SalamWebToday Haber Bülteni
Haftalık SalamWebToday makalelerini almak için kaydolun!
Üzgünüz, şu nedenden dolayı hata oluştu:
Abone olarak, SalamWeb Şartları ve Gizlilik Politikası 'nı kabul etmiş olursunuz.
Haber bülteni yazıları

İnanç; icmali ve tafsili iman arasındaki fark

İslam 08 Oca 2021
icmali ve tafsili iman
Sangga Rima Roman Selia-Unsplash

İman; taklidi, tahkiki, icmali ve tafsili iman olmak üzere farklı başlıklara ayrılır. Bunlar arasında bulunan tafsili ve icmali imanda inanılacak hususlar ele alınır. Taklidi ve tahkiki imanda ise deliller konusu ele alınır.

Peki, icmali ve tafsili iman arasındaki fark nedir?

İcmali iman tevhid ve şehadet ile açıklanabilen bir terimdir. Bu bakımdan, inanılması beklenen her türlü unsura toptan inanmayı ifade eder. İslam dininde Müslüman olmanın temel şartı icmali imandır. Yani; Allah’ın varlığını, tekliğini ve Hz. Muhammed’in O’nun elçisi olduğunu kabul etmektir.

İcmali imana sahip olmak, geri kalan iman esaslarını da tamamıyla kabul etmek demektir. Çünkü Allah’ın varlığına inanmak ve Hz. Muhammed’i peygamber olarak kabul etmek; onun tarafından iletilen dini esasları ve hükümleri de kabul etmektir. İlk defa Müslümanlığı kabul eden kişi icmali iman ile dine girmiş sayılır. Öte taraftan tafsili iman daha ayrıntılı bir şekildedir. Buna göre, icmali ve tafsili iman farkı da bu ayrıntıdır.

Tafsili imanda, dini anlamda inanılması gereken tüm hususlar ayrıntılarıyla bilinir ve buna göre inanılır. Bu imanın birinci derecesinde; Allah’a, O’nun peygamberine ve ahirete iman vardır. İkinci derecedeyse; Allah’a, meleklere, tüm peygamberlere, ölümden sonra yeniden dirilmeye, cennet ve cehenneme iman vardır.

Tafsili imanın son derecesinde Hz. Muhammed tarafından tebliğ edilen bütün haberleri tasdik etmek yer alır. Burada, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in verdiği tüm bilgilere ayrıntılarıyla gönülden iman edilir.

Taklidi ve tahkiki iman ne manaya gelir?

Taklidi ve tahkiki imanda, inanç biçimin neye dayandırıldığı konusu vardır. Bu bakımdan İslam toplumunda doğup büyümek ve Müslüman bir aileye mensup olarak inanmak taklidi iman olarak nitelendirilir. İslam alimlerinin ve ehl-i sünnet alimlerinin büyük bir bölümüne göre taklidi iman geçerlidir. Ancak kişi akli çağa geldiğinde dini bilgileri, delillere dayandırmak konusunda yükümlüdür.

Tahkiki iman, dini inançtan kaynaklı edinilen bilgilerin doğrulanması demektir. Burada araştırma, öğrenme ve kavrama aşamaları yer alır. İslam, bilgi dinidir. Bu bakımdan inancı delillerle desteklemek olası yanlışların ya da ileri sürülebilecek itirazları def etmeye yardımcı olur.

Taklidi imanda dini bilgiler herhangi bir delile dayandırılmadığı için, inkarcı görüşlere karşı savunmasızdır. Bu bakımdan İslam’da yükümlü tutulan her bireyin tahkiki imana yönelmesi tavsiye edilir.

İmanın özü nedir?

İslam inancında iman, Allahü Teala’nın varlığını kabul etmek ve Hz. Muhammed’in O’nun peygamberi olduğunu tasdik etmekle başlar. Ancak iman dilden dökülen sözcüklerden ileri bir öze sahiptir. Buna göre imanın hakikati, İslam’ı kalben ve içtenlikle kabul etmektir. Kur’an-ı Kerim içerisinde imanın kalp işi olduğu zaman zaman dile getirilir. İlgili ayetlerden birinde şöyle buyrulur:

“Ey peygamber! Kalpleri inanmadığı halde ağızlarıyla ‘iman ettik’ diyenlerden ve Yahudilerden küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar hep yalana kulak verirler, sana gelmeyen başka bir kesimi dinler dururlar; kelimeleri konulduğu anlamlarından kaydırıp değiştirirler.” (Maide Suresi, 41. Ayet)

Buradan da anlaşılacağı üzere İslam’da yer alan iman hem dilde hem de kalpte tasdik ister. Dille söylenen ve gönülle tasdik edilen ilk iman icmali imandır. Bundan sonra dini bilgilerin araştırıp ayrıntıyla bilinmesi tafsili iman olur. Kişi doğup, İslam toplumunda yaşadığında taklidi iman sahibidir. Ancak İslam’ı araştırıp, delillerle öğrenerek iman etmek tahkiki iman olur. Müslüman kişiye yakışan imanın özünü bilerek ve delilleri öğrenerek inanmaktır.

YAZI: İPEK ATACAN