Irkçılık İslam’da asla kendine yer bulamaz!

İslam 19 Şub 2021 Contributor
Irkçılık nedir
Markus Spiske-Unsplash

Yüce Allah sonsuz sevgi, merhamet ve adalet kaynağıdır. Irkçılık ve İslam dini bir arada düşünülemez! Peki, nedir ırkçılığın temeli? Bu kötü huy neden olur? Bu tutumda olanlara Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) nasıl bakar? Bu soruların ve daha fazlasının yanıtlarını gelin ayeti kerimeler rehberliğinde ele alalım.

Sözlük anlamı nedir? Türk Dil Kurumu’na göre ırkçılık sözlük anlamı olarak; insanların sosyolojik özelliklerini biyolojik, ırksal özelliklerine indirgeyip, bir ırkın başka bir ırka ya da diğer tüm ırklara üstün olduğunu öne süren davranış biçimidir.

Bu kötü davranış biçimini en basit haliyle tanımlayacak olursak hor görme olarak nitelendirebiliriz. Irkçılık bir ırkın diğerlerinden üstünliüğünü savunur. Derisinin renginden, gözünün şeklinden, herhangi fiziksel ya da bambaşka bir özelliğinden ötürü “farklı” yapmaması gereken kabul edilen ırklara karşı üstünlük taslamak, bir müminin asla ve kat’a yapmaması gereken bir davranıştır.

Esasen İslam dininde ve hatta diğer hiçbir kutsal kitapta, dinlerde ırkçılığa yer yoktur. İslam dini barış ve hoşgörü dinidir. Hepimizde var olan farklılıkların Yüce Allah tarafından yaratıldığını biliriz ve Allahü Tela’nın yarattığı her canlıya, her insana saygı duyarız. Müslümanlığın esası sevgi ve hoşgörüdür.

Kur’an ne buyurur?

Cenabı Hakk hiçbir ırkı köle ya da hiçbir ırkı efendi olarak yaratmamıştır. Kur’an-ı Kerim’in hiçbir ayetinde bir ırkın diğer bir ırktan üstün olduğuna ilişkin bir bilgi kesinlikle yer almaz. İmtiyazlı bir ırka İslam dininde, kitabımız Kur’an’da yer yoktur. Allah’ın gözünde tüm insanlar eşittir. Hiç kimse yaşadığı yer, teninin rengi, gözünün şekli, cinsiyeti, milliyeti gibi faktörlerden ötürü İslam dininde üstün sayılamaz.

İnsanların bu çeşitliliği Yüce Allah’ın birliği için bir örnek oluşturur. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulmuştur:

“Allah’ın (varlığının ve gücünün) delillerinden biri de gökleri ve yeri yaratması, dillerinizin ve renklerinizin farklı olmasıdır. Elbette bunda bilen ve anlayan kişiler için ibretler vardır.” (Rum Suresi, 22. Ayet)

Bu ayeti kerimden de anlayacağımız üzere bu insan çeşitliliği arasında tek yüceliğin, birliğin Allah’a aittir. Ne kadar farklı dilde, renkte, ırkta insan olursa olsun her birinin tek bir yaratıcısı vardır. Allah kimseyi derisinin renginden, dilinden, milliyetinden, doğduğu şehirden ya da ailesinden ötürü sorgulamaz. Bu kavramlar insanın elinde olmayan şeylerdir. Allah bizi böyle yaratmıştır. Dolayısıyla Cenabı Hakk kimseyi bunlarla sorgulamaz. Sonsuz kainatın yaratıcısı Allah insanları imanlarıyla ve amelleriyle sorgular. İnsanların elinde olmayan şeylerle onları yargılamaz.

Allah hiç kimsenin bir diğerine karşı üstünlük beslemesini buyurmaz. Zira Allah’ın elçisi sevgili Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) dahi kimseye karşı kendisini üstün göstermemiştir. Aksine bu tür davranışlardan kaçınmıştır. Ve hatta Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v) bir başkasına karşı kendisini üstün gören kişileri yanında barındırmamıştır. Bu kimselerin Allah katında büyük günahla sorgulanacağını hadisi şeriflerinde sık sık belirtmiştir.

Irkçılık neden olur?

Tüm saldırgan tavırların kaynağı gibi ırkçılığın kaynağı da aslında korku ve aşağılık kompleksidir. Psikolojisindeki temel bozukluğun kaynağı budur. Bir insan sevgisizse herkesi sevgisiz olarak görür. Kimsenin kendisini koşulsuz, sırf Allah’ın yarattığı bir canlı olduğu için sevebileceğine inanmaz. Bu nedenle de kendisini diğerlerinden üstün gösterir ki iç hesaplaşması sırasında kendisini sevebilsin!

Amerika Birleşik Devletlerinde geçtiğimiz yaz, 25 Mayıs 2020 tarihinde polis memuru tarafından boğularak öldürülen Gorge Floyd vakası da bizlere insanlığın ne yazık ki uzaya kadar ulaşmasına rağmen insanlık namına bir arpa boyu ilerleyemediğini gözler önüne sermiştir.

Durumu tabii sadece bu ülkeye mal etmek yanlış olur. İnsanlık tarihi ne yazık ki bu tür elim vakalarla doludur. Hemen her ülkede bu tür sapkın ırkçılık vakaları yaşanılagelmiştir. Oysa İslam’a uygun yaşansa bu fani dünyada sadece barışın sesleri olan çocuk kahkahaları ve huzurlu insan sıfatları olur.

YAZI: ŞEBNEM CENGİZALP