İslam’da Topluma Örnek Kişiler Kimler?

Toplum Contributor
kalen-emsley-Bkci_8qcdvQ-unsplash

İslam’da topluma örnek kişiler hem ahlaki hem de dini bakımdan yetişmiş kimselerdir. Bu noktada din ile ahlaki değerlerin özünde birbirinden ayrılamaz iki parça olduğu görünür. Bazı kaynaklarda dinin iman, ahlakınsa işlenen amellerle bağdaştırılması da bunun bir kanıtıdır. Çünkü dinimizde Müslüman kimseler imanları ve işledikleri amellerin her ikisinden birden sorumudur.

Ahlaki bakımdan örnek kimse nasıl olunur?

Topluma örnek olmayı başarmış kimseler, büyük kitlelere hitap etmeyi ve burada etki bırakmayı başarmış kimselerdir. İslam’da topluma örnek kişiler yüksek ahlaki değerlerin bir arada bulunduğu kimselerdir. Bu noktada ahlak kavramıyla kastedilen insanın fıtratında bulunan veya sonrasında kazanıp geliştirdiği davranışların tümüdür.

Güvenilirlik, sözünde durmak, merhamet, adalet ve buna benzer iyi huyların tümü ahlaki değerlerin içerisinde yer alır. Salih bir Müslüman’ın haset, kin, kibir ve düşmanlık gibi kötü hasletlere açıkça meyletmesi mümkün değildir. İslam’da güzel ahlakıyla anılan en büyük örnekse şüphesiz Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’dir.

Dini yaşama bakımından örnek kimse nasıl olunur?

İslamiyet, Kur’an-ı Kerim’i esas alan bir inanç biçimidir. Bunların ardından da Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in sünneti gelir. Yani, dini yaşayışta öncelikle İslam’ın emir ve yasaklarına ardından da sünnete uyulması gerekir. Dini yaşamama bakımından örnek bir kimse olmanın şartı budur.

Hz. Muhammed’in bir hadisinde, “Dikkat edin, yakında bazı insanlar, bize Kur’an yeter diyeceklerdir. Halbuki bana Kur’an’ın bir misli veya iki misli verilmiştir.” (Ebu Davud) buyrulur. Buradan da anlaşılacağı üzere peygamberlik vazifesi olmadan dinlerin tam olarak anlaşılması mümkün değildir.

İslamiyet’te topluma örnek kişiler kimlerdir?

Örnek olmayı başarmış kişilerin başında Hz. Muhammed ve ilk sahabiler gelir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed 23 yıllık peygamberlik vazifesi sırasında hem Allah’ın elçisi olmuş hem de örnek bir Müslüman olarak yaşamıştır. Kendisi; imanın yarısı olarak kabul edilen temizliğe her noktada önem vermiş, ibadetlerinde de ısrarcı olmuş ve devamlılığı sağlamıştır. Bunların yanı sıra ahlaki bakımdan da tüm dünyanın örnek aldığı değerleri temsil etmiştir.

Sabır ve şükür Hz. Muhammed’in öne çıkan vasıfları arasındadır. Bu bağlamda kendisi yaşadığı onca zorluğa karşı yalnızca Allahü Teala’ya sığınmış ve dini sınırları ihlal etmemeye özen göstermiştir. Nezaketi ve tevazu sahibi olmasıyla da tanınan Hz. Muhammed, konuşmalarında daima hassas davranmış ve kimseyi incitmemeye dikkat etmiştir. Adaleti ve güvenilirliğiyse hem Müslüman hem de diğer toplumlar tarafından tasdik edilmiştir.

Hz. Muhammed’i tanımak ve onun yaşamı hakkında bilgi sahibi olmak, İslam’ın en güzel örneğiyle tanışmak gibidir. Onun çevresinde bulunan ve İslamiyet’i kabul eden tüm sahabilerse bizzat Hz. Muhammed’i tanımış ve onun eğitimlerinden geçmişlerdir. Dolayısıyla İslamda örnek alınabilecek diğer kişilerin başında kuşkusuz sahabe gelir.

İslam’ı kabul eden ilk Müslümanların ortak özellikleri yoğun bir baskı ve zulümle karşı karşıya kalmış olmalarıdır. Ancak bu kimselerin neredeyse tamamı zulüm karşısında dilden olsa bile Allahü Teala’yı inkar etmemişlerdir. İslamiyet’i ilk kabul edenlerse sırasıyla; Hz. Hatice, Hz. Ali, Hz. Ebu Bekir, Hz. Osman, Zeyd bin Harise, Talha bin Ubeydullah, Zübeyr bin Avvam ve Sa’d bin Ebu Vakkas şeklinde devam eder.

İslamiyet’i ve onun getirilerini, öğretilerini hakkıyla yaşamak isteyen bir mümin kendisine Hz. Muhammed ve sahabeyi örnek alabilir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed ve sahabilerin yaşamı zulme karşı sabır ve tevekkül halinde geçmiştir. Bu noktada onlardan hem imanda ısrar hem de güzel ahlak bakımından alınacak dersler vardır.