SalamWebToday Haber Bülteni
Haftalık SalamWebToday makalelerini almak için kaydolun!
Üzgünüz, şu nedenden dolayı hata oluştu:
Abone olarak, SalamWeb Şartları ve Gizlilik Politikası 'nı kabul etmiş olursunuz.
Haber bülteni yazıları

İslam’da hamam kültürü nasıldır?

Kültür 22 Ara 2020
gabrielle-henderson-qYEMteh9jOg-unsplash
Gabrielle Henderson-Unsplash

Dinimizde maddi ve manevi temizliğe verilen önem islamda hamam kültürü gelişmesine neden olmuştur. Bu bağlamda, Müslümanlar beden temizliğini yapabilmek için hamamlardan faydalanmaya başlamışlardır.

Hamam, birden fazla kişinin aynı anda yıkanmasına ve temizlenmesine imkan tanıyan alanlardır. İran ve buna yakın kültürlerde ortaya çıktığı düşünülen bu yapılar, zaman içerisinde dünyanın farklı yerlerinde kullanılmaya başlamıştır.

İslam inancının tavsiye ettiği temizlik kültürü nasıldır?

Temizlik; bedeni, kıyafeti, çevreyi ve kalbi her türlü kirden arındırmak ve uzak tutmaktır. Bu bakımdan İslamiyet’te temizliğe açıklık getirilmiş ve Müslümanlar bu yönde uyarılmıştır. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed de temizlik konusuna vurgu yapmış ve insanlara detaylar anlatmıştır.

Yabancı bilim adamları tarafından yapılan sayısız araştırma, İslam’ın temizlik öğretisinin oldukça köklü olduğunu savunur. Hatta bu öğretiyle doğan temizlik araç ve gereçleri, dünyanın en eski örnekleri olarak kabul edilebilir. Söz konusu çalışmalarda Batılı devletlerin temizlik konusundaki ilerlemesinin Müslümanlar kadar eskiye dayanmadığı vurgusu da yapılır.

Türklerde ve islamda hamam kültürü tarihi nasıldır?

Dünyanın en eski hamamlarının milattan önce 1500’lü yıllarda yapıldığı düşünülmektedir. Arkeoloji kazılarında rastlanan su ve kanalizasyon ağları, kazı bölgesinde hamam olabileceğine dair düşünceleri destekler niteliktedir. Buna karşılık islamda hamam kültürü tam olarak nasıl başladı sorusunun kesin bir yanıtı yoktur. Ancak genel bir yargıya göre hamam kültürünün başlangıcı İran ve çevre kültürlerin etkisiyle oluşmuştur.

İslamiyet inancını benimseyen Türklerde de hamam kültürü oldukça yaygındır. Bu bağlamda, özellikle Selçuklu ve Osmanlı Devleti döneminde büyük ve gösterişli hamamlar yapıldığı, saraylara da hamamlar ilave edildiği bilinir. Roma medeniyeti ve Tük hamamları arasındaki en büyük benzerlikse ısıtma sistemleridir.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed hamamlar konusunda başta yasaklayıcı bir tavır sergilemiştir. Ancak sonrasında bazı şartlara tabi olmak kaydıyla hamama gidilmesini serbest bırakmıştır.

Konuyla ilgili bir hadiste, “Sizden kim Allah’a ve ahiret gününe inanıyorsa hamama örtüsüz girmesin, hanımını (özürsüz ve lüzumsuz yere) hamama göndermesin, içki bulunan sofraya oturmasın.” (Tirmizi) buyrulur. Buradan da anlaşılacağı üzere hamam örtülü ve gayeli olmak şartıyla erkek ve kadınlar tarafından kullanılabilecek bir alandır. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in hamama gitme konusundaki yasakları kaldırmasının temel nedeniyse buranın faydalarını görmüş olmasıdır.

Hamamın sağlık açısından fayda ve zararları nelerdir?

Kültür bakımından eski köklere dayanan hamam genellikle üç kısımdan oluşur. Bu kısımlar; soyunma, yıkanma ve ısıtma şeklinde ayrılır. Hamam, sağlık açısından vücuda türlü yararlar sağlar. Buna göre hamamda; vücutta ölü deri atılır, kas ağrıları hafifler ve kan dolaşımı hızlanır.

Hamamın buharlı yapısı sayesinde vücudun metabolik faaliyetleri desteklenir. Özellikle astım ya da alerjik rahatsızlıklar nedeniyle oluşan sinüs tıkanıklıkları da burada açılabilir. Bu bakımdan hamam, çok uzun süreli kullanılmadığı takdirde, temizlenmek için iyi bir yerdir.

Hamam, faydaları olduğu kadar zararları da bulunan bir mekandır. Bu bağlamda; hamamda uzun süre kalmak terlemeye bağlı sıvı kaybına neden olabilir. Tok karna gidildiğinde mide bulantısı ve baş dönmesi yapabilir. Solunum rahatsızlığı bulunanlar açısından istenmeyen sonuçlar doğurabilir. Hamama gitmek isteyenlerin mutlaka bu riskleri göz önüne alması gerekir.

Özetle, hamam kültürünün tarihi İslamiyet öncesi çağlara dayanır. Müslümanlar tarafından başlangıçta kullanılmayan bu yapılar, zaman içerisinde kullanılmaya başlamıştır. Hatta mimari bakımdan isim yapmayı başaran ve dünyaca tanınan bazı hamamlar da vardır. Sağlık açısından türlü faydası bulunan bu hamamlar, İslami şartlara uygun gidildiği takdirde kullanım açısından bir yasağa tabi tutulmaz.

YAZI: İPEK ATACAN