İslam Tarihine Yer Etmiş Büyük Salgın Hastalıklar

dreamstime_s_85438423

İnsanlar, tarih sayfasında var olduğundan beri türlü salgın hastalıklar ile mücadele etmek zorunda kalmıştır. İslam dininin tebliğ edildiği dönem ve Hz. Muhammed’in vefatından sonra, Müslümanlar sayısız salgın hastalığa yakalanmıştır. Amvas köyünde ortaya çıkan salgın ise tarih içerisinde Müslümanların yaşadığı ilk büyük hastalık olarak kabul edilir.

Amvas Taunu nedir?

Veba salgını olduğu tahmin edilen Amvas Taunu çok ayıda sahabinin ölümüne yol açmıştır. Bu sebeple de tarih araştırmaları içeren İslam kaynaklarında anlatılır. Bu salgın, Hz. Ömer’in halifelik yaptığı döneme denk gelir. Buna göre, Hz. Ömer fetih amaçlı olarak askeri birliklerini farklı bölgelere gönderir.

Komutanlar arasında yer alan Amr bin As, Amvas olarak tanınan bir köyü fetheder. Ancak burada eş zamanlı olarak bir salgın baş göstermeye başlar. Salgının hemen ardından da yoğun bir kıtlık dönemine girilir. Çatışma ortamı, kıtlık ve salgın hastalığın eş zamanlı vuku bulmasıyla çok sayıda Müslüman burada vefat eder.

Amvas’da salgın hastalığın çıktığının duyulması üzerine Hz. Ömer’in bu bölgeye yapacağı teftiş iptal edilir. Sonrasında da salgın hastalığa yakalanan halk için türlü önlemler alınır. Irak ve Mısır bölgelerinden Amvas’a yiyecek taşınması, kurutulmuş et gönderilmesi ve bunların hastaların evlerine bizzat götürülmesi emredildi. Veba bittikten sonraysa Hz. Ömer bizzat Amvas’a gitti ve burada yardıma ihtiyacı olan kimselerle ilgilendi.

Müslümanların tarih boyunca karşılaştığı salgın hastalıklar neler?

685 senesinde yaşanan Carif Taunu ve 698 senesinde yaşanan Feteyat Vebası; tarih sayfalarında Müslümanların karşılaştığı diğer salgın hastalıklardandır. Bunlar arasında Carif Taunu, Basra’da meydana gelmiş ve binlerce kişinin yalnızca birkaç gün içerisinde ölmesine neden olmuştur. Bu durum halk arasında sel suyuna kapılmak olarak tabir edilmiştir.

Genç kız vebası olarak bilinen Feteyat Vebası ise Şam civarında ortaya çıkmıştır. Hastalık ilk önce genç kızları ve kadınları etkilediği için salgın, bu şekilde isimlendirilmiştir. Bundan sonra da Müslümanlar günümüze kadar farklı şiddetlerdeki salgın hastalıklara karşı mücadele vermiştir.

627 senesinde Sasani Devleti’ni etkisine alan bir salgın yaşanır. Bu salgın süresince hem başkent halkından hem de yöneticiler arasından çok sayıda kişi ölür. İlgili salgının Müslümanlar açısından bir avantajı vardır. Buna göre Bizans’la yaptığı Ninova Savaşı’ndan yeni çıkan Sasani Devleti, bir de salgın ile mücadele etmek zorunda kalır. İyice güçten düşen ordu ise Müslümanların saldırılarına karşı koyamaz ve tarih içinde bahsi geçen Nihavend Savaşı kazanılır.

Salgın hastalıklara karşı önlem almanın önemi nedir? İslam inancında can, kişiye edilmiş bir emanettir ve korunması gerekir. Bu bağlamda, Peygamber Efendimiz bir hadisinde, “Bir yerde veba benzeri, herhangi bir bulaşıcı hastalık olduğunu işittiğiniz zaman, o yere girmeyiniz. Bulunduğunuz yerde bulaşıcı bir hastalık varsa, oradan da çıkıp kaçmayınız.” (Buhari) buyururlar. Yani dinimizde hem kişinin kendi yaşamına hem de diğer insanların sağlığının korunmasına dikkat edilir.

Büyük bir hızla yayılan ve ölümcül sonuçlar doğuran salgın hastalıklarda halkın bilinçlendirilmesi son derece önemlidir. Bu noktada, Hz. Muhammed’in hadisinden anlaşılacağı üzere ilgili alanın karantinaya alınması ve giriş çıkışlarda kontrol sağlanması son derece önemlidir.

Toplum içerisinde oluşabilecek hastalık korkusunu da çeşitli eğitimlerle en aza indirgemek gerekir. Bu bağlamda, halkın öncelikle sağlık eğitimi alması ve erken tanının anlaşılması gerekir. Sonrasında da salgından korunma yolları ve olası tedavi yöntemleri hakkında bilgilendirilme yapılmalıdır. Salgın hastalıklarla mücadelede bireysel korunma ve toplumla iş birliği yapmanın önemi de unutulmamalıdır.

 

 

 

 

İlgili makaleler
Mezopotamya Uygarlığı, Mardin. Tarih Şebnem Kırcı 20-Eki-2020 Mezopotamya Uygarlıkları Nelerdir? diego-jimenez-VDOHQLuYwy8-unsplash Tarih Şebnem Kırcı 12-Eki-2020 Çin’de İslamiyet ve İslam Dini Tarihi
Görüş
Görüş 30-Eyl-2020
İpek Atacan
Yazar

Kuran-ı Kerim, İslamiyet’in temel unsurudur ve ayetlerin tefsir yorumlaması yapılırken tarihten faydalanılır. Tarih, insan toplumlarının geçmişten bugüne taşıdıkları olay ve tecrübeler bütünüdür.

Devamı Devamı
dreamstime_s_9568870 Tarih İpek Atacan 27-Eyl-2020 Osmanlı Devleti ve İslam Dini