İslam’da Savaşın Hükmü Nedir? Savaşın Getirdiği Zararlar Nelerdir?

ID 17048921 © Hupeng | Dreamstime.com
ID 17048921 © Hupeng | Dreamstime.com

İslam, barış dinidir. Aile içinde, kişinin çevresinde, toplumlar ve ülkeler arasında savaşı önermemiştir. Barışçıl yollar ile düzen sağlanmasını istemiştir. Hz. Muhammed de bu yönde adımlar atsa da, zorunda kaldığı zamanlarda savaşmıştır.

İslam’da savaşın ve savaşmanın hükmü nedir? İslam, kişinin son çaresi savaş olana kadar savaşmayı emretmemiştir. Eğer savaş olmadan çözülecek bir durum varsa, o zaman kişilerin sözle ya da anlaşma ile haklarını koruyarak barış sağlamasını istemiştir.

İslam’da savaşa izin verilen durumlar vardır. Bu durumlarda Allah yolunda savaşmalı, masum insanlara, kadınlara, yaşlılara ve çocuklara zarar verilmemelidir. Savaş bitmesine ve taraflardan biri çekilmesine rağmen o kişilere zarar verilmemelidir.

Kur’an-ı Kerim’de yapılan savaşlarda Allah yolundan ayrılmaması gerektiği buyrulmuştur. “Sizinle savaşanlarla siz de Allah yolunda savaşın, fakat aşırılığa sapmayın; Allah aşırılığa sapanları sevmez.” (Bakara, 2/190) ayetinde anlatıldığı gibi, savaşlarda işkencelerde bulunmak ve kişisel öfkeler ile aşırılığa sapmak insanları Allah’tan uzaklaştırır.

Yeni ülkeler ele geçirmek, hammadde kazanmaya çalışmak, iktidar sahibi olmak gibi savaş sebepleri İslam’da uygun bulunmamaktadır. Başka bir ülkenin saldırdığı durumlarda ise savunma yapmaya izin verilmektedir. İnsanların canlarını, mallarını ve ailelerini koruması gerekmektedir.

İslam hukukunda hangi sebepler için savaşma izni verilmiştir? Hz. Muhammed, İslam’ı yayarken zor kullanmamıştır. Kur’an okuyarak, Allah’ı anarak herkesi güzellikle bu dine davet etmiştir. Müslüman olan kimseler de zorunda oldukları için değil, istedikleri için bu yolu seçmişlerdir.

Savaşa izin verilmesinin ve cihat yapılmasının İslam hukukunda bazı sebepleri bulunmaktadır. Bunlardan ilki kendini savunmaktır. Müslümanların can, mal ve namus güvenliklerinin korunması için savaşa izin verilmektedir.

İkinci sebep İslam’ı güvene almak içindir. Allah’ın her topluma gönderdiği son din olan İslam’ın yayılması gerekmektedir. Eğer tüm Müslümanlar ölürse, İslam’ı yaşayacak kimse kalmayacaktır. Bu sebeple dinlerini yaşamasına izin verilmeyen Müslümanların savaşma hakkı vardır.

İnsanların hak ve din özgürlüklerini güvene almak diğer savaş sebeplerinden biridir. İslam, kimseyi Müslüman olmak için zorlamamaktadır. Bu sebeple kimse Müslümanların dinini bırakması için zorlayamaz. İnsanın istediği dini yaşayabilme hakkı vardır. Bu hürriyeti elinden alınmaya çalışılan kimseler için savaşa izin verilmektedir.

Savaşın verdiği zararlar nelerdir? Savaşmak, İslam’da zorunda olmadıkça hoş görülen bir durum değildir. Bunun pek çok sebebi vardır. Savaşlar, kazanan tarafa da kaybeden tarafa da ayrı ayrı zararlar vermektedir. Savaşların verdiği ilk zarar insanların ölümüdür. Allah yolunda savaşarak ölenler için şehitlik rütbesi vardır. Müslüman olmayan kimseler ise öylece ölürler.

Savaşın yapıldığı bölgede bitkiler, hayvanlar, evler zarar görür. Yangınlar çıkabilir, atılan bombalar kalıcı hasar bırakabilir ve doğa geri dönüşü olmayan bir hasara uğrayabilir. İnsanlar kendilerini korudukları kadar yaşadıkları dünyayı da korumak zorundadırlar.

Masum kimseler savaşta en çok zararı alan kişilerdir. Genelde erkeklerin savaştığı bir toplumda kadınlar, çocuklar, yaşlılar, engelli vatandaşlar kendilerini koruyamazlar. Bir başkasının yardımı olmadığı sürece bedensel ve ruhsal olarak ciddi hasarlar alırlar.

Savaşlara harcanan paralar da oldukça fazladır. Silah yapımı, binek araçlar, ulaşım, paralı askerler için maaş ödemeleri için devletin ya da kişinin hazinesinden ciddi miktarda paralar eksilir. Savaşmak yerine iyi ameller işlenecek yollarda harcanabilecek bu paralar ile daha güzel bir hayat sürmek mümkündür.

Ayrıca günümüzde kullanılan silahların doğa için yıkıcı etkileri de bulunur. Yıllar boyu devam eden etkilerden sonra bile doğa kendisini toparlayamaz. Kısa süreler için huzurlu olmak isteyen kimseler, uzun vadede yaşadıkları dünyaya ciddi zararlar verir.