İslam İnancında Evrensellik ve Eşitlik

dreamstime_s_59217950

İslamiyet, evrensellik ve eşitlik kavramlarıyla birlikte Hz. Muhammed’e tebliğ edilen bir dindir. Allah tarafından gönderilen son din olması, Kur’an-ı Kerim’in evrensellik ilkesini de beraberinde getirmiştir. Buna göre coğrafi yaşam alanı ya da bulunduğu zümre fark etmeksizin herkes için bu dinin hükümleri geçerli sayılmıştır.

İslam diniyle evrensellik kavramı arasındaki ilişki: Kur’an-ı Kerim’de kavimlerin her biri için Allahü Teala’nın peygamber gönderdiği ifade edilir. Bunlar arasında son peygamberlik vazifesi Hz. Muhammed’e verilmiş ve bundan sonra da insanlar İslam’a davet edilmiştir.

Dünya ve ahiret huzuru nasıl mümkün?

İslam’ın insanlar arasında bireysel ayrım gözetmediği için evrensellik olgusuna uyumlu kabul edilir. Burada yer alan temel dini emir ve hükümlerin hepsi; insanların dünya ve ahiret huzuruna erebilmesi içindir.

Allah’ın emir ve buyrukları evrensellik ilkesine uygun olarak yaratılan tüm insanlara hitap eder. Daima iyiliği emreden dinimiz, insanları kötü işlerden uzak durmaları konusunda uyarır. Allah’ın rızasına nail olabilmek de ancak bu şekilde mümkün olabilir.

İslam’ın eşitlik konusuna bakışı nasıldır?

Cahiliye döneminin sona erişi İslam’ın tebliğ edilmesiyle birlikte başlar. İslam dininden önce yapılan birçok çirkin gelenek, insan sınıfları ve kölelik de eş zamanlı olarak sona erer. Yani, insanlar arsındaki eşitlik dile getirilmeye ve sosyal yaşamda uygulamaya geçmeye başlar.

İslam’ın eşitlik ilkesi bildirildikten sonra hem hukuk değer kazanmış hem adaleti destekleyecek bazı kurallar getirilmiştir. Suçlulara verilen cezalarda herhangi bir ayrım yapıldığı için de suç oranları ciddi bir oranda azalmıştır.

İslamiyet’in temel esaslarından olan, eşitlik ilkesi kadınlar ve erkekler arasındaki statü farkında da büyük değişikliklere sebep olmuştur. Buna göre, kız çocuklarına yaşama hakkı ve kadınların çalışacağı işlere karar verme yetkisi verilmiştir. İslam’ın eşitlik ve evrensellik ilkesi sayesinde evlatlar birbirine eş tutulmuştur.

İslam inancında evrensellik ve eşitlik arasındaki ilişki nedir? Dünya yaşamında birbirine eşit olan insanlar, ahirette bundan farklı bir durumdadır. Burada kişi, dünyada yapmış olduğu ameller ve takvası ile mertebe kazanacaktır.

İslam’ın evrensellik anlayışıyla; insanlara yaşama, tercih etme ve Müslüman olma hakkı verilmiştir. Bu noktada insan; ırk, maddiyat ya da kültürel alışkanlıkları gözetilmeksizin insandır ve temel haklara sahiptir. Yani dinimizde yer alan eşitlik ve evrensellik sayesinde kölelik ve asillik gibi sınıf farkları ortadan kalkmış; yöneticiler ve geri kalan halka aynı haklar tanınmıştır.

Yaşanan coğrafya, sahip olunan ırk, konuşulan dil, giyilen kıyafetler, çalışılan işler İslamiyet için bir fark yaratmaz. Dinimiz her coğrafya için gönderilmiştir ve evrensellik ilkesine bağlı olarak dünyanın tamamında bulunan insanlara ait kuralları kapsamaktadır. Son gönderilen din ve Kur’an-ı Kerim ile evrensellik sağlanmıştır.

Günümüzde dünyanın her yerinde Müslüman olan, Allah’a inanan ve ibadet eden kimseler bulunur. Bu Müslümanlar, İslam hukukuna göre yönetilen bir devlette yaşayabileceği gibi başka dini yaşayan ülkelerde de bulunabilir. Önemli olan Allah’a iman etmektir.

Toplum içerisindeki eşitliğin sağlanması

Bu, evrensellik ilkesi ile iç içe olan bir durumdur. İslam’da yalnızca bir toplumdaki bireyler eşit kılınmak yerine tüm insanların hakkı gözetilmiştir. Yeni doğmuş olan bir bebek ile ölmek üzere olan bir adamın tüm hakları eşittir. Yani, İslamiyet sayesinde insanların temel hak ve özgürlükleri korunmaya alınmıştır.

Yaşamın her anına kolaylık sağlayan, insanların dünya hayatıyla beraber ahiret hayatını da güzelleştiren İslamiyet, evrensellik ilkesi sayesinde tüm dünyada en çok yaşanan ikinci din olmuştur. Hz. Muhammed’in ve sahabelerinin İslamiyet dinini yaymaya başlamasıyla beraber birçok insanlar evrensellik inancına uyarak Allah’a iman etmiştir. Geldiğimiz bu günde de İslamiyet’i kabul ederek Müslüman olan kimselerin sayısı giderek artmaktadır.