İslam’da İlk Kadın Sahabe Kimdir?

Photo 91775973 © Joaninha77 - Dreamstime.com

Kur’an-ı Kerim içerisinde Müslüman kimselere ders ve ibret alabilecekleri türlü bilgiler verilir. Verilen bilgilerden bir kısmıysa Müslüman kişiler için birer kıssa niteliğindedir. Bu bağlamda, bazı ayeti kerimelerde eşleri peygamber olmasına rağmen iman etmemiş kadınlar yer alır. Bununla eş değer olarak Allah’a iman etmiş kadınlar da övülür. Peki, ilk kadın sahabe kimdir?

İslamiyet’i kabul eden ilk kadın sahabe kimdir?

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed, peygamberlikle vazifelendirildikten sonra bunu ilk kez Hz. Hatice annemizle paylaşır. Hz. Hatice, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in güzel ahlakından emindir ve onun asla yalan söylemeyeceğini de bilir. Bunun üzerine hemen iman eder ve Müslüman olan ilk kadın sahabi olur.

Hz. Hatice, Hz. Muhammed’e peygamberliğin tebliğ edildiği ilk dönemde kendi ayakları üzerinde durabilen ve maddi bağımlılığı bulunmayan kadınlar arasındadır. Yani Hz. Hatice’nin Müslüman olması tamamen kendi irade, istek ve feraseti sonucunda vuku bulmuştur.

Hz. Hatice’nin ardından Müslüman olan ilk kadınlar kimlerdir?

Hz. Hatice’nin ilk kadın Müslüman olmasının ardından Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in kızları da iman ederler. Bu bağlamda; HZ. Rukiyye, Hz. Zeynep, Hz. Ümmü Gülsüm ve Hz. Fatıma Müslüman olan ilk kadınlar olarak kabul edilirler.

İlgili sıradan da anlaşılacağı üzere Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed, Müslüman olmaları için ilk olarak ailesine, akrabalarına ve yakınlarına çağrıda bulunur. Bu bakımdan, akrabalık ilişkilerinin Müslüman kişilerin sayılarının hızla artması konusunda önemli bir etken olduğu çıkarımına ulaşılabilir.

Kur’an-ı Kerim içerisinde zikredilen Müslüman kadınlar kimlerdir? Kur’an-ı Kerim içerisinde adından övgü ile bahsedilen kadınlar Hz. Meryem ve Hz. Asiye’dir. Kur’an-ı Kerim içerisinde yer alan Meryem Suresi’nde uzun ve detaylı bir biçimde Hz. Meryem ve oğlu İsa Peygamber’in kıssasından bahsedilir.

Ayrıca bir surede de “İmran kızı Meryem’i de (misal vermiştir): O iffetini çok iyi korumuştu, biz de ona ruhumuzdan üfledik; o, rabbinin sözlerini ve kitaplarını hep tasdik etti ve o içtenlikle itaat edenlerdendi.” (Tahrim Suresi, 12. Ayet) buyrulur. Buradan anlaşılacağı üzere Hz. Meryem rabbine olan bağlılığıyla övülen ilk kadınlar arasındadır.

Kur’an-ı Kerim içerisinde bahsi geçtiği üzere, Hz. Meryem’e daha genç yaşlarda Allahü Teala tarafından bir erkek çocuk bağışlanır. Babasız olarak dünyaya gelen bu çocuğa karşılık Hz. Meryem’e türlü hakaretler edilir. Ancak, Hz. Meryem, başına ne gelirse gelsin yalnızca Allah’a sığınır. İşte bu sebeple kendisi büyük kabul edilen Müslüman kadınlar arasındadır.

Hz. Asiye kimdir?

Hz. Asiye’den Kur’an-ı Kerim içerisinde “Firavun’un karısı” olarak bahsedilir. Ancak günümüze ulaşan bazı hadislerde, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in kendisinden Asiye olarak ve doğrudan adıyla bahsettiği bilinir. (Buhari) Kendisi iman etme konusunda son derece kararlı olan kadınlar arasında yer alır.

Kur’an’da yer alan kıssaya göre Hz. Asiye, Hz. Musa’nın Firavun’un sarayına getirilmesinde büyük bir rol oynar. Kendisi daha sonra Hz. Musa tarafından tebliğ edilen dini de benimseyip, kabul eder. Hz. Asiye’nin iman etmesinin hangi olay üzerine olduğu hakkında farklı rivayetler vardır. Bunlardan ilk rivayete göre, Firavun’un sarayında Allah’a iman ettiği duyulan kadınlar arasından bir kimse fırına atılarak yakılır. Hz. Asiye, yakılan kadının ruhunu taşıyan melekleri ilk kez görünce iman eder.

Diğer rivayete göreyse, Hz. Musa ve dönemin sihirbazları arasında bir mücadele olur ve Hz. Musa galip gelir. Bu olayı işiten Hz. Asiye de iman eden kadınlar arasına girer.

Sonuç olarak, İslamiyet tebliğ edilmeden önce ve sonraki dönemlerde kadınlar da iman etme konusunda erkekler kadar ferasetli olmuşlardır. Bu noktada ilk Müslüman olan kişilerin dönemsel bazda türlü eziyetler çektikleri de günümüze aktarılan bilgiler arasındadır. Bizlere düşen de tıpkı ilk Müslüman kadınlar gibi iman etmekten bir an bile vazgeçmemektir.