İslam Diplomasisinde Hediye

ID 168017710 © By Daphnusia | Dreamstime.com
ID 168017710 © By Daphnusia | Dreamstime.com

Hediye alıp vermek insanlığın en eski geleneklerinden biri. Hediyeleşme diplomasi alanında oldukça yaygın kullanılan bir gelenek olmaya devam etmiş. Devletler birbirine hediye gönderme geleneğini uzun yıllar devam ettirmiş, birbirlerine gönderdikleri hediyeleri ayrıntılı bir biçimde düşünüp, özen göstermişler. Hediyeler çoğunlukla aradaki barışı sürdürmek amaçlı olup, zaman zaman devletin kendi gücünü diğer millete gösterme amacını da taşımıştır. Hediyeye psikolojik ve stratejik anlamlar yüklenmiştir. Hediye yazılı olmayan bir taahhüttür.

Diplomatik kurallara aykırı olarak verilen hediyeler elde edilmek istenen amacı tamamen ortadan da kaldırabilir. Tarihte bunun pek çok örneği görülmüştür. Savaş kararına yol açan hediyeler bile olmuştur.

Yavuz Sultan Selim Çaldıran savaşı öncesi Şah İsmail’e bir kadın kıyafeti ve yaşmak göndermiştir. Bu karşısındakini küçümseyen hediyenin yanı sıra bir de “Er isen çık meydana” anlamında bir mektup yazmıştır. (Yaşar Yücel- Ali Sevim, Türkiye Tarihi: Osmanlı Dönemi, Türk Tarih Kurumu Yayınları 1990, sf 236-239)

Tarihte devletlerin hediyeleşmesi ile ilgili pek çok belge karşımıza çıkıyor. Çinliler ile Sasaniler, Sasaniler ile Bizanslılar, Orta Asya Devletleri ile Çinliler belgeler bulunuyor. Hediyenin diplomatik nezaket ile kullanılması örneğine Kuran-ı Kerim’de rastlıyoruz. “ Ayrıca Belkıs: “Savaşmaktan ve her iki tarafı zarara sokmaktansa, durun) Ben onlara (Hz. Süleyman’a) bir hediye göndereyim de bakalım, (gönderdiğim) Resuller (elçiler) ne ile dönecekler” diyerek (akıllıca bir teklif ve tedbir önermişti). (Neml Suresi, 35. Ayet)

İslam devlet bürokrasisine dair eser telif eden meşhur hukukçu Maverdi, devlet başkanlarının kendilerine gönderilen hediyeleri kabul edebileceğini, bu hediyeler devlet başkanı vasfıyla gönderilmiş ise hediyelerin devlet hazinesine aktarılması gerektiğini söyler. Eğer hediyeler kişisel bağlar üzerine verilmişse o zaman özel olarak alınabilir.

Mektup yazarının, hediye onu takdim edenin, elçi ise bu görevi kendisine veren devlet adamının ve o ülkenin seviyesini belirler. Cahiliye döneminde de hediyeleşme vardı. Hazreti Muhammed kendisine verilen bir hediyenin sadaka niyetine mi yoksa hediye olarak mı verildiğini teyit ederdi. Sadakayı reddeder hediyeyi ise kabul ederdi. Hediye ise mutlaka mukabelede bulunurdu. (Buhari, Hibe 11)

Hazreti Muhammed elçilerin seçimine de çok önem verirdi. Sahabiler arasından en zeki, en liyakatlı, en becerikli kişileri bu alanda görevlendirirdi. Elçilerin hitabetlerin kuvvetli olması ve ikna yetenekleri olması bekleniyordu. Dürüst ve ahlak sahibi kişiler olmaları da önemli bir konuydu. İslamın inceliklerine hakim olmalı ve gittikleri coğrafyayı da tanıyor olmalıydılar. (Hamidullah, İslam Peygamberi, 1018-1019)

Mekke’nin fethinden sonra İslamın güçlenmesinin de etkisiyle çeşitli kabilelerden pek çok elçi, Hazreti Muhammed’in huzuruna çıkmıştır. Gelen elçiler Medine’de Mescit-i Nebevi’de Üstüvanetül-vüfud yani elçiler sutunu olarak adlandırılan yerde kabul edilirdi.

Hazreti Muhammed elçilerin huzuruna çıkmadan önce en güzel giysilerini giyerdi. Çevresindekiler de aynı şekilde davranmalarını öğütlerdi.  Sahabiler, gelen elçilere Hazreti Muhammed’in huzurunda nasıl davranmaları gerektiği hakkında bilgi verirlerdi. (Hazreti Peygamber’in Yönetiminde Sosyal Hayat ve Kurumlar, çev. Ahmet Özel)

Hazreti Muhammed gelen elçilere hediye verme adetini de önemsiyordu. Hazreti Muhammed’in kabul ettiği hediyeler arasında, Müslümanlığı kabul eden Necaşi’nin gönderdiği bir çift siyah mest, altın Habeş yüzüğü, mızrak ve bir katır olduğu biliniyor. (İbn Sa’d, Kitabüt Tabakat, 414)

Hazreti Peygamber Mute savaşı öncesi Heraklaios’a elçileri aracılığıyla bir mektup yolladığı ve ondan İslamı kabul etmesini istediği rivayet ediliyor. Heraklaios ise Hazreti Muhammed’e tabii olduğunu ancak krallığını bırakmak istemediğini söylüyor ve mektubun yanında altın dinar hediye gönderiyor. (Suheyli)

 

 

 

 

 

 

İlgili makaleler
ID 23608611 © Salajean | Dreamstime.com Kültür Şebnem Cengizalp 03-Ağu-2020 Motif Motif Halıcılık
Görüş
Görüş 03-Ağu-2020
Author
Şebnem Cengizalp
Yazar

Pek çok tanımı bulunan kültür kavramı, genel bir tanımı ile bireyin yaşadığı toplum içinde öğrendiklerini nesilden nesle aktardığı bir bilgi mirasıdır diyebiliriz. Toplumun yaşadığı coğrafya ve iklime göre dil ve dinin de içinde bulunduğu unsurlarla gelenek göreneklerin oluşturulmuş halidir.

Devamı Devamı
ID 33625401 © Lenutaidi | Dreamstime.com Kültür Neslihan Dilek 09-Tem-2020 Zengin Kültürüyle Osmanlı’da Kahve Fincanları ID 105673816 © Ozdereisa | Dreamstime.com Kültür Şebnem Kırcı 01-Tem-2020 Göz Nuru Ahşap Rahleler