İslam’da İbadetin Amacı Nedir?

dreamstime_s_92872439

İslam’da ibadetin amacı nedir? İslam dini insan için ibadet esaslarının net olarak belirlendiği kapsayıcı bir dindir. Dünya üzerinde yaşayan her dinde ibadetler önemli bir yer tutar. İbadet etme şekli, ritüelleri değişse de ana tema bir yaratıcıya itaatle boyun eğilerek kulluğun ifade edilmesidir. İlk insandan bu yana inanma ve tapınma ihtiyacının her şekli ile var olduğu birçok göstergede mevcuttur. Bunun sebebi Yüce Rabbimizin insanı yaratırken fıtratında inanma ihtiyacını da yaratmış olmasıdır. Allah inancı olmayan bir insanın bile dehşetli bir anda dua etmeye başlaması bu fıtratın gün yüzüne çıkmış halidir. İnsan için fıtrat üzere yaşamak derin anlamlı bir konudur.

İnancın getirdiği kulluk bilinci ile yapılan ibadetler sınırlı bir varlık olarak yaratılmış olan insan için hayati öneme sahiptir. Sınırlılığı ve faniliğini ölümü görerek idrak etmiş insan, sonsuz ve sınırsız olan Allah’a sığınmaya mahkumdur. Sığınma ihtiyacı iradeyle ve ilahi hitaptaki kurallar gözetilerek yapıldığı takdirde anlam kazanır. Takva yani sorumluluk bilinci ibadetlerin devamlılığını sağlamada önemli bir olgudur. Bu sorumluluk alanında insan kendisini var eden Allah’a şükür, kendisinin eylemlerinden kaynaklanan sorumsuzluklarından dolayı da tövbe ile yükümlüdür.

Allah’ın ibadetlerimize ihtiyacı var mıdır?

Bu sorunun net cevabı tabi ki hayırdır. İbadet kulun Allah’a bağlılığı, bahşedilen hayat amacının yüce Rabbinin rızasını kazanmak olduğunun bilinmesi halidir. Birine bir şey vereceğiniz zaman elini uzatmasını istememiz gibi Allah’ın bizden ibadet etmemizi istemesi de bizim içindir. Yüce Allah’ın Bizden ibadet etmemizi istediği yer imtihan mecrasıdır. Bu mecra mutlu olma mecrası değil salih amel biriktirerek ahiret yurdunu kazanma mecrasıdır. Bu çetrefilli yolda düştüğümüzde bizi kaldıracak olansa ibadetlerimiz ile kazandığımız ümit ışığıdır.

İbadetler bizi pes etmeden bu sınavı sürdürmemizi sağlayan, yoldan çıkmamızı engelleyen, güven duygusunu her seferinde yenileyen güç kaynağımızdır. İbadetsiz bir hayat mutlaka tökezleyecek olan insana buhranların gayya kuyusunu açacak, o kuyudan çıkmak için debelenen insan eğer lütfedilirse Allah’ı hatırlayarak bu ipe sarılacaktır. Bahşedilen her nefes Allah’ı anmak ibadete yönelmek için bir fırsattır. Sayılı olan nefes tükendiğinde artık kurtuluş ipi kuyudan çekilmiş olacaktır.

İbadet insan psikolojisine nasıl etki eder?

İslam’da ibadetin amacı tam olarak nedir? Tüm yaratılanlara üstün kılınmış olan insan yaratılış olarak sınırlı ve aciz bir varlıktır. Bu ilginç bir tezattır. Akıl ile taçlandırılmış insan aklını kullandığı ölçüde gelişir. Zira Bu gelişim cevap bulamadığı soruların artmasına sebep olur. Cevaplayamadığı sorular karşısında acizliğini gören insan ibadetleri ile bu acizliğini kabullenip, yüce Rabbinin korumasını talep etmekten başka yol bulamayacaktır. Akıl, Allah ile kurulan güçlü bağı tesis eder. Kur’an-ı Kerim’de insana sürekli hiç akıl etmez misiniz sorusu sorulur. Akıl sağlığı yerinde olmayanlar ibadetlerden sorumlu değildir. Çünkü aklın zayi olması iradeyi de zayi eder. Allah ise kulundan kendi iradesi ile ibadet etmeyi seçmesini istemektedir. İslam dininin özünde zorlama değil idrak eden insan için sonuçlar vardır.

Hür iradesi ile ibadet etmeyi seçen insan için güven duygusunun huzur kapısı açılmıştır. Ne kadar çetrefilli yollardan geçse de sığınacağı bir limanın varlığı insana güç verecektir. Yaşadığı zorluklarda farkındalıkları artacak, yaşadığı kötü durumun imtihan mı yoksa kendi amellerinin sonucu mu olduğunu arama yoluna girecektir. Ne yaşarsa yaşasın merhameti rahmeti sonsuz olan alemlerin Rabbi olana sığınabileceğini bilmek duygusunu tadabileceği başkaca bir mecra yoktur. Tövbe kapısının nefes var oldukça açık olduğunu bilmek kadar insana güç verecek başka güç yoktur. Dünyaya geliş amacını idrak eden insan için her zorluk yanında bir kolaylık olacağını bilmek bu kolaylığı sağlayacak olana yönelmek depresyon, buhran, ümitsizlik kapılarını tamamen mühürleyecektir. İbadetler, maddeler dünyasında sıkışıp kalan insan ruhunun kanatlanıp dünyaya dışarıdan bakabilme gücüdür. Allah’ın gör dediği yerden görmeye başlayan insan için pencereler arada puslansa da tekrar açılacağı ümidi ibadetler var olduğu sürece var olacaktır.