islam’da seferilik hükümleri nelerdir?

Oruç İpek Atacan
asfalt yol
Harun-Dreamtime

Yolculuk eden kimselerin daha kolay ibadet edebilmeleri için islam’da seferilik hükümleri bulunur. Bu bağlamda, seferi sayılan kimseler zorlu yolculuklardan dolayı ibadetlerinde bazı değişikliklere gidebilir. Ancak her yolculuk seferilik kabul edilmediği için gerekli şartları sağlıyor olmak gerekir.

Kimler seferi olarak kabul edilir?

Bir kimsenin normalde yaşadığı yerden uzaklaşması veya yola çıkması seferilik olarak kabul edilir. Seferilik için sefer veyahut müsaferet isimleri kullanılırken yolculara seferi veyahut müsafir denir. Müsafir olunabilmesi için alimler iki farklı konuyu ele alarak yorum yapar. Bunlardan biri gidilen yolun uzunluğu, diğeriyse yolculuğun ne kadar vakit aldığıdır.

Seferilik mesafesi için hesap yapılırken bir kimsenin normal yürüyüşü ele alınabilir. Bu yürüyüşe göre gidiş mesafesi üç gün sürecek uzaklıktaysa o kişi seferi kabul edilir. Belirlenen zaman dilimi on sekiz saat süren yolculuk olarak da kabul edilebilir. Yalnızca gidiş mesafesine göre değerlendirilen seferilik için en az 85 – 90 kilometre yol yapılması gerekir.

İnsanların yolculuğu daha erken bitirmesi onların seferi olmasına mani olmaz. Daha hızlı yürümek, araç kullanmak, uçakla gitmek aynı mesafenin gidildiği gerçeğini değiştirmez. Ancak kişiye engel olan herhangi bir durum yoksa seferi gibi davranmak yerine her zamanki halinde ibadetlerine devam etmesi daha faydalıdır.

Yolculuğa çıkanlar için islam’da seferilik hükümleri nelerdir?

İbadetlerin yapılmasını zorlaştıran yolculuklarda İslam’da seferilik hükümleri bulunur. Bu hükümlere göre bir kimse seferi sayıldığı sürelerde oruç tutmak zorunda değildir. Fakat orucun tutulmaması Allah’a karşı bir borç olduğu için yılın başka zamanlarında kaza olarak tutulması mecburidir.

Üç gün boyunca seferi kabul edilen kimseler namazları kısaltma hakkına sahiptir. Yani dört rekat namazların iki rekata düşürülmesi o namazın kılındığı anlamına gelir. Olağanüstü durumlarda bir kişinin canı dininden dolayı tehlikeye girecekse de namazların kısaltılması mümkündür. Namaz kılabilecek durumda olan yolcular içinse bu durum yolcunun kendi inisiyatifine bağlı gerçekleşir.

Yolculuk boyunca namazları birleştirerek kılmak mümkündür. İnsanlara tanınan bu kolaylıkları Hz. Muhammed ve sahabeleri de uygulardı. Bu sebeple iki vakti birleştirerek namazları beraber kılmak yolcular için yanlış değildir. Bahsi edilen birleştirme işlemine “suri cem” ismi verilir.

Kur’an-ı Kerim’de namazları kısaltmak hakkında nasıl buyrulur?

Yapılan yolculuklar her zaman rahat ve kolay değildir. Teknolojinin gelişmesiyle birlikte yürümek veya deve üstünde yolculuk yapmak tercih edilmeyen bir durum haline geldi. Yine de hangi ulaşım aracıyla olursa olsun uzun yolculuklar kişiyi yormaya devam eder. Yolculuk sonraları kalınacak yerler de insanların ibadetleri için engel teşkil edebilir.

Eğer seferilik süresince ibadetlerin yapılmasında bir engel yoksa isteyen kişiler ibadetlerine tam olarak devam edebilir. Fakat sağlık sorunu yaşayan, dininden dolayı zorbalık gören, tehdit edilen, zor durumda olan kimseler Allah’ın hükümlerinden yararlanabilir. Kur’an-ı Kerim’de namaz kısaltma hükmü hakkında şöyle buyrulur:

“Yeryüzünde sefere çıktığınız zaman kâfirlerin sizi gafil avlamalarından korkarsanız namazı kısaltmanızda size bir günah yoktur. Şüphesiz kâfirler sizin apaçık düşmanınızdır.” (Nisa, 4/101)

Ayetten anlaşıldığı gibi canları ve mallarıyla tehdit edilen kimseler namazı kısalttıkları için günah kazanmazlar. Aksine, o zor durumlarda bile ibadetlerini bırakmamaları faydalı bir iştir.

Kısaca, yolculuk eden kimseler için Allah kolaylık sağlayarak ibadetlerinde esnek kurallar koyar. Bu sayede bir kimse kendi yaşadığı yerden uzaklaştığı için ibadetlerinde zorlanmaz, imanında kusur bulunmaz. Eğer imkan dahilindeyse bu hükümlerden yararlanmamak, ibadetleri olduğu gibi yapmak daha faziletlidir.

Enjoy Ali Huda! Exclusive for your kids.