İslam’ın Büyük Savaşları Nelerdir?

Twenty2photo | Dreamstime.com
Fotoğraf: ©Twenty2photo | Dreamstime.com

Hz. Muhammed, kendisine tebliğ vazifesi iletildikten sonra eşitlik ve hoşgörü çevresinde Müslümanlığı yaymaya başlar. Ancak bu noktada Mekke’nin ileri gelenlerinden ağır tepkiler görür. Bundan sonra da İslamiyet’i daha kolay yaymak amacıyla Medine’ye hicret eder. Hicret vuku bulduktan sonra da sırasıyla 624, 625 ve 627 senelerinde; Bedir, Uhud ve Hendek savaşları yaşanır. İslam’ın bu büyük savaşlarında unutulmayan olaylar yaşanır.

Bedir Savaşı ve Ebu Cehil… Bedir Savaşı, Müslüman ordusunun kazandığı ilk zaferdir. Mekke ve Müslüman ordusu arasında sayı bakımından neredeyse yarı yarıya bir fark olmasına rağmen, yapılan savaşta Mekkeliler yenilmiştir. Bu savaş, aynı zamanda Hz. Muhammed’in askeri dehasını da gösteren bir savaştır. Bedir Savaşı, Müslümanların lehine olan pek çok sonucu da beraberinde getirdi. İslam’a inanlara ettiği eziyetlerle bilinen Ebu Cehil, bu savaşta öldürüldü. Mekkeliler tarafından Ebu Cehil’in yerine getirilen Ebu Süfyan ise intikam yemini etti. Bedir Savaşı’nın diğer sonuçları ise şu şekilde sıralanabilir.

Bedir Savaşı sonrasında İslamiyet’in yayılma hızı arttı.

İslam savaş hukukunun temeli atıldı.

Şam ticaret yolu geçici olarak ele alındı.

Esir alınan Mekkeliler, 10 Müslüman’a okuma ve yazma öğretme şartıyla salındı.

Uhud Savaşı, Hz. Hamza ve Peygamber Efendimiz’in yaralanması: Uhud Savaşı, Bedir Savaşı ile yakın bir tarihte yapılmış ve bu kez Müslümanlar yenilgiye uğramıştır. Bu sebeple Uhud, Müslümanların ilk yenilgisi olarak kabul edilir. Bu savaşta Mekkeliler 3000 kişilik ordu ile 700 kişiden oluşan Müslüman ordusuna karşı ezici bir çoğunluğa sahiptir. Savaşta okçuların Peygamber Efendimiz’i dinlemeyerek yerlerini terk etmesi, stratejik bir hata olmuş ve neticesinde savaş kaybedilmiştir.

Uhud Savaşı’nda, Peygamber Efendimiz’in yaralandığına da şahit olunur. Hz. Muhammed yüzünü yaralayan kavme çok gazaplanır. Bu olayı, Sa’d bin Ebu Vakkas olayı şöyle anlatır: “Vallahi Resulallah’ın bu sözünü duyunca, kardeşim Utbe bin Ebi Vakkas’ı öldürmeye duyduğum hırs kadar, hiç kimseyi öldürmeye hırs duymadım.” (Uhud Gazvesi)

Allah’ın aslanı olarak tanınan Hz. Hamza’nın Uhud Savaşı’nda şehit düşmesi de oldukça önemli bir olaydır. Peygamber Efendimiz’in sütkardeşi ve amcası olan Hz. Hamza, Emeviler tarafından tutulan Vahşi tarafından savaşta şehit edilir. Bunun üzerine Hz. Muhammed, sonradan Müslüman olan Vahşi’yi huzurundan ebediyen kovar.

Hendek Savaşı ve hendek taktiği… Müslümanların son savunması olan Hendek, İslamiyet’i tarihten silmek için açılmış ve zorlu mücadelelere şahitlik etmiş bir savaştır. Beni Nadir Yahudileri, sürgün edildikten sonra intikam almak için Kureyşlilere katılırlar. Bunun üzerine de Nisa Suresi’nin bazı ayetleri indirilir. İlgili ayeti kerimede şu şekilde buyrulur:

“Kendilerine kitaptan nasip verilenleri görmedin mi? Putlara ve batıla iman ediyorlar, sonra da kafirler için ‘Bunlar Allah’a iman edenlerden daha doğru yoldadır.’ diyorlar.” (Nisa Suresi 51. Ayet)

Peygamber Efendimiz, Hendek Savaşı vuku bulduğunda düşman saldırısını önlemek için şehrin etrafında hendekler kazdırmıştır. Bu sebeple de Hendek Savaşı aynı zamanda ahzab olarak da anılır. Medine yalnızca bir tarafından saldırıya açık olduğu için hendekler yalnız bu kısma açılmıştır. Bu hendekler açılırken Hz. Muhammed’in de bizzat kazma ve kürek ile çalıştığı bilinir.

Yaklaşık bir ay süren çatışmalar sonrasında Müslümanlarda yorgunluk baş gösterdi. Bunun üzerinde Hz. Muhammed dua etti ve o gece şiddetli bir rüzgar ile dondurucu soğuk yaşandı. Bunun üzerine de müşrikler geri çekildiler. Hendek Savaşı da tarihe savunma savaşı stratejisi olarak geçti.

Tüm cihadlar zorunlu olarak Allah yolunda yapılmış kutsal savaşlardır. İslam dini her zaman barıştan yana olmuştur ve barış dinidir.