SalamWebToday Haber Bülteni
Sign up to get weekly SalamWebToday articles!
Üzgünüz, şu nedenden dolayı hata oluştu:
Abone olarak, SalamWeb Şartları ve Gizlilik Politikası 'nı kabul etmiş olursunuz.
Haber bülteni yazıları

İslam’da kabir süslenmesi için verilen hüküm nedir?

İslam 04 Şub 2021
kabir süslenmesi_
Edward Howell-Unsplash

Cahiliye dönemini bitiren İslam dininin gelişiyle birlikte kabir süslenmesi de bitirildi. Bu bağlamda mezarların değerli taşlardan yapılması, değerli madenlerle süslenmesi de son bulan adetlerdendir. İslam dini, israfı hoş görmeyen bir din olduğu için kabirlere fazla para harcamayı doğru bulmaz. Bu nedenle kabir yaptırırken İslam’ın belirlediği kurallara uygun olmasına dikkat edilmelidir.

Kabirler nasıl yaptırılmalıdır?

Kabir yaptırırken dikkat edilmesi gereken birkaç konu bulunur. Bu konulardan ilki, kabrin yüksekliğinin bir karışı geçmemesidir. Bir karış uzunluğunu geçen mezarlar bina kabul edildiği için mezar olmaktan çıkar. Kabirlerin amaçları dışına çıkması, çirkin işlere bulaşılmasına vesile olur. Böylelikle mekruh sayılan durumların içine girilir.

Kabirler yapılırken toplumun gelenek ve görenekleri dikkate alınır. Ancak, mezarların ibret vermesi amacından kaçmamak gerekir. Şatafat ve lüks içeren kabirler insanlara ibret vermediğinden dolayı yapılması doğru değildir. Bu tür kabirlerin yapılması mekruh kabul edilir. Cahiliye döneminde yaygın olarak yapılan mezar süsleme işlemleri İslam’la birlikte son bulmuş; kabirlerin sade, güzel ve temiz olması yeterli bulunmuştur.

Kabir yapımında dikkat edilmesi gereken bir diğer husus, mezarların kazılacağı miktardır. Bir adamın boyu ya da bir kişinin göğüs hizasına gelecek kadar ölçüde kazılması gerekir. Ölünün korunması gereken hava şartları varsa daha derin açılması mümkündür.

İslam’da kabir süslenmesi hakkında verilen hüküm nedir?

Kabir, ölümden sonra her insanın gömülme amacıyla bulunacağı bir yerdir. Bu nedenle Müslümanlar için kabir yapımının İslam’a uygun olması oldukça önemlidir. Mezar işlerinde yapılan hatalardan biri mezarların süslenmesi ve gösterişli hale getirilmesidir.

Mezarlar, ölülerin iyi bir şekilde saklanabilmesi ve sura üflenmesinden sonra dirilebilmesi amacıyla inşa edilir. Bu nedenle mezarların süslenmesi İslami açıdan doğru bulunmaz. Kabirler üzerine binaların inşa edilmesi, yüksek kabirlerin yapılması, kabirlerde değerli taşlar olması mekruhtur. Mezar yerlerini anıt olarak kullanmak, mabet haline getirmek İslam’da yasaklanan davranışlardandır. Hz. Muhammed’in kabrinin yapımında dikkat edilmiş, abartı ve süslerden uzak durulmuştur.

Kabirlerde vefat eden kişinin kimliğinin belirlenmesi için mezar taşları bulunabilir. Ancak bu mezar taşlarını süslemek, isim ve yaşadığı tarihler dışında yazı yazmak doğru değildir. Ayrıca mezarların kendi toprağıyla bile olsa yükseltilmesi İslam’da doğru bulunan alışkanlıklardan değildir.

Tevhid inancına zarar vereceği düşünülen hususlardan biri kabir süslenmesi konusudur. Kabirlerde aşırı süsleme hem Allah’a şirk koşulmasını kolaylaştıracağı için hem de israfa neden olduğu için doğru değildir. Bu bağlamda ölülere veren değeri göstermek amacıyla kabir süslenmemelidir. Mezarlara harcanacak paralarla ölmüş kişi adına bağışlarda bulunarak ölüye verilen değer daha güzel bir biçimde gösterilebilir.

Kendi ülkesine gönderilemeyen kişilerin mezarları nasıl olmalıdır?

Vefat ettikleri sırada kendi ülkesinde bulunmayan kişiler için de İslam’a uygun gömü işlemi yapılmalıdır. Özellikle şehit veya hasta olan kişilerin ülkelerine nakilleri mümkün olmayabilir. Toplum sağlığını ve ölünün bedenini korumak amacıyla önlem alındığı durumlarda dış ülkelerde de İslam’a uygun mezarlar yapılmalıdır.

Savaş süren ülkelerde şehit olan kişilerin ölülerin korunması amacıyla mezarların yüksek olmaması uygun görülür. Bu durum, mezar yerini tam olarak belli etmediği için bedenlerin korunmasına yardımcı olur. Ayrıca bulaşıcı hastalıklara sahip olan kişilerin mezarlarının hızlı yapılması gerektiği için düz mezarlar tercih edilir.

YAZI: İPEK ATACAN