadetlerinden destek alırlar, onların dayanışmalarını kullanarak çıkar elde ederler. Yalnız kaldıklarında ise Allah’a yakın davranmaz, varlığını inkar ederler. İbadetlerde bulunmazlar ve Allah rızasını düşünmeden hareket ederler.

Münafık kimseler görünüşlerinden dolayı bir Müslüman gibi ilgi görürler. Kalplerinde bulunan gerçeği yalnızca Allah bildiği için dünya hayatında kendilerine güzel davranılır. Dış görünüşlerine göre karar verildiği için Müslüman kimselerden ayırt edilemezler.

Münafık kimselerden Kur’an-ı Kerim’de fazlaca söz edilmiştir. İnsanlara münafık olmamaları için uyarı ve tavsiyelerde bulunulmuştur. Müslüman kimseleri kandırmak, rol yapmak ve Allah’a iman etmemek sebebiyle ahiret hayatında yaptıklarının hesaplarını vereceklerdir.

Kur’an-ı Kerim’de münafık kimselerin davranışları ile bilgiler bulunur. Allah, müminleri bilgilendirmek için “İnsanlardan bazıları da vardır ki inanmadıkları halde ‘Allah’a ve ahiret gününe inandık.’ derler.” buyurmuştur. (Bakara, 2/8)

Münafık kimselerin ettiği ibadetler kabul görmez. Münafıklar, Allah katında kafir sıfatına sahiptir. Kur’an-ı Kerim’de bu durum, “Yaptıkları harcamaların kabul edilmesine engel olan esas sebep de şudur: Onlar Allah’ı ve peygamberini tanımadılar; namaza da ancak üşene üşene gelirler ve harcamalarını gönülsüz olarak yaparlar.” ayeti ile bildirilmiştir. (Tevbe, 9/54)

Kur’an-ı Kerim’e uymak, Allah’a ibadet etmek ve Hz. Muhammed’e inanmak Müslümanlar için farzdır. Kafir ve münafık olan kimselerin çekeceği cehennem azabını düşünmek, Allah’ın yolundan ayrılmamak gerekir. İnsanların dünyaya gönderiliş amacı Allah’ı bilmek ve tanımaktır. Allah’ı tanımayan ve ona inanmayan kimseler yanlış yolda ilerlerler.