İslam’da Nimete Kanaat Etmenin ve Açgözlülük Yapmamanın Hükmü

Photo 113542041 © Vladislav Nosik - Dreamstime.com

Allah’ın her kuluna uygun gördüğü rızk ve nimeti vardır. İslam inancında rızka, nimete kanaat etmek, fazlası için çalışmak fakat açgözlülük yapmamak gerekir. Verilen her şey Allah’tan olduğu için nimete kanaat etmemek ve azlığından şikayetçi olmak, Allah’tan şikayetçi olmaktır.

Nimet ne demektir? Nimet kelimesi sözlükte iyilik ve lütuf anlamlarına gelir. İslam inancında ise nimet, Allah’ın verdiği her şeyi kapsar. Yiyecek ve içecekler için de kullanılan nimet, Allah tarafından kullarına verilir.

İnsan bedeninde bulunan her şey, yeryüzünde ve gökyüzünde bulunan diğer her şey gibi birer nimettir. Gözlerin görmesi, kulakların duyması, el ve ayakların kullanılması nimettir. Allah, kulunun yaşadığı hayatı kolaylaştırmak için yararlar sağlamıştır.

İnsanın aklını kullanabilmesi de bir nimettir. Aklını kullanan kimselerden ilim ve bilim öğrenmesi, bunları ise kendisinden sonra gelen nesil için öğretmesi istenir. Aynı zamanda aklı kullanarak Allah’a ibadet etmek ve ahiret hayatı için güzel davranışlarda bulunmak gerekir.

İslam’da nimete kanaat etmenin ve için açgözlülük yapmamanın hükmü nedir? İslam inancında, kendisine verilen nimetlere kanaat eden kişi o nimetler için şükretmiş sayılır. Daha fazlasına göz dikmeden elindeki ile yetinen kimseler, Allah’ın sevgisini kazanır ve ahiret hayatı için güzel amel işlemiş olur.

Nimete kanaat etmek, kişiye kendi kazandığının yetmesidir. Nimete kanaat eden kişiler başkalarının nimetlerine göz dikmezler. Kendi kazançları yeterli gelmiyorsa daha çok çalışarak kazanma yoluna bakarlar. Allah, her kuluna çalışmasına göre nimet verir ve adaletsizlik yapmaz.

Nimete kanaat etmek ve açgözlülük etmemenin İslam’da güzel bir yeri vardır. Hz. Muhammed çok nimet sahibi olmanın değil, kişinin gözünün tok olmasının zenginlik olduğunu anlatmıştır. Hz. Muhammed, “Zenginlik mal çokluğuyla değildir. Bilakis zenginlik göz tokluğuyladır.” buyurmuştur. (Buhari)

Rızka ve nimete kanaat etmek İslam inancında önemli bir yere sahiptir. Hz. Muhammed diğer bir hadis-i şerifinde, kanaat sahibi olmak ile ilgili “İslam hidayeti nasip edilen ve yeterli miktarda maişeti (geçimi) olup, buna kanaat edene ne mutlu!” buyurmuştur. (Tirmizi)

Nimeti korumak ve arttırmak için neler yapılmalıdır? Nimete şükretmek ve açgözlülük etmemek gerektiği gibi zor durumlarda nimeti arttırmak için bazı işler yapılmalıdır. Nimeti arttırmaya çalışan kimseler açgözlülükten değil, ihtiyaçtan dolayı yapmalıdır.

Nimeti korumak ve arttırmak için Allah’a şükretmek gerekir. Gelen her nimetin Allah vergisi olduğu bilinmelidir. Daha çok isterken Allah’a şikayet edilmemelidir. Allah’a karşı şikayette bulunmak ve nimetler için şükretmemek eldeki nimetin de kaybolmasına yol açabilir.

Allah’ın verdiği her şeye razı olmak gerekir. Bazı kimseler nimetler ile ilgili sınava tabii tutulabilir. Çok çalıştıkları halde az kazanarak geçiminde zorlanabilir. Allah’a razı olmak, çalışmaya devam etmek ve nimetlerin devamı için Allah’a dua etmek gerekir.

Nimetler kullanıldığı sürece Allah’a isyan etmemek gerekir. Şükretmek ve isyan etmemek, nimetleri kaybetmekten kurtarır. Yeni nimetler için Allah’a dua etmek gerekir. Ümitsizliğe kapılarak pes etmek, eldeki her şeyin kaybolmasına sebebiyet verebilir.

İslam’a göre aza kanaat etmek her zaman daha iyidir. Malı ve kazancı çok olan kimseler de bu kazançlarını Allah yolunda harcamalı, kendine saklamamalıdır. Mal ile yapılan ibadetlerden kaçmamalıdır. Nimeti veren Allah olduğu gibi, nimeti alacak olan yine Allah’tır.

Nimete kanaat etmek ve başka nimetler için açgözlülük etmemek gerekir. Allah, kuluna uygun bulduğu nimeti kuluna verir. Bunun için şükretmek, Hz. Muhammed’in hayatı düşünülerek Allah’a uygun davranışlarda bulunmak gerekir. Nimeti korumak ve arttırmak için en önemli anahtar şükürdür.