İslam Mimarisinin Batı’ya Güçlü Yansımaları…

willian-justen-de-vasconcellos-Cdb3-cWZBeo-unsplash
El Hamra Sarayı, İspanya. Fotoğraf: Willian Justen de Vasconcellos-Unsplash

Evrensel nitelikteki tüm medeniyetler hem kendinden öncekilerle hem de aynı çağda yaşadığı diğer uygarlıklarla etkileşim halindedir. Bu etkileşim kendini mimari açıdan da gösterir. İslam mimarisi de diğer medeniyetler ile bir etkileşim yaşamış, onlardan bilgi edinmiş ve onlara ilham vermiştir.

Benzer inançları, ırkları, dinleri ve kültürleri olan uygarlıkların birbirinden ilham alarak yeni eserler ortaya çıkarması oldukça normal bir durumdur. Bu nokta İslam mimarisinin Batı’ya olan etkileri, tüm bu özellikler farklı olduğundan, daha ilgi çekicidir.

İslam mimarisinin temel eserleri nelerdir? İslam mimarisi, İslamiyet’in ortaya çıktığı andan itibaren üretilen tasarım yapılarını kapsar. Bunun yanı sıra bina ve diğer yapılarda kullanılan dekorasyon malzemeleri ve motifler de İslam mimarisi olarak kabul edilir. İslam mimarisi olarak ele alınabilecek başlıca eserler ise şu şekilde sıralanabilir: Camiler, saraylar, kaleler, hamamlar, çeşmeler ve mezarlar.

Oryantalizm akımı İslam mimarisinin Batı etkisini kapsar mı? Oryantalizm ya da Türkçe haliyle Şarkiyatçılık Batıda yapılan; sanat, edebiyat ve kültürel çalışmalarda doğunun taklit veya tasvir edilmesidir. Bu bağlamda, İslam mimarisinin Batı mimarisinde ve tasarımında kullanıldığı örneklerle karşılaşılır. Rönesans döneminin ünlü süslemesi olan Moresk tarzı bu etkinin bir sonucu olarak doğmuştur. 15. yüzyılın sonunda başlayan bu süsleme biçimi aslında İslami arabesklerin Avrupa uyarlamasıdır. Batı ülkelerinde 16 ile 18. yüzyıl arasında Turquerie olarak bilinen bir moda akımı da yaşanmıştır. Bu noktada, Avrupalıların eserlerde Türk stillerini kullandığı ve Osmanlı’yı tasvir eden sanat yapıları ortaya çıkardığı bilinir.

İslam motifleri hangi yollarla Batı’ya taşındı? Dünya üzerindeki hiçbir medeniyet kendi başına varlık var olmamıştır ve bu şekilde varlığına da devam edemez. İslam kültürü de kendinden önce gelen Mısır veya Sasani kültürlerinden etkilenmiş, çağdaşlarını da etkilemeyi başarmıştır. Medeniyetler arasındaki bu etkileşimin temel kaynağı, günümüz dijital dünyasının olmadığı dönemleri varsayarsak, ticarettir. Bu bağlamda, İslamiyet ticareti teşvik eden bir din olduğu için farklı dine mensup olanlarla da alışveriş yapılmıştır. Özellikle Müslümanların İspanya ve Sicilya’ya hakim olduğu dönemlerde kültürel etkileşime girildiği görülür. Doğu ile Avrupa arasındaki ticaret hem kara hem de deniz yoluyla yapılmıştır. Bu kültürel etkileşim ise daha çok karayolu ticareti esnasında olmuştur.

İslam sanatının batıya taşınmasının bir diğer aracı da Haçlı Seferleri olarak görülür. Bu seferler sırasında Batılılar, Müslümanlar’ı ve yaşam tarzlarını daha yakından tanımıştır. Bu seferlerde bulunan kişiler de ülkelerine geri dönerken yanlarına lüks sayılabilecek bazı eşyalar almıştır. İslam mimarisinin unutulmaz motifleri de bu şekilde Avrupa’ya taşınmıştır. Haçlı Seferleri esnasında taşınan kültür öğeleri yalnızca Müslümanlar’a ait değildir. Bazı Bizans ve Hristiyan motifleri de aynı yol ile Batı’ya taşınmıştır.

İslam ve Batı mimarisi arasındaki benzerlikler neler? Oleg Grabar tarafından hazırlanan bir makalede İslam ve Batı mimarisi arasındaki paralelliklere yer verilmektedir. Bu noktada, konstrüksiyon ve kompozisyon ele alınır. Konstrüksiyon, her iki kültüründe tavan ve çatıda, yükseklik ve ışık sorunuyla karşılaşılmasıyla ortaya çıkar. Bu noktada tonoz ve kaburgalardan yardım alınır. Kullanılan bu parçaları daha estetik hale getirmek için de Batı’da renkli camlar, İslam eserlerinde ise çiniler kullanılır. Renkli cam ve çiniler, bu iki kültürün birbiri üzerine olan bir etkisidir. Ancak hangi kültürün diğerinden ilham aldığı şu an bilinmiyor.

Kompozisyon, yapılarda bulunan ortak geçişli kullanım alanlarını temsil eder. Bu noktada, İspanya manastırları ve Müslüman saraylarında ortak kullanılan bir avlu ile karşılaşılır. Elhamra Sarayı ve St. Michel revakları, bu benzerliğin birer örneğidir. Tüm bu örneklere baktığımızda İslam mimarisinin kusursuz eserlerinin bugün tüm dünyada önemli bir konumda olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.