istanbul’un fethi hakkında önemli detaylar

Tarih Contributor
İstanbul
Michael Parulava-Unsplash

Tarihte dünya ve İslam açısından oldukça önemli bir olay olan istanbul’un fethi hakkında hadis-i şerif bulunur. Bu nedenle bir gün İslamiyet’in İstanbul’a uğrayacağını bilen komutanlar orayı fethetmek için çeşitli yollar denedi. Ancak tek başarabilen Fatih Sultan Mehmet ve komutasındaki ordu oldu. Resmi kaynaklara göre fetih 29 Mayıs 1453 tarihinde gerçekleşerek tüm İslam aleminin hayallerini gerçekleştirdi.

Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u nasıl fethetti?

Pek çok komutan İstanbul’u fethetmek ve topraklarına katmak için çalışmalarda bulundu ancak fethi yalnızca Fatih Sultan Mehmet başardı. Bu gazanın ardından İstanbul Türklerin hakimiyeti altına girerek başka devletlerce kuşatılamadı. Hem askeri hem dini konuda oldukça bilgili olan Fatih Sultan Mehmet ve ordusu, İstanbul’u İslam alemine kazandırdı.

Fethin başarıya ulaşmasını zor hale getiren ana unsur İstanbul’un sahip olduğu surlardı. Denizden ulaşım sağlandığı vakit fetih yapılması imkansızdı ancak kara savaşında savunma yapılması zordu. Bu nedenle Fatih Sultan Mehmet savaş için hazırlanan gemileri kara yoluyla İstanbul’a soktu. Zayıf yerler tesit edildikten sonra önce önemli kaleler ve adalar, ardından İstanbul’un tamamı Osmanlı hakimiyetine girdi.

Gemiler karadan yaklaşmasına rağmen İstanbul’a yapılan gaza pek çok yönden devam etti. Lağımcılar yeraltından ilerleyerek İstanbul’u kuşatırken Haliç Surları hazırlanan toplarla bombalandı. O dönemin hükümdarı İstanbul’un teslim edilmeyeceği ancak yerine vergi verileceği söylense de Fatih Sultan Mehmet 29 Mayıs 1453’te İstanbul’u ele geçirdi.

İstanbul’un İslam’a kazandırdıkları nelerdir?

Yapılan fetih İslam’a hukuk, bilim, ticari, iktisadi, siyasi ve sosyal alanlarda pek çok getiride bulundu. Öncelikle yönetim biçimi İslam’a uygun şekilde değiştirildiği için İstanbul bir İslam şehri haline geldi. Bu nedenle hukukunda yapılan reformların tamamı İslam’ın emrettiği biçimde düzenlendi. Gayrimüslimlerin hakkını gözeten, insanlara eşitlik ve adalet dağıtan yeni bir yargı sistemi oluşturuldu.

İslamiyet’ten önce İstanbul’da yoğun olarak Hristiyanlar bulunuyordu. Kilise sebebiyle bilim dünyası takip edilemez haldeydi. Hurafelere ve dünyanın düz olduğuna inanan bir şehir ilimle tanıştırıldı. Eğitim alanında yapılan işlerin başında medreseler ve üniversiteler açmak oldu. Kısa süre içinde pek çok alim en iyi eğitimi almak amacıyla İstanbul’u ziyaret etti.

Şehir, sahip olduğu konumu sebebiyle siyasi ve sosyal alanlarda oldukça önemliydi. Bu sebeple İstanbul’a sahip olan devletler dünyanın diğer ülkelerine kıyasla otorite sahibi olurdu. Yönetim şeklinde İslam bulunduğu için Osmanlı’yla birlikte İslam’ın da dünya genelinde tanınırlığı ve yaptırım gücü arttı.

Ticari bakımdan İstanbul sahip olduğu İpek Yolu sebebiyle kritik bir noktadaydı. Osmanlı’nın fethetmesiyle birlikte Avrupalılar kendilerine yeni yollar aramaya başladılar. Amaçları Osmanlı Devleti’ne ve İslam’a ticaret vesilesiyle para kazandırmamaktı. Ancak kısa sürede başarılı olamadıkları için Osmanlı altınları dünyanın en çok kullanılan altını oldu.

Hz. Muhammed istanbul’un fethi hakkında nasıl buyurur?

İslamiyet’in geniş topraklara yayılması adına pek çok çalışmalar yapıldı, gazalar yaşandı. Bunlardan biri de İstanbul’un fethiydi. Hz. Muhammed döneminde henüz Arap yarımadasında bulunan İslam’ın Avrupa’ya yayılması Müslümanların hayallerinden biriydi. Hadis-i şerifte istanbul’un fethi hakkında şöyle buyrulur:

“İstanbul elbet fetih olunacaktır, onu fetheden komutan ne güzel komutandır. Onu fetheden ordu ne güzel ordudur.” (Buhari)

Hz. Muhammed’in buyurduğu gibi İstanbul, Fatih Sultan Mehmet’in komutanlığında fethedildi. Ardından orada bulunan yerli halka İslam’ın güzellikleri aşılandı. Gösterilen adalet, yapılan yenilikler, ilim konusundaki gelişmeler İslamiyet’in gücünü arttırdı. Böylece Hristiyanlar sahip oldukları otoriteyi kaybederek yerini İslam’a bıraktı.