İslam İnancının Engelli Bireylere Yaklaşımı Nasıldır?

Photo 110751273 © Prazis - Dreamstime.com

İnsan, akıl ve irade sahibi olduğu için yaratılmış canlılar arasında en değerli olandır. Bu sebeple bazı konularda engelli olmak, insanın değerini azaltmaz. Aklı kullanamamak, bedensel olarak bazı hareketleri yerine getirememek insan olmayı değiştirmez. Allah, engelli yarattığı ya da sonradan engelli olan kişilere ahiret hayatında mükafatlarını verecektir.

İslam’dan önce engelli bireylere nasıl davranılırdı? İslam’dan önce gerek Ortadoğu gerekse Avrupa’da engelli bireyler için çeşitli ithamlarda bulunulmuştur. Onlar sevilmemiş, ezilmiş, hor görülmüş ve daima dışlanmışlardır.

Zihinsel engelli bireylerin içinde cin ve şeytan olduğu düşünüldüğü için onlara çeşitli zulümler edilmiştir. Öldürmek için hareketlerde bulunanlar ve bir köle gibi görüp onları ezenler olmuştur.

Engelli olan kimseler için bu durumun Allah tarafından verdiği düşünülmemiştir. Nedenleri araştırılmamıştır. Kötü olayların sebebi olarak görülmüşlerdir. Engelleri yüzünden kendini savunamayacak durumda olanlara bile çeşitli zulümlerde bulunmuşlardır.

İslam inancının engelli bireylere yaklaşımı nasıldır? Kur’an-ı Kerim’de engelli bireyler hakkında ayetler bulunmaktadır. Bu ayetler daha çok mecazi anlamdadır, fiziksel anlamdaki engeller için çok az ayet bulunur.

İslam, insanların Allah rızası için sevildiği bir dindir. Kişiler birbirlerini sevmeseler bile Allah’ın rızasını kazanmak için karşısındaki kimselere sevgi gösterirler. Engelli bireylere İslam’ın yaklaşımı da sevgi doludur.

Engelli bireylere karşı birtakım sorumluluklar bulunur. Engelli bireylerin ise durumlarına göre daha az sorumluluğu bulunur. Yapamayacakları ibadetleri yapması beklenmez, bu yüzden haram işlememiş olurlar. Zorlanarak da olsa yaptıkları ibadetler içinse daha çok sevap alırlar.

Engelli kimselere değer vermek, tedavi olmaları için yardımcı olmak, yardıma ihtiyaç duyduklarında yardım etmek gerekir. Sağlıklı kimseler, onları görmezden gelmek yerine topluma kazandırmak için uğraşmalıdır.

Kur’an-ı Kerim’de engelli ve hasta bireyler hakkında “Gözü görmeyene zorlama yoktur, topala zorlama yoktur, hastaya zorlama yoktur. Kim Allah ve resulünün sözlerini dinlerse onları, altından ırmaklar akan cennetlere sokar; kim de yüz çevirirse onu acı bir şekilde cezalandırır.” buyrulur. (Fetih, 48/17)

Allah, insanların dış görünüşlerine göre yargılamalarda bulunmaz. Allah, kullarının imanları ve ibadetleri ile ilgilenir. Engelli bireyler için Hz. Muhammed’in de hadis-i şerifleri bulunur. Hz. Muhammed, “Allah sizin ne biçimlerinize ne de bedenlerinize bakar fakat o sizin yüreklerinize bakar.” (Müslim) buyurmuştur.

Engelli sahabeler de bulunmaktaydı. Hz. Muhammed onlara daima yardımcı olmuş, dışlamamış, hor görmemiş ve onları sevmiştir. Hz. Muhammed, sağır ve dilsizleri anlayana kadar dinlemenin sadaka olduğunu da buyurmuştur.

Engelli olmak dünya hayatına özgü bir durumdur. Ahiret hayatında aklını kullanabilen her engelli birey yaptıklarının hesabını verecektir. Onlar için kolaylaştırılmış bir sorgu vardır.

Cennete giden kimselerin engelleri ortadan kalkacak, tamamen sağlıklı bir birey olarak yaşayacaklardır. Hz. Muhammed sahabelerden biri ile yaptığı bir konuşmada “Ben sanki seni cennette bu ayağın iyileşmiş bir vaziyette yürürken görüyor gibiyim.” buyurmuştur. (İbn Hanbel)

Engeller kullarına Allah tarafından verilmiştir. Kur’an-ı Kerim’de “Dilesek (dünyada da) gözlerini büsbütün kör ederdik de yolu bulmak için çabalayıp dururlardı; ama o takdirde nasıl görebileceklerdi ki? Yine dilesek oldukları yerde onların mahiyetlerini değiştirirdik de (taş gibi) artık ne ileri gidebilirler ne de geri dönebilirlerdi.” buyurulur. (Yasin, 36/66-67)

Engelli olmak dünya hayatını zorlaştırdığı kadar ahiret hayatını kolaylaştırmaktadır. Allah’a verilenler için şükredilmeli, isyan edilmemelidir. Eksik kalınan konularda Allah’a şikayetlerde bulunulmamalıdır. Kullarını yaratan Allah, kendisine inanılmasını ve ibadet edilmesini ister. Müslümanları da görünüşlerine göre ayırmaz, imanlarına ve ibadetlerine göre ayırır.