İslam’ın İnsan Hakları Bildirgesi; Veda Hutbesi Nedir?

dreamstime_s_64551834

İnsan hakları açısından Veda Hutbesi nedir? İslam’ın en önemli kaynaklarından birisi sayılmaktadır. Hz. Muhammed (sav) Veda Hutbesini Hicret’in 10. yılında hac farizası için geldiği Mekke’de yapmıştır. Dikkatle incelendiğinde Hz. Muhammed’in vahyin ışığında oluşturmaya çalıştığı Müslüman toplumunun temel özelliklerini vurguladığı ve dinin ilkelerini ana hatlarıyla özetlediği bir konuşma olma özelliğine sahiptir. Bu hutbe temel bir kanun olarak insanın hak ve vazifelerini özetlemektedir. Hz. Muhammed’in, bu hutbeyi gerçekleştirdikten üç ay sonra vefat etmesi sebebiyle bir veda konuşması ve Onun vasiyet niteliğindedir.

Kurban Bayramı arifesinde yüz bini aşkın Sahabeye Arafat’ta hitap ederken: “Beni dikkatle dinleyin! Bilmiyorum, belki de bu seneden sonra bir daha aranızda olamam. Ey insanlar! Kanlarınız, canlarınız, mallarınız, ırz ve namusunuz, tıpkı şu gününüzün, şu ayınızın ve şu beldenizin kutsallığı gibi mukaddes ve dokunulmazdır.” buyurarak peygamber olmasına rağmen kendisinin de bir fani olduğunu, baki olanın sadece Allah olduğunu ve hiç kimsenin ebedi kalacakmış hissine kapılmaması gerektiğini tüm insanlığa ilan etmiştir.

Peygamberimiz Hz. Muhammed’in Veda Hutbesi nedir?

Bu hutbe, İslam’ın temel konularına temas etmesi cahiliye adetlerini ortadan kaldırılması, eşitlik, hürriyet, kan davaları, faiz, emanet, özellikle insan hakları, aile hukuku içinde yer alan karı-koca hakları, vasiyet, nesep, zina, borç ve kefalet gibi hukuki konulara yer vermesi açısından oldukça önem taşır. Veda Hutbesinde, insanların (kulluk) şartları içinde eşitliği vurgulanmaktadır. Herkes kuldur. Allah indinde eşittir. Üstün olan takvası yüksek olandır: “Ne Arap’ın Acem’e, ne Acem’in Araba, ne kırmızının siyaha ve ne de siyahın kırmızıya takva dışında asla üstünlüğü yoktur.” buyurulmuştur.

Hz. Muhammed (sav)’in, bu tarihi konuşmada vurguladığı en önemli unsurlardan biri de adalettir. Adalet, esasen eşitliğin de temelidir. Şu mübarek sözler adaletin esaslarını vurgular: “Ey insanlar! Her cani, kendi suçundan kendisi sorumludur. Hiçbir caninin işlediği suçun cezasını evladı çekemez. Hiçbir evladın suçundan da babası mesul edilemez. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Haksızlık yapmayın. Haksızlığa boyun eğmeyin. Ahalinin haklarını gasp etmeyin. Sakın benden sonra, kafirlerin yaptığı gibi birbirinizle boğuşmayın” Adaletin sağlanmasında esas, zalim de mazlum da olmamaktır; ölçünün hak ve adil olması gerekir. Hukukun eşit tatbiki, adalet için yeterli değildir. Mühim olan, ölçünün hak, hukukun adil olmasıdır. Ölçü hak, hukuk adil olmayınca insan ne kadar iyi niyetli olursa olsun hak ve hürriyetleri teminat altına alamaz; adaleti, huzur ve sükunu yaşatamaz. Çünkü haksızlık ve haddi aşmak işin tabiatında vardır. O halde çözüm ölçünün hak, hukukun adil olmasıdır.

İnsan hakları bildirgesi olarak düşünebiliriz

Veda Hutbesi, yalnız Müslümanlara okunmuş sıradan bir hutbe olmayıp, bütün insanları kapsayan tarihi bir hutbe ve bir insan hakları evrensel beyannamesidir. Veda Hutbesi ile insan hakları 632 yılında tüm dünyaya böylece ilan edilirken “Ey iman edenler” yerine “Ey insanlar” olarak başlaması da bunun en temel göstergesidir. Çünkü bu kelime ile Hz. Muhammed, sadece huzurundaki Müslümanları değil, orada bulunmayan gayr-i Müslim; hatta Allah’ı tanımayan bütün insanlara seslenmeyi hedeflemiştir. Bu sebeple Hz. Muhammed, ilan ettiği prensipleri kabul ve tebliğ edeceklerine dair orada bulunanlardan söz almıştır.

Veda Hutbesinin hukuk açısından insan haklarına getirdiği değerler açıktır. Dini, İlmi, sosyal, idari, siyasi ve ailevi bir takım hak ve sorumluluklar getirmiştir. Bu hutbenin sosyolojik tarih açısından da önemi büyüktür. Hz. Muhammed, bu hitabesinde cahiliye döneminin bütün adet ve geleneklerini yıkmış, her biri bir devrim niteliğinde olan hak ve sorumluluklarla ilgili hükmünü bildirmiştir. Bu hitabenin gerçekleştiği gün, İslamiyet, bütün kudret ve ihtişamı ile dünyaya hitap ediyor, cahiliye döneminin bütün karanlıklarıyla geçmiş ve kapanmış olduğunu bildiriyordu.