İslam Dininde Müslüman İçin Doğru Yolda Olma Duası

dreamstime_s_173605896

İslam dini Allah katında tek dindir ve Müslüman kişi için doğru yolda olmak dua ile dilenen, gayret edilen yegane amaçtır. Yaratan Rabbimizin adıyla okumaya başladığımız ilahi kılavuzumuz Kur’an-ı Kerim bize, doğru ve eğri yolu göstermede rehberlik eder. Sonsuz kainat karanlığı içindeki insan için Kur’an, yolunu aydınlatan, maddi ve manevi dünyasında yaşadığı sorunları çözmesini sağlayan ilahi ışıktır. Kur’an’da, Müslüman için doğru yol ve istikamet üzeri olması için neleri yapıp yapmaması gerektiği anlatılmış, bu yoldan sapmamak için gayretinin yanı sıra, yüce Rabbine nasıl dua edeceği de öğretilmiştir. Müslüman kul, Allah’ın huzuruna namaz için her çıktığında Fatiha Suresi ile doğru yola iletilmek ve sapmamak için yakarır.

İrade insana mahsus mudur?

Evet! İslam dini tüm insanlığa bu doğru yola davet eden dindir. Gösterdiği zor bir yol olup sonu ışığın kaynağına, hidayete ermeye, kurtuluşa çıkacaktır. Bu yolda Müslüman olarak yürüyüp gayret göstermek her kulun boynunun borcudur. Yaratılış olarak iradeli yaratılan insan seçme hakkını hakikatten ya da aldanıştan yana kullanacaktır. İrade bahşedilen yegane varlık olan insan, bu yönü ile üstün vasıflarla yaratılmıştır.

İnsanın fıtrat özellikleri nelerdir sorusunun cevabı Kur’an-ı Kerim içinde yer alır. Doğru, dürüst, ahlaklı ve inanma ihtiyacıyla temiz ve pak olarak yaratılan insanın fıtratına aykırı davranışlar sergilemesi doğru yoldan sapması anlamına gelir. Yüce Rabbimiz fıtrata aykırı olarak yaşayan, yoldan sapmış toplumlara tekrar doğru yola iletilmeleri için peygamberlerini uyarıcı olarak göndermiştir. Bu, yüce Rabbimizin sonsuz rahmeti ve merhametindendir.

Müslüman kişi, yüce Rabbimizin verdiği akıl, kalp ve irade cevherlerini doğru yola bağlılık için kullanıldığında fıtrata uygun ilerleyeceğini bilen kişidir. Beşerdir şaşar sözünde olduğu gibi zaman zaman yoldan sapmalarda yine akıl ve kalple yol aydınlanırsa tövbe kapısından geçilip tekrar doğru yola girmek söz konusu olacaktır. Rabbimizin gönderdiği peygamberlerin tümü uyarılarını fıtrattan sapılmış yolun sonuçlarını anlatılarak yaparlar. Hemen ardından doğru yolun sonundaki nimetler anlatılsa da kalbi kararmış, iman ışığı sönmüş kişiler bu uyarılara kulaklarını tıkarlar. Böyleleri manevi sağırlık, dilsizlik, körlükle dünya metaı içinde çırpınmaktadırlar.

Doğru yolda yürüyen Müslüman

Müslüman için doğru yol şartları ne kadar zorlu, dikenli, çileli olsa da sonu nurludur. Bu çileli yolda yürümeyi iradesi ile seçer, Kur’an-ı aklıyla düşünüp anlar, hayatı ile örtüştürür, kalp hissiyatıyla yaşar ve tasdik eder. Müslüman için doğru yolun ilahi mihmandarı Kur’an-dır. Bu yola Allah’ın izni ile Kur’an ışığını yansıtansa Hz. Peygamberimiz Muhammet (s.a.v)’dir.

Fıtrat olarak hem üstün hem aciz olarak yaratıldığını bilen, yoldan saptıracak nefs ve şeytan unsurlarının farkında olarak yaşayan kişidir Müslüman. Bu bilgilere haiz gerçek bir Müslüman için en büyük korkuysa, nefsine uyarak kötüleşmek, şeytana uyarak şeytanlaşmak olacaktır. Müslüman bu iki saptırıcıdan Allah’a sığınması gerektiğini yine Kur’an-ı Kerim’den öğrenir.

Her insanın ömrü uzunluğunda olan bu yolun köşe başlarında bu iki saptırıcı bekler. Bunlar ufak bir tökezlemede süslü dünya metaı sunan sözde dostlardır. Bu yol boyunca insana fısıldananlar ilham ya da vesvese olacaktır. Gerçek bir Müslüman olma gayreti içinde olan kişiyi ilahi yardımlar olan ilhamlar yoldan çıkmamaya sevk edecek, yolun farkında olmayıp şuursuz bir dünya hayatı için yaşayan insanı ise vesveseleri yol kenarına çekecektir.

Müslüman, yaratılışta Allah ile doğruluk üzere olacağı bir ahdin varlığından haberdar olandır. Ayrıca Müslüman kişi için bu ahde vefa, şükür, dua ve kararlılıkla ilerleyeceği yoldaki sadakati ölçüsünde olacaktır. İslam dini dua demektir. Nasıl dua edeceğini öğreten ilahi kılavuzu ona, Müslüman kalma yollarını dua ile aydınlatmasını öğütler. Dua irade ile yapılan bir eylemdir. Müslüman için de doğru yolu bildiği halde yoldan çıkmak an meselesidir. Bu yüzdendir ki Hz. Peygamberimiz Muhammed’in en güzel dua örneklerinden biri de nefsi ile bir an olsun baş başa kalmamak duasıdır.