İslam Medeniyetinin Dahi Mühendisi El Cezeri

Illustration 38358391 © Bruno1998 - Dreamstime.com

El Cezeri, bilgisayarın temelini atan, robotlar, şifreli kasalar, şifreli kilitler, termos, otomatik çocuk oyuncakları, saatler gibi yaklaşık 60 makinenin icadını yapmış, sibernetik biliminin kurucusu olan bilim insanıdır. İnsanlık tarihinde robotik teknolojilere ilk adımı atan Cezeri, Türk-İslam coğrafyasının yanı sıra dünya bilim tarihine kazandırdıkları ile de tarihte ve bilimde çok önemli bir yere sahiptir.

1136 yılında Cizre’nin Tor mahallesinde doğmuştur. Lakabını yaşadığı şehirden alan El Cezeri, öğrenimini Camia Medresesi’nde tamamlayarak, fizik ve mekanik alanlarında yoğunlaşmış ve pek çok ilke ve buluşa imza atmıştır. Sibernetik bilimin babası sayılan El Cezeri’nin yaptığı otomatik saat, su pompaları ve otomatik abdest alma makinası tarihteki ilk robotlar olarak kabul edilmektedir. Sibernetik kısaca haberleşme, denge kurma ve ayarlama bilimi olarak tanımlanır. Sibernetik ve otomatik sistemlerin başlangıcı konusunda; Fransızlar, Descartes ve Pascal’ı; Almanlar, Leibniz’i, İngilizler, Bacon’ı öne sürseler de El-Cezeri yaklaşık 800 yıl önce sibernetiğin ilkelerini bilim dünyasına sunmuştur.

El Cezeri’nin kaleme aldığı orijinal adı “Kitab fi marifeti’l-hiyeli’lhendesiyye” olan (Olağanüstü Mekanik Araçların Bilgisi Hakkında Kitap), bizzat kendisinin tasarladığı ve günlük hayatta kullanılması amacıyla geliştirdiği pek çok mekanizmaya dair bütün ayrıntılı bilgileri içermektedir. Cezeri’nin yazmış olduğu bu eser ve buluşları onun çağının çok ötesinde bir bilim insanı olduğunun göstergesidir. Kendisi bu eserinde anlattığı icatlarla uğraşırken Avrupa Orta Çağ karanlığıyla boğuşmakta, Haçlı seferleri ile İslam düşmanlığı körüklenmekte, Avrupa’da halk sefalet ve salgın hastalıklarla mücadele etmekteydi. Kilise, heybetli katedral inşaatlarıyla en büyük otorite olduğunu ilan ederken, bilimsel ve sanatsal çalışmalar engelleniyordu.

Yüzlerce yıl sonra Leonardo da Vinci dahil, Rönesans Dönemi’nde bilim insanlarının ellerinden düşürmeyeceği kitabı, Almanya başta olmak üzere o devrin Avrupa ülkelerinde tercüme edilerek, El Cezeri’nin ismi bile anılmadan 1900’lü yıllara kadar mühendislik fakültelerinde ders kitabı olarak okutulmaktaydı. El-Cezeri eserlerinin nitelikleri ve estetikleri sayesinde mucit, sanatkar ve zanaatkar sıfatlarını aynı anda taşıyabilen bir bilim insanıydı. Bu yönüyle Leonardo Da Vinci‘ye oldukça benzetilmekte ve ondan bir buçuk asır önce yaşaması nedeniyle Da Vinci’nin öncülü olarak görülmektedir.

Mühendislik ile mekaniği birleştiren, mühendislikte mekanik araçların kullanılmasını öngören ve bu araçların geliştirilmesi için çalışmalar yaparak çığır açmış bir isimdir. Kitabul Hiyel isimli eserinde bu alanda yaptığı teknik araç çalışmalarını altı bölümde sunmuştur. Cezeri, mekanik ve robotik alanda ilk çalışmaları yapan Müslüman bir bilim insanıdır. Yazdığı eserlerin orijinalleri günümüze kadar ulaşmamış, ancak eserlerinin kopyaları birçok Avrupa müzelerinde ve Topkapı Sarayı’nda sergilenmektedir.

Mühendislikte mekanik araç kullanımına dair saatlerden, kap kacak aletlerinden, su pompalarından, değişik türde birçok mekanik aletten bahsetmiştir. Cezeri matematik, geometri, fizik bilgilerini mekanik düzeyde ampirik olarak değerlendirmiştir. Hatta oluşturduğu araçları kağıtlar üzerinde tasarlayıp öyle denemiştir. El-Cezeri, otomatik olarak çalışan ve kendi kendine bazı hareketler yapan bir alet yaparak Artuklu hükümdarına sunmuştur. Günümüzden yaklaşık 800 yıl önce yapılan bu alet, dünya tarihinin ilk robotu olarak kabul görmektedir. El Cezeri, yalnızca suyun kaldırma ve basınç gücünü kullanarak yeni bir teknik ve sistem kurmuştur. İcatları arasında fil su saati, tavus kuşlu ibrik, mumlu saatler, abdest almak için robotlar, fıskiyeler, suyu yukarı çıkaran araçlar bulunmaktadır. Dönme hareketini doğrusal harekete dönüştüren krank mili, tarihteki en önemli keşiflerden biri olarak kabul edilmekte; günümüzde otomobillerden lokomotiflere kadar pek çok alanda kullanılmaktadır. Fizikçi ve mekanikçi Cezeri’nin diğer bir eseri de Diyarbakır Ulu Cami’nin ünlü Güneş Saati’dir.