İslam’ın Tebliği ile Birlikte Yok Olan Kötü İşler Nelerdir?

ID 89917469 © Hikrcn | Dreamstime.com
ID 89917469 © Hikrcn | Dreamstime.com

Kur’an-ı Kerim, cahiliye dönemi için bir aydınlanma aracı olmuştur. Yoldan çıkmış ve Allah’ı unutmuş insanlar için hatırlatma görevi görerek insanları İslam’a çağırmıştır. Böylelikle İslam’ın tebliği ile kötü işler son bulurken, iyi işler artmıştır.

Tebliğ ne demek? Tebliğ, kelime olarak ulaştırmak, açıklamak, bildirmek anlamına gelir. Terim anlamı olarak tebliğ, Allah’ın emirlerini ve yasaklarını ekleme çıkarma yapmadan olduğu gibi ulaştırmaya ve açıklamaya denir. Peygamberlerin en önemli görevi tebliğdir. Allah’ın emir ve yasaklarını diğer insanlara açıklamak ile görevlidirler.

Tebliğin önemi: Kur’an-ı Kerim peygamberle araçlığı ile herkesi İslam’a ve doğru yola davet etmiştir. Yalnızca peygamberler ile değil, hidayete ulaşan kimseler de diğer kimseleri uyarmakla, onlara Allah’ı anlatmakla yükümlü tutulmuştur.

Hz. Muhammed veda hutbesinde yaptığı bir konuşmada, “Burada size bildirdiklerimi burada bulunanlar burada bulunmayanlara duyursunlar; olur ki, burada bulunmayanlar bu anlatılanları sizden daha iyi yaşarlar…” buyurarak tebliğ etmenin öneminden söz etmiştir. (Buhari)

İslam’ın tebliğ olmasıyla sonu gelen kötü davranışlar: İslam tebliğ edildikten sonra Cahiliye döneminde yapılan bazı davranışlar azalmış, bazıları da son bulmuştur. Putlara tapan kimseler Allah’ın varlığını ve birliğini öğrendikten sonra sahip olduğu putları kırmak gibi birçok güzel davranışta bulunmuşlardır.

İslam’ın özünde Allah’a iman ve ibadet olduğu kadar, iyilik ve güzellik de vardır. Allah kötü şeyleri yasakladığı gibi, iyi şeylerin de yapılmasını emreder. Yardımlaşma, paylaşma, hoşgörülü, iyi ahlaklı, edepli kimseler olması için Müslümanları uyarır, kötü davranışlarının cezalandırılırken iyi davranışların ödüllendirileceği anlatılır.

Müslüman olan kimseler Allah ile tanıştıktan sonra birçok davranışından vazgeçmiştir. İslam dini insana ve insan hakkına değer verdiği için zararlı olan her şeyi yasaklamıştır. Bu yasaklara içki içmek, kumar oynamak, ailesine eziyet etmek, kız çocuğuna ve eşine değer vermemek gibi davranışlar da örnektir. İyi bir Müslüman olmak için dünyada yapılması gereken iyi ameller, bu kişileri ahiret gününden sonra cennete de götürecektir.

İslam’ın tebliğ olmasıyla son bulan davranışlardan biri de kız çocuklarını diri diri gömmektir. Bu durum yalnızca kız çocukları için değil, erkek çocukları için de vardı fakat soyun erkekten yürüdüğü düşüncesi ile daha çok kız çocuklarına eziyet ediliyor, onlar değersiz görülüyordu. Hz. Muhammed kadına ve kız çocuğuna verdiği değeri daima göstermiş, onları el üstünde tutmuştur. Başkaları kız çocuklarını gömerken Hz. Muhammed evlat ayrımı yapmamıştır.

Arap topraklarında bir şeyi uğursuz bulma inancı da oldukça yaygındı. Olayı tam anlamadan, dinlemeden karar veriliyor ve uğursuz olan şey ya kişiden de uzak durulurdu. Bunlar aynı zamanda batıl inançları da içinde bulundurmaktadır. Bir köpeğin havlaması, bir eşeğin anırması, baykuşun ötmesi, kötü komşuların olması takdirde evin uğursuz olması, çocuk doğuramadığı zaman kadının uğursuz olması gibi inançlar vardı. İslamiyet’ten sonra bu inançlar birer birer son buldular.

Hz. Muhammed bu durumlarda Allah’a sığınmayı tavsiye ederdi. Bir şeyin uğurlu olması ya da uğursuz olması hakkında yorum yapmazdı. Topluma yerleşen bu korkular Allah inancının artması ile yavaş yavaş yok olmuştur. Günümüzde de bazı batıl inançlar bulunmaktadır fakat kişiler bu inançlara sıkı sıkı bağlı değildir. Cahiliye döneminde olduğu kadar sıkıntılı bir ortam oluşturmamaktadır.

Cahiliye döneminde yoğun olarak kullanılan, günümüzde az da olsa kullanılmaya devam eden, fal teknikleri ile geleceği öğrenmeye çalışan kimseler de vardı. Ayet-i kerimede “…Her şeyi O yaratmıştır ve her şeyi hakkıyla bilen O’dur.” buyrulmaktadır. Geleceği bilen de yalnızca Allah’tır.