İnsan için Yağmurun Önemi

Doğal Çevre Contributor
adriana-goyzueta-HrZvB1EHMjQ-unsplash

Bilimsel anlamda bir yağış biçimi olarak tanımlanan yağmurun önemi dünyadaki yaşamın devamlılığı açısından göz ardı edilemeyecek derecede büyüktür. Kur’an-ı Kerim içerisinde de vurgusu yapılan bu doğa olayı, mucizevi bir şekilde gerçekleşir ve yeryüzündeki çoğu problemi çözer.

Kur’an’da nasıl geçer?

Kur’an-ı Kerim içerisinde yağmura dikkat çekilen çok sayıda ayeti kerimeyle karşılaşmak mümkündür. Bu ayetlerin sayısının tahmini olarak 17 olduğu söylenir. Bu ayetlerde; yağmurun ekinler için gerekliliği, kimi kavimlere bolca verildiği ve rahmet olduğu gibi ögelere yer verilir.

Kur’an’da yağmurdan bahseden bir ayette şöyle buyrulur:

“Sonra bunun ardından insanların bol yağmura kavuştuğu bir yıl gelecek; artık o yıl (bolca ürettikleri üzüm ve zeytin) sıkacaklar.” (Yusuf Suresi, 49. Ayet)

Bu ayeti kerimeden de anlaşılacağı üzere yağmur, bolluk ve bereket birbiriyle iç içe geçmiş terimlerdir.

Yağmur, meydana geliş biçimiyle oldukça sırlar barındıran hikmetli bir olaydır. Bu bağlamda, yağmurun büyük bir kütle yerine damlalar halinde yağması ve hızının yere doğru azalması Allahü Teala’nın ilmi ve rahmetinin bir örneğidir. Aksi takdirde, her yağmur yağdığında insani açıdan bir felaket yaşanabilirdi.

İnsan ve doğa açısından yağmurun önemi nedir?

Yeryüzünde yaşama devam etmekte olan tüm canlılar hayati bir kaynağa ihtiyaç duyarlar: Su. Dünya üzerinde birbirinden farklı su kaynakları ve yağış biçimleri vardır. Bunlardan biri de yağmurdur. Yağmur, havaya yayılan su buharının yoğunlaşması ve ardından yeryüzüne damlalar şeklinde düşmesi olayıdır. Ancak yağmurun önemi farklı açılardan tüm canlılar için büyüktür.

Yağışsız geçen bir dönem yanında kıtlığı da getirir. Buna göre, yağan yağmur ekin ekilen toprağın nemli kalmasına ve ekinlerin buradaki sudan beslenmesine imkan tanır. Yağmursuz kalındığındaysa toprak nemini kaybeder, bitkiler de yeterli beslenemez. Dolayısıyla bir zaman sonra besin sıkıntısı çekilmeye başlanır.

İslam tarihi boyunca yağmur yağmadığı için kıtlık yaşandığına tanıklık olunmuştur. İnsanlar, bu kıtlıktan korunmak ve besine ulaşmak için çok kez yağmur duasına başvurmuşlardır.

Yağmur duası nedir?

Esasen yağmur isteme duası, İslam kültüründe yeri olan bir olaydır. Bu bağlamda, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in de kuraklığa karşı bu duaya sığındığı bilinir. İslam tarihi incelendiğinde farklı bölgelerden insanların toplanarak yağmur duasına çıktığı görülür. Bu duanın özelliği toplu olarak ve açık bir alanda yapılmasıdır.

Yöre halkı kuraklık ve kıtlık çekmekten bunaldığı zaman yağmur duasına çıkar ve Allahü Teala’dan yağmur isteğinde bulunurlar. Genelde açık bir alanda dua edilir, kişiler bu esnada tövbe istiğfar ederler. Bu duanın art arda 3 gün yapılmasıysa müstehap olarak kabul edilir. Fıkıh ilminde yağmur duası için “istiska” dendiği de görülür.

Kısacası, dünyanın her bölgesinde az ya da çok miktarda görülen yağmur, bir yağış biçimi olmaktan ötedir. Bu bağlamda, Kur’an ayetleri ve Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in hadislerinde yağmurun önemine dikkat çekilir. İlgili kaynaklara yağmurun varlığı bolluk, yokluğuysa kıtlığa işaret eder.

Yağmur, ekinlerin beslenmesi ve büyümesi için olmazsa olmazdır. Bu bağlamda tarihin farklı dönemlerinde yeterli yağış olmadığından uzun süren kıtlıklarla karşılaşılmıştır. Bu kıtlıklara karşıysa Allahü Teala’dan af dilenmiş ve yağmur istenmiştir. İstiska neticesinde pek çok halk yağmura ve bereketli ekinlere tekrar kavuşmuştur. Yani yağmur, dünya için verilen nimetlerin başında yer alır. Bu sebeple de yeryüzüne düşen her bir yağmur damlası için Allah’a şükretmek gerekir.

YAZI: İPEK ATACAN