İslam İnancında Müziğin Yeri Nedir?

ID 118595808 © Simone Brambilla | Dreamstime.com
ID 118595808 © Simone Brambilla | Dreamstime.com

İslam inancında müzik konusuyla alakalı özel hükümlere yer verilmez. Bunun yerine daha genel ilkelerden yola çıkılır. Bu bağlamda dinimiz; kişiyi günaha meyleden, haram işleri teşvik eden ve İslam’ın esasları ile çatışan her türlü müzik için günah yaklaşımında bulunur. İslam’ın temel ilkeleri ile çelişmeyen müziklerin yapılmasında ya da dinlenmesinde ise herhangi bir sakınca bulunmaz. Müzik ruhun gıdasıdır…

Müziğin tanımı: Müzik, insan ve çeşitli çalgı seslerinin bir arada ya da ayrı şekillerde kullanılarak makama uygun ses çıkarılmasıdır. Genellikle insanı tesir altında bırakacak güce sahip olduğu için de İslamiyet’in müziğe bakış açısı sık sık araştırılan bir konudur.

İmam Gazali, müziği üç ana başlık altında işler. Bu başlıklar ise; haram, mekruh ve mubah şeklinde sıralanabilir. Ona göre müzik dinlenirken kişi dünyevi arzularla doluyorsa bu sesler haramdır. Müzik dinlemek kişinin çokça vaktini alıp, onu işlerinden alıkoyuyorsa mekruhtur. Dinlediği müzik kendisine güzel sıfatlar hatırlatıyorsa da müstehaptır. (İhya)

İmam Gazali’nin açıklamasından yola çıkarak müziğin yerine kişide oluşturduğu hissiyata göre karar verildiği yorumu yapılabilir.

Kur’an-ı Kerim içerisinde müzik kavramı nasıl işlenir? Kur’an-ı Kerim’de yer alan ayeti kerimelerde müzik yapmanın ya da müzik dinlemenin günah olduğunu kesin bir şekilde belirten herhangi bir ifade yer almamaktır. Ancak Peygamber Efendimiz’in düğün günlerinde def çalınmasını ya da müzik söylenmesini hoş karşıladığı yönünde rivayetler bulunur.

Hz. Aişe’nin yakınlarından birinin düğününe gelen Peygamber Efendimiz, öncelikle kızın gelin edilip edilmediğini sorar. Hz. Aişe’den “Evet.” cevabını alınca da “Kızla birlikte türkü söyleyecek birini de gönderdiniz mi?” buyurur. Hz. Aişe’den bu kez “Hayır.” cevabını alır. Bu konuşma üzerine de Allah’ın Resulü “Ensar arasında bu çeşit fırsatlarda eğlence geleneği vardır. Keşke kızla birlikte şarkı söyleyecek birisini gönderseydiniz de onlar da söyleyiverseydi.” (İbni Mace) buyurur.

Müziğin mubah olması için taşıması gereken özellikler nelerdir? İslam alimleri arasında ayet ve hadisler ışığında müziği genel olarak haram ayanlar ile müziği genel olarak mubah sayan kimseler bulunur. Bu bağlamda, müzik haram ya da helal olması açısından bazı özellikler taşır. En genel itibariyle; müziğin kişiyi Allah yolundan ve ibadetlerinden alıkoyması, dinen saygı gösterilen temel ilkelerle alay etmesi, kişiyi yalan ya da iftira gibi haram işlere yöneltmesi haramdır. Bunlardan herhangi birine sahip sözleri dinleyen kimse de günaha girmiş kabul edilir.

İbn Hazm’a göre de müzik şu şartlar gerçekleştiğinde mubah olma sınırından çıkar: “Ameller niyetlere göredir. Kim müziği Allah’a isyan etmek için dinlerse o fasıktır. Bu kural müzikten başka şeyler için de geçerlidir. İbadetini daha rahat eda edebilmek ve hayır işlerinde daha faal olabilmek için dinlenme maksadıyla müziği dinleyen kişi ise bununla Allah’a ihsan üzere itaat etmiş sayılır.”

Alimler tarafından yapılan yorumlardan yola çıkarak ve Peygamber Efendimiz’in kıssaları dikkate alınarak çalgı aleti çalmanın ya da şarkı söylemenin haram olmadığı sonucuna ulaşılabilir. Ancak bu noktada çalınan aletin ve müziğin kullanım amacı ve yeri helallik ve haramlık sınırının çizilmesinde etkili birer faktördür.

Musikinin İslam’da kabul görmesi ve mubah sayılabilmesi için şarkı sözlerinin, söyleme şeklinin, şarkıya çekilen klibin ve şarkının dinlendiği ortamın da mubah olması gerekir. Bu bağlamda musiki; intikam, düşmanlık ya da hasetlik gibi kötü hislerin doğmasına sebep olmamalı, haram iş ve davranışları övmemeli, kötülüğü de teşvik edici özellikte olmamalıdır.