İslam’da gönül kırmak üzerine…

İslam 11 Nis 2021 İpek Atacan
gönül kırmak
Tatsiana Holasavaamstime.com

Kısa bir araştırma yapıldığında İslam’da gönül kırmak konusuna sıklıkla vurgu yapıldığı görülebilir. Günlük yaşamın sıkıntılarıyla, maddi ve manevi bazı olaylar neticesinde insanlar kolaylıkla kalp kırabilirler. Oysa gönül kırmamak için çabalamak insani bir davranış biçimi olmakla birlikte dini bir vazifedir.

Gönül almanın önemi nedir?

İnsan, doğası gereği topluluk içerisinde yaşayan ve sürekli iletişim halinde olan bir varlıktır. Bunun bir getirisi olarak da diğer insanlarla iç içe zamanlar geçirilir. Mutluluk gibi güzel anlar paylaşıldığı gibi bu zamanlarda sıkıntı ve öfke gibi hoş olmayan anlar da paylaşılabilir. Ancak, insanlara nasıl yaklaşmamız gerektiği konusunda kontrol tamamen bizdedir. Böyle zamanlarda nefsi susturmak ve gerektiğinde gönül almayı bilmek gerekir.

Her insanda bulunan ve hayati bir organ olan kalp, İslam kültüründe maneviyatla ilişkilendirilir. Buna göre kötü ve iyi hasletlerin tümü kalptedir. Daha toplumsal bir yaklaşıma göreyse kalp, kırılabilen ve hassas bir yapıdadır. Günümüze ulaşmayı başaran bazı atasözlerinde bu duruma dikkat çekilir. “Kalbi kırmak kolay, yapmak zordur” atasözü de bunun bir örneğidir.

Tasavvufta gönül yıkmak konusu nasıl işlenir?

İslam’ın iç yüzü olarak ifade edilen tasavvuf içerisinde hoşgörü ve sevgi gibi insanları birbirine bağlayan değerlere sıklıkla atıf yapıldığı görülür. Bu bakımdan; bir başkasını hor görmek, kibirlenmek, kötü söz kullanmak ya da gönül kırmaya yönelik birtakım hareketler burada hoş karşılanmaz. Yunus Emre, bu durumu kısa ve öz bir şekilde açıklar:

“Bir kez gönül yıktın ise bu kıldığın namaz değil…”

Bu dizelerden de anlaşılacağı üzere gönül yıkmak, insana yakışmayan ve başka işlerle örtülebilecek bir iş değildir. Zaten Kur’an-ı Kerim ayetlerinde ve günümüze ulaşan sahih hadis kaynakları da bu durumu destekler. Buna göre, İslam yalnızca farz ibadetler üzerine kurulmamıştır. Allah’ın rızasına nail olabilmek için aile, akrabalık, arkadaşlık ilişkilerine özen gösterilmesi gerekir.

Birtakım hadislerde münakaşadan kaçınmamız gerektiği yönünde tavsiyeler verilir. Burada, kişinin haklı ya da haksız olmasına bakılmaz. Münakaşadan kaçmanın önemi tartışan kimselerin birbirinin kalbini kırmamasıdır. Çünkü kalbi kırılan kimse kinlenebilir, onu alt ettiğini sanan kimse de kibre bürünebilir.

İslam’da gönül kırmak için ne denir?

Dinimizin Müslümanlardan beklentisi hem dünyevi hem de uhrevi konularda daima doğru yolda ve dosdoğru olmasıdır. Uhrevi konula kul ile Allah arasındadır. Buna göre kişi imanını korumalı, İslam’ın şartları doğrultusunda yaşamalı ve ibadetlerini elinden geldiğince yapmalıdır.

Dünyevi konularsa daha çok iş ve sosyal yaşamdaki beklentiler üzerine kurulmuştur. Bu noktada salih kimselerden helal yoldan kazanmaları, akraba ilişkilerine devam etmeleri ve iyi hasletleri taşımları beklenir. İyi hasletlerin basit örneklerini; adaletli olmak, dürüst olmak, hoşgörülü olmak şeklinde sıralamak mümkündür.

İyi hasletlerin ortak özelliği insanlar arasında birlik ve beraberliği sağlamasıdır. Sürekli kötü konuşulan, adaletsizlik edilen ve kalp kırılan bir yerde huzurdan söz edilmesi mümkün değildir. Bunlar arasında kalp kırmak, oldukça hassas bir konudur.

İslam alimleri ve büyük zatların yaptığı bazı İsam’da gönül kırmak kişinin tüm sevaplarını yok edebilecek bir iştir. Buna göre, kalp kıran kişi istemeden de olsa kul hakkına girmiş olabilir. Dünya yaşamında hissedilecek tatsızlık ve ahiret yaşamında karşılaşılacak hesap göz önüne alındığında kalp kırmamaya özen gösterilmesi gerekir. Kalpleri yapmak, ağız tadıyla oturmak ve iç huzuru yakalamak ancak bu şekilde mümkün olabilir.