İmanda küfür ve şirk nedir?

İslam 09 Oca 2021 Contributor
Küfür ve şirk
Mohamed Nohassi-Unsplash

Anlamları çok karıştırılan küfür ve şirk sözcükleri pek çok konuda birbirinden ayrılır. Ancak iman eden kişilerin uzak durması ve uygulamaması gereken davranışlar arasındadır. Küfürle şirk insana iyilik getirmemekle kalmaz var olan imanlarına da büyük zararlar verir.

Küfür ve şirk hangi anlamlara gelir?

İmanında küfür bulunan kimseler, İslamiyet’te bulunan bazı bilgileri yalanlayan kişilerdir. Dini esasları tam olarak imanlarında bulundurmaz veya onları doğru kabul etmezler. Bu kişiler İslam’a karşı küfür etmiş, Allah’ın emirlerini yok saymış bulunurlar.

İmanında şirk olan kimseler Allah’ın varlığını ve birliğini kabul etmeyen kişilerdir. Allah’la birlikte başka yaratıcıların olduğuna inanarak mutlak hakimin Allah olmadığını söylerler. Böyle kimseler birbirine denk birden fazla yaratıcıyı kabul ederler. Kur’an-ı Kerim’de bu durum şöyle buyrulur:

“Allah, kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz, ondan başkasını dilediği kimseler için bağışlar. Allah’a ortak koşan büsbütün sapıtmıştır.” (Nisa Suresi, 16. Ayet)

Bu sebeple Allah’ın affını kazanmak için şirkten uzak durulmalıdır. Salih ameller için çabalamak, Allah’ın rızasını kazanmayı hedeflemek gerekir.

Küfür ve şirk farklı anlamlara sahiptir ancak ikisi de Müslümanların uzak durması gereken davranışlardır. Küfürle şirki birbirinden ayırmak, aralarındaki farkları iyi bilmek gerekir. Şirk koşmak aynı zamanda küfür etmek sayılsa da, küfür eden her kimse şirk koşmaz. Çünkü küfür eden kimseler bazı bilgileri doğru kabul etmeseler de Allah’ın bir olduğunu kabul edebilir.

İslamiyet’te iman ile küfür arasındaki sınır nedir?

İslam inancında Hz. Muhammed’e bildirilen her bilgiyi kabul etmek iman olarak bilinir. Bunun tam tersini yaparak bilgileri inkar etmek küfür sayılır. Allah’ın kullarına verdiği her bilgiyi doğru kabul etmek, kalpten inanmak ve yaşam boyu uygulamak kişilerin küfürden uzak durmasını sağlar.

Küfür etmenin alametlerini gösteren kişiler imanla arada bulunan sınırı geçmiş olurlar. Emir ve yasakların bazılarına uymayarak imanlarını zedelerler. Bu durum ahiret yaşamının nasıl geçeceğini de doğrudan etkilemektedir. Allah’ın sevgisinden, rızasından, merhametinden uzaklaşmaya sebep olur.

Müslüman olduğunu söyleyerek kelime-i tevhid getiren kişiler, küfür etmiş olsalar bile dünya yaşamında bir mümin olarak kabul edilmelidir. Diğer insanlar tarafından dışlanmadan, rahat ve hür şekilde yaşamaya devam etmelidir. Kalpte bulunan imanı bilen yalnızca Allah’tır. Bu sebeple bazı kimseler ne yapmış olursa olsun dünyada yargılanmamalıdır.

İmanda küfrün alametleri nelerdir?

İman eden kimselerde görülen alametler arasında dini esasları reddetmek bulunur. Reddedilenler yalnızca bir esas olabileceği gibi birden fazla da olabilir. Kişinin kendince geçersiz saydığı ve kalpten inanmadığı emir ve yasaklar kişinin küfretmesine neden olur. Küfür etmek yalnızca geçersiz saymakla olmaz. İslam’da bulunan değerli esasları önemsememek veya beğenmemek de küfür etmeye sebep olur.

İslamiyet’te bir kimsede küfrün alametleri görülse bile ona kafir dememek buyrulur. Bu sebeple herkese saygı duymak, sevgiyle yaklaşmak, toplum içinde rencide edici davranışlardan uzak durulmalıdır. Küfür eden kişileri uyarmak, onlara gerçekleri gösterecek tavsiyelerde bulunulmalıdır. Böylelikle zarar gören imanı yeniden canlandırmak, Allah’la dost olmak mümkün hale gelir.

Kısaca, imanda küfür daha genel anlam taşıdığı gibi şirk daha öznel bir anlam taşır. Küfretmenin birden fazla göstergesi olmasına rağmen şirk koşmak için yalnızca Allah’a ortak olan bir yaratıcıya inanılır. İmana zarar verilmemeli, bu kişiler ahiret yaşamını cennette geçirmek için doğru yolu bulmalıdır. Allah’tan af dileyerek yapılan yanlıştan dönülmesi, dünya yaşamını daha verimli şekilde geçirilmesi gerekir.

YAZI: İPEK ATACAN