İslam’a Göre Heykel ve Resim Yasak mı?

guller_rose_newyorkpubliclibrary_unsplah
Dinimiz güzellik dinidir. Fotoğraf: @nypl-Unsplash

Hayır, yasak değildir. İslam’da tasvir yasağı sadece tapınma amacı taşıyan nesneleri kapsar. Kur’an-ı Kerim’de tasvirle ilgili hiçbir kısıtlama getirilmezken, halk arasında büyüklerimiz namaz kılarken duvarda bir resim asılıysa, bir tülbentle o resmin üstünü kapatırlar. Buna aslında İslam dinine göre gerek yoktur, bu tür davranışlar sadece halk arasında gelenekten oluşmuştur.

İslamiyet öncesi uygarlıklarda putperestlik yaygındır. İnsanlar kendi yaptıkları heykellere tapınır, o heykelleri tanrı olarak kabul eder, onlara dua ederdi. İslamiyet’in gelmesiyle putlar yıkılır ve tekrar yapılması yasaklanır. Bunun sonucunda günümüze kadar gelen bir soru kafamızı kurcalar olmuştur: İslamiyet’e göre resim ve heykel yasak mı, değil mi?

Kur’an-ı Kerim’e göre resim ya da heykelle ilgili bir yasak söz konusu değilken, putperestlik kesinlikle yasaklanmıştır. Klasik dönem İslam alimlerine göre bitkilerin ya da cansız nesnelerin resminin yapılması caizdir, buradaki mantık da aynı şekilde tapınma amacı taşıyan tasvirlere engel olmaktır. Yasağın nedeni insanları putperestlikten uzaklaştırmak, saf tevhit inancını şirkten korumaktır. Fakat tapınma amacı taşımayan tasvirlerin yasak olduğu söylenemez. Öte yandan, Hz. Ayşe’nin, üzerinde resimler olan bir perdesi vardır ve onu evin kapısına asmıştır. Allah’ın Resul’ü onu gözümün önünden kaldır demiştir. Hz. Ayşe de der ki: “Onu oradan kaldırıp iki yastık yaptım.” (Buhari) Birçok İslam alimine göre bu perdenin indirilmesini gerektiren sebep üzerindeki resim değil; caminin içinden geçilerek girilen evin kapısında olmasıdır. Böyle bir durumda camiyi ziyaret edecek müminler, kuş figürünü caminin bir parçası olarak görüp, camide kuş figürünü sünnet olarak kabul edecekti. Hz. Ayşe’nin kuş figürlü perdeden yastık yapması da Peygamberimiz’in aslında resimden değil cami karşısına asılan figürden rahatsız olduğunu gösterir. Konuyla ilgili olarak bazı ilmihallere göre tapınılmak amacıyla evlerde bulundurulan fotoğraf, resim ve heykellerin yasak olduğu, bazı alimler tarafından ifade edilmiştir. Diğer taraftan, mezkur hadisin bu şekildeki yorumundan hareket eden alimler, tapınma ve tazim amacı güdülmeyen ve umumi adaba aykırı olmayan canlı varlıkların resimlerinin yapımını da caiz görmüşlerdir. Durum böyle olunca, dinimizin ilke ve amaçlarına ve genel ahlak kurallarına aykırı olmamak kaydıyla, söz konusu hayvan resim veya figürlerinin evlerde bulunmasında bir sakınca yoktur. Ancak namaz kılınacak yerde namaz kılanın görüş alanına girecek konumda bulunması mekruh görülmüştür denilebilir. Çünkü bu durumda namaz kılanın dikkati dağılabilir ve huşu kaybolabilir.

Kur’an’da canlı varlıkların resmedilmesinin haramlığına karşı bir bilgisi yoktur. İnsanın Allah’tan başka bir varlığa kulluk etmesi için mantıklı hiçbir sebep yoktur. Çünkü Allah’ın nitelikleri başkasının yaratmasına kıyaslanamayacak kadar emsalsizdir. Bu şuurdan hareketle Allah’ın yarattığı güzelliklere hayran olmak, onlarda kainatın yaratıcısının kudretini idrak etmek bilakis şükür vesilesidir. Yaşadığımız ortamları güzel ve temiz tutmak ailemizin huzurunu sağlayan önemli faktörlerin başında gelir.

Ayrıca sanatla ilgilenmek, sanata değer vermek insanı insan yapan değerlerin daha da güçlenmesine katkı sağlayan bir eylemdir. İnsan var olduğu sürece kendini, doğayı, duygularını sanat yoluyla ifade etmeye; ruhsal yalnızlığına çareler üretmeye çabalamıştır.

Resim, heykel, müzik, edebiyat gibi temel sanatlar çoğu zaman, insanlığın tekamülünde önemli rol oynamaktadır. İnsanın Allah’ın mutlak varlığına olan inancını pekiştirir.