İslam’ın İlk Dönemlerinde İş Hayatında Kadınların Yeri

Photo 123131194 © Anutr Yossundara - Dreamstime.com

İslami hukuk kuralların incelendiğinde kadın yetki alanlarının erkeğe nispeten bir miktar daha sınırlandırıldığı görülür. İş hayatında kadınların yeri nasıldır? Konu ticaret ve borçlar hukukuna geldiğinde, kadın da iş bakımından erkeklerin sahip olduğu tüm hak ve sorumluluklara sahiptir. Bu noktada İslamiyet’in yayılmaya başladığı ilk dönemlerde kadınların bir kısmının iş yaşamında aktif olarak faaliyet gösterdikleri bilinir.

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in ilk eşi Hz. Hatice, kendi döneminin en güçlü kadın figürleri arasındadır. Kendisi, Hz. Muhammed ile izdivacından önce ve sonra ticaret ile iş yapmaya devam etmiştir.

Hz. Hatice, ticaret ve iş yaşamı: Hz. Hatice, kendi döneminin en zengin tacirleri arasındadır. Bu noktada Mekke’den ticari amaçlı gönderilen kervanlarda başka kadınların da iş yaptığı bilinir. İslami kaynaklarda aktarıldığı üzere, izdivaçları öncesinde Hz. Hatice, Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’i bir kervanının başına başkan olarak tayin etmiştir.

İş hayatında kadınların yeri İslam’da çok önemlidir

İslamiyet yayılmaya başladığında kadın ve iş yaşamı: İslam inancında kadın, erkeğe göre bazı konularda daha narin kabul edilir. Bu sebeple de kendisi, ev geçindirme ve para kaygısı gibi konulardan muaf tutularak iş yaşamına dahil edilmez. Ancak, kadının çalışma hayatındaki varlığına kesin bir sınırlandırma getirilmez. Bu bakımdan, asr-ı saadette pek çok alanda kadınların da çalıştığı bilinir. Zanaatkarlık, ticaret, el işleri, tıbbi yardımlar ve ev içindeki diğer iş kanalları; bunlardan başlıcalarıdır.

Ticaret: İslam hukukunda ticaret kuralları, sabit bir mal ve fiyat bulunmadığı için, detaylı bir şekilde aktarılmıştır. İslam tarihi incelendiğinde ticaret içerisinde kadın varlığının da bulunduğu görülür ve ticaret; iktisadi, hukuki, teknik, pazar şartları ve siyasi etkenler düşünülerek dönemlere ayrılabilir.

Ticaret dönemlerin her birinde iş yaşamında kadınlarla karşılaşmak mümkünüdür. Hz. Muhammed döneminde aile içinde yetkilendirildiği görülen kadın, ticaret yaşamında erkek ile aynı şartlara tabi tutulur. Yani bir erkek ticaret yaparken hangi şartlara uymak zorundaysa, kadın için de iş yaparken ilgili şartlar geçerlidir.

Zanaatkarlık: Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed döneminde kadınların ticaret dışında; zanaatkarlık ve el işleri de yaptığı bilinir. Özel beceri gerektiren bu alanlar hem ağır iş olmamaları hem de maharet gerektirdikleri için o devirde kadın için uygun bulunmuştur.

Zanaatkarlık ve el işleri konusunda faal olunan başlıca alanlar ise deri işlemeciliği ve elbise dikimi şeklindedir. Bu devirde işlenen ve tabaklanan derilerden elbise dışında; oturmak için minder, yatak, koruyucu kaplar ve su kırbası yapıldığı da bilinir.

Tıbbi yardımlar: Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed döneminde kadın, savaş ve barış zamanlarında tıbbi hizmet görevi üstlenmiştir. Bazı İslami kaynaklarda Kuaybe bint Sa’d’ın bir çadır içerisinde hasta ve yaralılara müdahale ettiği bilinir. Burada aynı zamanda; aç, bakımsız ve muhtaç kimselere de yardım edilmiştir.

Kadınlar ne gibi işlerde çalışıyordu?

Ebelik, ilaç yapımı ve alternatif tedavi denemeleri de İslam’ın ilk yıllarında kadın tarafından aktif olunan iş dallarıdır. Zanaatkarlık, el işleri ve tıbbi hizmetler; zahmet bakımından ticaret ile kıyaslandığında daha kolay kabul edilebilir. Bu sebeple de dönemin zanaatkarlıkla ve tıbbi konularla ilgilenen kadın sayısı, ticaret ile ilgilenen kadın sayısından daha fazladır.

Ev içindeki diğer iş kanalları: Cahiliye döneminden kalma bir gereksinim olan dadılık ve sütannelik işlerine Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed döneminde de devam edilmiştir.

Konuyla alakalı Hz. Muhammed’in sütanneleri olduğu ve oğlu İbrahim için de Ümmü Burda’nın sütanne olarak tutulduğu bilinir. Bu dönemde sütannelik ve dadılık bir kadın tarafından aynı anda yapıldığı gibi, farklı kadınlara ihtiyaç duyulduğu da olmuştur. Buradan da görüleceği üzere iş yaşamında var olmak isteyen kadın, ev içinde ve ev dışında faaliyet göstermiştir.