Iskat-ı salat nedir?

İslam Contributor

Vefat eden kişinin namaz ibadetlerindeki borçların ödenebilmesi için yakınları tarafından ıskat-ı salat verilebilir. Bu sayede ölmüş kişinin hayrına ibadet yapılmış, yoksulluk çeken kişilere yardım edilmiş olur. Kişinin günahları için Allah’tan af dilenerek hayırlı bir iş yerine getirilir.

Anlamı nedir?

Iskat kelimesinin sözlükteki anlamı düşmektir. Buradaki düşmek kelimesi, borçlar üzerinden değerlendirildiği için borçların ödenmesi, bu sayede borçların düşmesi anlamını kazanır. Terim anlamıyla hukukta ve ibadette kullanılan ıskat kelimesinin anlamının bilinmesi oldukça önemlidir.

İbadette ıskat, ölmüş kişilerin yerine getiremediği düşünülen ibadetler için belli bir miktar paranın yoksullara yardım olarak verilmesidir. Bu borçlar eğer namaz borçlarıysa ıskat-ı salat olarak, oruç borçlarıysa ıskat-ı savm olarak adlandırılır. Her iki durumda da yapılamayan ibadetler hesaplanarak vefat eden kişinin affedilmesi amacıyla para bağışlanması söz konusudur.

İslam’a göre ıskat-ı salat hükmü nedir?

İnsanlar zaman zaman sağlık problemleri yaşayarak, farklı mazeretler içinde bulunarak ibadetlerini yerine getiremeyebilir. Farz olan ibadetlerde yaşanan eksiklik Allah’a karşı birer borç olduğu için öldükten sonra yakınları tarafından gönüllü olarak ödenmesi gerekebilir. Iskattaki temel husus, vefat eden kişinin yapamadığı ibadetler için özür dilemektir.

Iskat-ı savm hakkında Hz. Muhammed’in hadis-i şerifleri bulunmasına rağmen, ıskat-ı salatın hükmü hakkında herhangi bir bilgi bulunmaz. Ancak temelinde iyi niyetler olduğu, ölmüş kişinin hayrına olduğu için yapılmasında dini bir sakınca bulunmaz. Ölmüş kişinin namaz borçları hesaplanarak uygun bulunan miktarda paranın yardım olarak bağışlanması hedeflenir.

Iskat-ı salatta bulunmak, hem ölen kişinin hem de ıskatta bulunan kişinin hayrına olan bir ibadettir. Merhumun yakınları onun iyiliğini isteyerek kendi bütçelerinden yardımda bulunduğu için Allah’ın rızasını kazabilir. İslam, yardımlaşmayı seven ve destekleyen bir din olduğundan dolayı yapılan ibadetlerden sevap kazanılabilir.

Iskat-ı salatın kabul edilip edilmediği konusunda bir bilgi mevcut değildir. Ancak işlenen amellerin tamamında önemli olan niyettir, edilen niyetler ise Allah’ın bilgisi dahilindedir. Bu bağlamda yapılan güzel davranışlar iyi niyetler eşliğinde olursa, Allah ıskat-ı salatı kabul edebilir.

Iskat-ı salatın kabul edilmesindeki önemli konulardan biri, ölmüş kişinin yakınlarının bu görevi isteyerek yerine getirmesidir. Parasını verdiği için üzülen, söylenen ya da gösterişle bu ibadeti yerine getiren kimselerin alacağı sevap azalır. Allah’ın rahmetini, rızasını ve merhametini kazanmak için ibadet edildiğinde ıskat-ı salatın kabul edilme ihtimali artar.

Nasıl hesaplanır?

Iskat-ı salatın hesaplanması tam olarak mümkün olmasa da yakın değerlerini bulmak mümkündür. Öncelikle, vefat eden kişinin yakınlarında bulunan ve ibadetleri hakkında bilgi sahibi olan kişilerin bulunması gereklidir. Eşi, evlatları, ebeveynleri ve kardeşleri başta olmak üzere pek çok kişiyle fikir alışverişinde bulunulabilir.

Iskat-ı salatın hesaplanmasında vefat eden kişinin yaşı bilinmelidir. İnsanlar çocukluk dönemlerinde günah defterleri açılmadığı için belli bir döneme kadar olan borçlar, bu hesaplamadan çıkarılır. Yani ölen kişinin aklının erdiği yaş ve öldüğü yaş arasındaki zamanda kılması gereken farz ve vitir namazları hesaplanmalıdır.

Bir Müslüman günde 5 vakit namaz kılmalıdır. Bu nedenle hiç namaz kılmayan kişinin ayda 150 namaz borcu bulunur. Ölen kişinin sorumlu olduğu ay sayısıyla 150’nin çarpılmasıyla ortalama borç değeri bulunabilir. Eğer merhum kişinin namaz kıldığı seneler biliniyorsa bu vakitten çıkarılmalıdır. Namaz borcu o sene için geçerli olan yardım bedeliyle çarpılarak ödenmesi gereken tutara ulaşılır. Eğer yakınların yeterli maddi durumu yoksa din hocalarının belirlediği cüzi bir miktar ödeme yapılması gerekir.

YAZI: İPEK ATACAN

Enjoy Ali Huda! Exclusive for your kids.