İnsanın Edebi Hu’dan Gelir!

Fatih Camii Conqueror`s Mosque in Istanbul, Turkey
ID 98144598 © Dmytro Fursov | Dreamstime.com

Edep; insanın örf adetlerine uygun olarak davranmasına, güzel ahlaklı, terbiyeli, kibar ve ince ruhlu olmasına denir. İslam dini edep dinidir. Bunun içindir ki yaratılanın yaratının rızasına uygun davranması edeptendir. Edep kelimesi haya, iffet ve takva kavramlarını bünyesinde barındırır. Edep ve haya bir tamlama gibidir. Birinin eksikliği diğerinin anlamını bozar. Haya insandaki utanma hissidir. Edepli insan utanmayacak şeklide hareket edip yaşıyorsa takva sahibidir. Mümin her zaman her yerde edepli ve hayalı yaşamaya dikkat etmelidir.

“Yüce Allah’tan haya edin! Allah’tan haya eden, kötü düşünceden uzak durur, midesine girenleri kontrol eder, ölümü hatırlar.) (Tirmizi)  “Hayasız olan hep kötülük eder.” (İbni Mace). “Her dinin bir ahlakı vardır. İslamiyet’in ahlakı da hayadır.” (İbni Mace)

İslam dini edep dinidir. Edepli kişi İslam dininin farkında olarak yaşayan kişidir. Ahlaklı toplumun oluşması edepli insanlarla mümkündür. Toplumda düzeni bozacak şekilde hareket edip yaşan kişiye uyarı manasından “edep ya Hu” denilir. Yani düzgün davran terbiyeli ol, bu Allah’ın sana öğüdüdür. “Hu” edep Allah’tandır manasında kullanılır. Cami kapılarında, dergahlarda, ticarethanelerde sık rastlanılan bu yazı, insanlara toplum içindeyken terbiyeli, saygılı, namuslu davranmasını hatırlatır.

“Edep ya Hu” sözü sadece edepsize değil, Hu’yu bilene de söylenir. Çünkü Allah’ı bilen edebi de bilir. Sen edepsize yine de edepli karşılık ver ona uyama. Oda edebi senden öğrensin haya etsin anlamında kullanılır.

Allah insana, kendi ruhundan üfürendir. Onun için biz hepimiz Hu’dan ibaretiz.  Onun ruhunun emanetini  kendi bedenimizde taşırız. O’nun bize emanet ettiği bu edepli ruhu nefsimizin arzu ettiği şekilde yaşayarak ziyan etmek yanlıştır. İnsanın edebini fani şeyler yüzünden kaybetmesi onun gaflette olmasıdır. İnsan hangi koşul ve hallerde olursa olsun her şeyin Allah’tan geldiğini bilerek edebini bozmadan sabır etmelidir. İşte bu yüzden edepli olmanın sadece iyi davranışlı olmaktan çok daha derin bir anlamı vardır. Edep başka hiçbir kültürde, tıpkı gönül, kelimesinde olduğu gibi birebir karşılığı olmayan kelimelerdendir. Çünkü muhtevasında Allah inancı vardır. İnsanın en üst makama ermesi hakla beraber olmasıdır, bu da edeple mümkündür. İnsanın yaptığı her iş onun Allah’a olan kulluğunu gösterir.

Yunus Emre’nin dediği gibi: “Girdim ilim meclisine, eyledim kıldım talep, dediler ilim geride, illa edep illa edep.”

İlimli olmak edepli olmak için yeterli değildir. Edep ilimden önce gelir. İlimi çok iyi bilmek, çok okumak değildir. Edepli olmak; ilmin verdiği bilgelikle ahlakını birleştirerek tevazu sahibi olmaktır.

Edep, hiç kimse beni görmüyorsa Allah’ görüyor diyerek haramdan uzak durmaktır. İman ile tevhit etmektir. Allah’ın en sevdiği şey kullarının güzel ahlaklı olmasıdır. O güzel ahlaklı olmayı Kur’an’da anlatmıştır.

 “Edepli edebinden susar, edepsiz de ben susturdum sanar.” (Mevlana) Edepli insan Allah’ın ona verdiği bu güzel özelliğin farkında olarak yaşayan insandır; fakat maalesef günümüzde edepli insanın tevazulu oluşu onu siliklik, beceriksiz, ezik bir karaktere sahip yanılgısı yarattıyor. Açık gözlü olmayı, tutuğunu koparmayı, azimli olmayı mücadeleci olmayı kalp kırarak yıkıp dökerek olduğunu sananlar, edepli olanın buğday tarlasındaki dolu başaklar gibi eğik olması gerektiğinin farkında olamayanlardır.

Susan insan, edepsize haddini edebiyle bildirmeyi bilendir. Çünkü edepli kişi imanla doludur, güzel ahlakıdır, tevazu sahibidir. İslam iman edenlere sadece ibadeti öğreten bir din değildir. Kur’an-ı Kerim toplum düzeni ve insan ilişkilerini de içeren bir ahlak kitabıdır. Nitekim Hz. Ayşe’ye (ra) Peygamber Efendimiz’in (SAV) ahlakı nasıldır diye sorduklarında “Siz Kur’an okumuyor musunuz? O’nun ahlakı Kur’an’dı.” diye cevap vermiştir.