Görüş 23 Eyl 2020

İslamiyet’in Tebliğ Edilmesi ve Dünya Ekonomisi

Contributor

İslamiyet’in tebliğ edilmesi ile dünyada birçok değişim yaşanmıştır. İslam ülkelerinin varlığı dünya ekonomisi konusunda belli bir paya sahiptir. Bazı İslami haber kaynaklarında bu ekonomik düzenin İslamiyet tarihinde yaşanan siyasi değişimlerden etkilendiğine dikkat çekilir.

Din ve siyaset arasındaki etkileşim uzun zamandır İslami haber içeriklerinde tartışılan bir konudur. Bu bağlamda, İslamiyet inancının da siyasi kavramların belirlenmesinde rol oynadığını savunan bazı araştırmacılarla karşılaşmak mümkündür. Ancak buna zır bir şekilde dini kavramların siyaset ve dünya ekonomisi üzerinde bir etkisi olmadığını savunanlar da vardır.

İslamiyet’in tebliğ edilmesi

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed tarafından kurulan İslam Devleti, dini kaidelere göre oluşturulmuş bir hukuk düzenine sahipti. Bu açıdan İslamiyet inancının ilk dönemleri göz önüne alındığında din ile siyaset ve hatta dünya ekonomi arasında bir etkileşim olduğu söylenebilir. Yani din İslamiyet ile siyasi değişimlerin etkisinin dönemsel bazda ele alınmasında fayda vardır.

Hz. Muhammed dönemi ve hemen sonrası: Siyasi değişimler ve İslamiyet arasındaki ilişkinin yaklaşık ön dört yüzyıllık bir geçmişi bulunur. Bu dönem, Hz. Muhammed’e İslamiyet dininin tebliğ edilmesiyle başlar ve günümüze kadar devam eder.

Günümüz imkanları ve İslami haber kaynaklarından da erişilebileceği üzere, İslam dünyasındaki ilk siyasi düşünce sistemi hilafet olarak kabul edilir. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in kurmuş olduğu siyasi yapı, kendisinden sonra başa geçen halifelerle devam ettirilmiştir.

Hz. Muhammed yönetimindeki siyasi yönetimde; tevhid inancı ile İslamiyet inancında yer alan itikadi ve ahlaki değerler yer alırdı. Kendisinden sonra başlayan halifelik düzeni de bu sisteme ayak uydurmuş ve Osmanlı Devleti zamanına kadar ayakta kalmayı başarabilmiştir. Saltanat dönemine kadar geçen bu evre İslam tarihinde “Raşit Halifeler Dönemi” olarak isimlendirilmiştir.

Saltanat dönemi: İslamiyet tarihinde saltanat dönemi olarak isimlendirilen bu evrede Emevi, Abbsi ve Osmanlı Devleti’nin siyasi yapılarına dikkat çekilir. Hz. Muaviye ile birlikte saltanat dönemine geçilmesi İslami haber içeriklerinde dönüm noktası olarak kabul edilir. Bunlardan Osmanlı Devleti’ne gelinceye kadar da İslamiyet hukukunun olgunlaşmamış olduğu hakkında bazı yorumlar yapılır.

Osmanlı Devleti’nin kuruluşundan yükselme dönemine kadar, sosyal ve siyasi problemlerin çözümünde dinsel otoritelere başvurulmuştur. Bu zaman dilimde Osmanlı İmparatorluğu dünya ekonomisi üzerinde de oldukça büyük bir güçtür. Sonrasında, 19. yüzyıla gelindiğinde, Osmanlı Devleti için yeni bir dönem başladı. Tanzimat ilan edildi, İslamiyet esaslı siyasetten bir nebze uzaklaşıldı ve böylece laik yönetim biçiminin temeli atılmış oldu.

Cumhuriyet dönemi İslami haber kaynaklarında nasıl ele alınır?

İslamiyet esaslı Saltanat dönemiyle laik bir yaklaşıma sahip Cumhuriyet dönemi arasında bir geçiş evresi yaşanmıştır. Bu evrede, İslami haber içeriklerine göre dinsel ve sivil otoriteler yan yana çalışmıştır. Bunlara birer örnek vermek gerekirse eğitim kurumları olan medrese ve mektepler aynı anda açık bulunmuşlardır. Ancak kademeli düzenlemeler sonucunda İslamiyet inancına dayalı din ve devlet işleri birbirinden ayrılmıştır.

Sonuç olarak İslamiyet tarihi dönemsel bazda ele alındığında; hilafet, saltanat ve cumhuriyet gibi çeşitli siyasi yaklaşımların kabul edildiği görülmektedir. Bu siyasi değişimler Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in vefatından başlayarak günümüze kadar gelmiştir. Ancak bu noktada dinin, sosyal ve siyasi yaşamdaki etkilerinin boyutlarının göz ardı edilemeyecek kadar büyük olduğu anlaşılmaktadır.

Günümüz toplumlarında halkı Müslüman olup İslamiyet ile yönetilen veya halkı Müslüman olduğu halde başka bir yönetim biçimiyle yönetilen devletlerle karşılaşmak mümkündür. Bu devletlerin dini inançları da yüzyıllarca uzunlukta ve siyasi bakımdan etkili derin köklere sahiptir.