İslam’da Doğru Bilinen Yanlışlar Nelerdir?

dreamstime_l_173838473

İnsanın tarih sayfasına çıkışından bu yana sahte ve yanlış bilginin çevreye yayılmasıyla karşılaşılır. Bu yanlış bilgi yayılımındaki temel sebeplerse; kaynak doğrulanmaması, yeterli bilinç düzeyine sahip olmama ve yalnızca görülüp duyulan şeylere inanma alışkanlığıdır. Peki, İslam’da doğru bilinen yanlışlar nelerdir?

Dünya genelinde İslam ve bu dinin hükümleri konusunda da doğru bilinen yanlış bilgiler yayıldığı görülmektedir. Bu bilgiler, doğrulamadan kabul edildiğinde ise İslam hakkında genel bir yargıya varılıp, bu dinden uzak durulmaktadır.

İslam’ın yanlış tanınmasına neden olan bilgiler nelerdir? İslam karşıtı grupların öne sürdüğü üzere İslam; köleliği kabul eden, kadına şiddeti destekleyen ve savaş çağrısı yapmaya izin veren bir dindir. Oysa İslam’ın temel kaynağı olan Kur’an-ı Kerim incelendiğinde dinimizde bunların yeri olmadığı kolaylıkla anlaşılabilir.

Cahiliye döneminin çirkin geleneklerinin başında kölelik ve kadınlara karşı yapılan kötü muamele vardır. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e İslamiyet’in tebliğ edilmesiyle bu geleneklerden uzaklaşılmaya ve herkese eşit muamele edilmeye başlanmıştır. Hz. Muhammed, kendisine tebliğ edilen dinin emirlerine en güzel şekilde uymuştur. Onun eşine ve kız çocuklarına nasıl davrandığı incelendiğinde aslında İslam’da kadına verilen değer açıkça anlaşılabilir.

İslam inancının temelinde, eşitlik ilkesi yer alır

İnsanlar; siyah, beyaz, köle, sahip, zengin veya fakir diye türlü sınıflara ayrılmazlar. Allah katında tüm yaratılanlar birdir ve kişiye yalnızca amellerine göre muamele edilecektir. Cassius Marcellus Clay Jr. İsmiyle dünyaya gelen Muhammed Ali’nin kendi irade ve isteğiyle Müslüman olmasının temel sebebi de dinimizdeki bu eşitlikçi yaklaşımdır.

İslam’da savaş çağrısı yapılır mı? İslamiyet’in yayılmaya başladığı dönemde Müslümanlar ile Mekkeli müşrikler arasında büyük savaşlar yaşanmıştır. Kur’an-ı Kerim’de, “Bunlardan başka hem sizden hem de kendi topluluklarından yana güvende olmak isteyen kimseleri de bulacaksınız. Bunlar ne zaman fitneye yönlendirilseler hemen dönüp ona dalarlar; bu sebeple sizden uzak durmaz, size barışçı davranmaz ve yakanızdan ellerini çekmezlerse onları hemen yakalayın, ele geçirdiğiniz yerde öldürün.” (Nisa Suresi, 91. Ayet) buyrulur.

Kur’an-ı Kerim, diğer ilahi kitaplardan farklı olarak bölüm bölüm ve yaşanan bir olayın üzerine indirilmiştir. Yani, bu ayetleri anlamak için hangi olaydan sonra tebliğ edildiğini güzelce araştırmak, yanlış bilgilere itimat etmemek gerekir. Nisa Suresi’nde bahsi geçtiği üzere dinimizde savaşmak, en son çare olarak görülür. Karşı taraf fitnelerine devam ettiği ve barışçı bir politika izlemediği takdirde savaşma hakkı vardır. Genel anlamda savaşın teşvik edilmesi gibi bir durumsa tamamen yanlış bir bilgidir.

İslami konularda konuşma dilinde kullanılan yanlış ifadeler nelerdir?

İslam’ın temel kaideleriyle alakalı yanlış bilgiler olduğu kadar, konuşma dilinde de bazı yanlış söylemler yapıldığı görülmektedir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in hadisi şeriflerinin veciz sözler olarak kabul edilmesi bu yanlış ifadelerden biridir.

Hz. Muhammed’in hadisleri, ayeti kerimeler gibi mucize olarak kabul edilmez. Ancak bunlar İslam peygamberinin sözleridir ve kıyamet alametleri gibi bazı mucizeleri de barındırmaktadır. Bu bakımdan hadislerin, veciz sözler olarak kabul edilmesi büyük bir yanlış ve inanıştır.

İslam’la alakalı bir diğer yanlış söylemse peygamberlerin de hata yapabileceği şeklindedir. Peygamberlerin de birer insan oldukları doğrudur. Fakat bu noktada onların mertebe bakımından diğer insanlardan üstün olduğu ve türlü mucizelerle donatıldıkları unutulmamalıdır. Peygamberlerin aktardığı dini hükümlerde yanlış olması gibi bir durum söz konusu olamaz. Çünkü kendileri içtihatta herhangi bir yanlış yaparsa, bu durum vahiy ile hemen düzeltilir ve yanlış olmaktan kurtulur.