İslamiyet Tarihi Hakkındaki Yorumlar

İslamiyet, cami, günbatımında cami.

Kaynağı İslam dini olan her türlü olay ve olgu İslamiyet tarihi açısından incelenir. Buna göre, tarih sayfalarında yer alan Müslüman devletler bu tarihin içerisine dahil edilir. İslamiyet tarihinde, söz konusu devletler; siyasi, kültürel, dini ve sosyal yönden incelenir. Bu süreci inceleyen yerli ve yabancı çok sayıda tarihçi ve araştırmacıyla karşılaşmak mümkündür.

İslam tarihi ne zaman başlar?

Müslümanlık Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’e 7. yüzyılda tebliğ edilir. Bu bağlamda, İslamiyet tarihi başlangıcı olarak dinin tebliğ edilmesi kabul edilir. İslam’ın Hz. Muhammed’e bildirilmesiyle birlikte tüm dünyayı etkileyen önemli olaylar ve dönüm noktaları yaşanır. Modern çağa gelinceye kadar pek çok İslam devleti kurulur ve yıkılır. Buna göre İslam tarihini hem bireysel hem de toplumsal açıdan incelemek mümkündür.

Tarihle ilgili yapılan bilimsel araştırmalar pek çok hedefi kapsar. Buna göre öncelikle; İslam tarihinin kaynakları belirlenir, tarihin kapsamı ve diğer olaylarla olan bağlantısı incelenir. Yapılan bu incelemeler neticesinde; Hz. Muhammed tanınır, Dört Halife döneminde yaşanan olayların siyasi yapısı incelenir ve İslam devletleri karakterize edilir.

İslamiyet tarihi sayesinde kültürler arası etkileşim hakkında bilgi sahibi olmak da mümkündür. Bu bağlamda, İslamiyet inancına sahip ve bu inanç doğrultusunda yönetilen devletlerin milliyeti birbirinden farklıdır. Bu sebeple de kültürel yapı ve din ilişkisi de incelenebilmektedir.

İslam tarihi kapsamında hangi dönemler ele alınır?

İslam tarihini içerdiği olaylar bakımından; cahiliye, Hz. Muhammed, Dört Halife, Emeviler, Abbasiler, Osmanlılar Dönemi ve 2. Dünya Savaşı sonrası olarak parçalara ayırmak mümkündür. Cahiliye dönemi, Hz. Muhammed’e peygamberlik vazifesi verilmeden hemen önceki zaman dilimidir. Bu dönemde Arapların çirkin olarak nitelendirilen pek çok geleneği sürdürdüğü bilinir.

Hz. Muhammed dönemiyse, peygamberliğin tebliği ile başlayıp Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in vefatıyla son bulur. Bu dönemin sonlarına doğru İslam Devleti’nin kurulduğu kabul edilir. Dört Halife dönemiyse, İslam dünyasının iç karışıklıklara tanıklık ettiği bir süreci kapsar.

İslam coğrafyasının büyük sınırlara ulaştığı Emeviler dönemi, Abbasiler ile son bulur. Abbasiler dönemindeyse yaklaşık 500 yıl halifelik elde tutulur. 1517 senesine gelindiğinde de halifelik Osmanlıların eline geçer. Osmanlı Devleti’nin yükseliş devriyle beraber İslamiyet farklı bir anlam kazanır. Hem devlet otoritesi hem de dinin etkisiyle Osmanlı, Batılı devletlerin de sıkça konuştuğu bir devlet haline gelir.

Yabancı yazarların İslamiyet tarihi hakkındaki görüşleri nelerdir?

İslam tarihi, uzun yıllardır hakkında araştırmalar yapılan akademik bir disiplin halini almıştır. Yabancı yazarların da bu konu hakkında çalışmalar sürdürdüğü bilinmektedir. Bernard Lewis de bu konuyla alakalı araştırmalar yapan ve kimi zaman da düşüncelerine başvurulan ünlü bir yazardır.

Bernard Lewis, yazılarında İslam’ın tarih ile iç içe geçmiş bir medeniyet olduğu vurgusunu yapar. Bu etkileşimin en büyük örneği olarak da Kur’an-ı Kerim’de yer alan kıssaları gösterir. Yazara göre dünyanın bazı bölgelerinde tarih kaydı tutmak da İslamiyet ile birlikte başlayan bir unsurdur. (Bernard Lewis, Ortadoğu)

Buradan da anlaşılacağı üzere İslam ve tarih arasında sürekli bir bağlantı vardır. Dinimizde ders alınması gereken pek çok kıssa hem Kur’an’da hem de hadislerde açıkça beyan edilir. Müslümanların kendinden önceki tarihi çok iyi bildiği de göz ardı edilemez bir gerçektir. Buna göre, İslam tarihinin başlangıcıyla tarihsel pek çok bilgiye erişilmiştir. Bundan sonra gelen devlet ve milletler de kendi tarihlerini yazarak İslam dünyasına katkı sağlamışlardır.