İslamiyet ve Veganlık

Acacia-trees-with-rainbow-behind
Doğaya saygı. Helal kesim olmayan et Müslüman'lara haramdır. © Grantotufo-Dreamstime.com

İslam’da yeme ve içme tavsiyelerinde neler var gelin birlikte inceleyelim. Kur’an-ı Kerim’e baktığımızda Bakara Suresi’nde yemekle ilgili şu ifadeyle karşılaşıyoruz. “Ey insanlar yeryüzündeki şeylerden helal ve temiz olanlardan yiyin, şeytanın izini takip etmeyin. Çünkü o hakikaten size apaçık bir düşmandır.” (Bakara Suresi, 168. Ayet) İslam’da helal olanı yerken aşırılığı kaçılmaması gerektiği ve şükretmenin önemi de vurgulanmıştır.

Son yıllarda daha çok duyduğumuz vegan beslenme biçimi nedir?

Vegan tanımını son yıllarda duyuyor olsak da bu tanım 1944’te ortaya çıktı. İlk tanımı o dönemin vegan topluluğunun içinde olan Donald Watson yaptı. Tanım şöyleydi; “Veganlık hayvanlar alemine dair sömürü ve zulmün tüm biçimlerini dışlamanın ve yaşamı gözetmenin yoludur. Et, balık, kümes hayvanı, yumurta, bal, hayvansal süt ve türevlerini dışlayıp bitkiler aleminin ürünleriyle yaşamayı ve tamamen ya da kısmen hayvanlardan üretilen tüm ticari malların alternatiflerini kullanmak şeklinde pratiğe dökülür.”

Buradan da anlayacağımız gibi vegan olmanın altında yatan felsefe sadece belli ürünleri yememek değil hayvanlara zulmedilerek onlardan elde edilen her türlü ürüne karşı gelmek anlamına geliyor. Bizim gibi Müslüman ülkelerde hayvanlar helal biçimde kesilse bile tüm dünyada aynı uygulamalar söz konu değil. Hayvanlardan elde edilen pek çok üründe onlara zarar vermemekse ne yazık ki bir öncelik değil.

Müslümanlık Allah’ın yarattığı her canlıya değer vermektir. Bu bağlamda yeme içme sektöründe, dünya nüfusunun artması ile birlikte özellikle hayvancılıkta hayvanlardan et ve süt elde ederken hayvanlara yapılan eziyetler videolar ile halka duyurulmaya çalışıldı. İneklerin yapay yolla döllendirilerek ve yavrularının kendilerinden alınarak aslında yavrusu için bedeninin ürettiği süte el konması, duyarlı kişiler tarafından kamuoyuna duyuruldu.

Tüm dünyada hayvanların derisini yüzerek elde edilen ürünler yine hayvanların çok kötü koşullarda katledilmesinden dolayı protesto edildi. Tavukların kümeslerde hiç hareket etmeden doğal yaşamdan tamamen uzak koşullarda hızlı tüketime yetişmek için yumurta ürettiği de biliniyor. Burada büyüyen toplumların doymak için nasıl bir yöntemi tercih edeceği ise önemli bir soru işareti.

Kur’an-ı Kerim’de et ve süt ürünlerini yemeyenler için olumsuz hiçbir bahis geçmemektedir. Dinimize göre helal olan yenebilir ama yenmemesi ile ilgili bir hüküm yoktur. Bu durum bireylerin kişisel tercihlerine kalmıştır. Tabii bir yandan Kurban Bayramı’nda helal yolla kesildiği için yoksulları sevindirmek amacıyla et tüketilmesi sevaptır.

Hazreti Muhammed her zaman az yemenin hem de bununla yetinmenin önemine çokça değinmiştir. Hazreti Ömer döneminde de yaşanan bir olaydan da bahsetmek isteriz. Hz. Ömer mezbahadan et satın alan bir adama dikkat etti. Bu adam bir gün önce de et satın almıştı. Hz. Ömer adama doğru yürüyerek elindeki kırbacı salladı ve şöyle dedi: “Midene biraz sahip olsan da, komşuna ve amcaoğluna yardım etsen olmaz mı? Her gün et yiyeceğine onun parasını muhtaç olan komşuna ve amcan oğluna versen olmaz mı?” (İbnül-Cevzi, Tarihu Ömer, s. 96, Ali Tantavi, Ahbaru Ömer, s. 6)

Veganların önemsediği diğer bir konu olan hayvan derisinin kullanımına gelirsek, orada karşımıza bu açıklama çıkıyor. “Herhangi bir deri tabaklansa temiz olur.” (bk. Zuheyli el-Fıkhu’l-İslami, 3/542). Buna göre, tilki ve diğer hayvanların derileri tabaklandıktan sonra kürk yapılmasında ve onun giyilmesinde bir sakınca bulunmuyor. Ancak kürk ve deri ürünleri günümüzde lüks tüketim ürünleri arasında yer almakta. Sadeliği önemseyen, savurganlığı tavsiye etmeyen İslam dininde bu ürünlerin yerine alabilecek muadil ürünleri tercih etmek de mümkün.

Tüm bu bilgiler ışığında değerlendirirsek vegan olmayı tercih etmenin İslami açıdan bir sakıncası bulunmamakta. Bir yaşam biçimi olarak tercih etmek kişilerin dünya görüşlerine kalıyor.