İstihare Nedir? Nasıl Yapılır?

ave_calmar_unsplash
Ave Calmar-Unsplash

Sözlükte “hayırlı olanı isteme” anlamına gelen istihare, terim olarak “Bir iş veya davranışta Allah katında hayırlı olanı kılınan nafile bir namaz ve dua ile talep etme anlamında kullanılır. İnsanların, yapmak istedikleri bir işin kendileri hakkında iyi veya kötü sonuçlar doğuracağını anlamak için fal ve benzeri uygulamalara çok eskiden beri başvurdukları bilinmektedir. Nitekim Cahiliye Arapları bir işe başlamadan önce, üzerine “evet” veya “hayır” yazılı “ezlam” denilen fal oklarıyla karar verirlerdi. Kur’an-ı Kerim “şeytan işi” olarak nitelendirdiği bu uygulamayı yasaklamıştır. Peygamberler dahil hiç kimsenin gaybı ve dolayısıyla bir işin kendisi için hayırlı olup olmadığını bilemeyeceği, Allah’ın dilemesi dışında kendisine fayda veya zarar verecek bir güce sahip bulunamayacağı bildirilmiştir: “De ki: Ben kendim için, Allah’ın dilediği dışında ne bir fayda elde edebilirim ne de zarardan kurtulabilirim. Eğer gaybı biliyor olsaydım elbette bundan çok faydalanırdım, başıma kötülük de gelmezdi. Ben yalnızca inanan kimseler için uyarıcı ve müjdeleyiciyim.” (A’raf, 188. Ayet)

Alimlerin sünnet veya müstehap saydıkları istiharenin meşruiyeti Cabir b. Abdullah’tan rivayet edilen şu hadise dayandırılmaktadır: “Resulullah, Kur’an’dan bir sure öğretir gibi işlerimizin tamamında bize istihareyi öğretiyor ve şöyle diyordu: ‘Biriniz bir şey yapmaya niyet edince farz dışında iki rekat namaz kılsın ve arkasından şu duayı yapsın: Allah’ım! Senden, senin ilim ve kudretinden hayır beklerim. Senin büyük lütfundan talep ederim. Sen Kadirsin, benimse gücüm yetmez, sen bilirsin, ben bilmem. Sen bütün gizlilikleri bilensin. Allah’ım! Şu benim işim dinim için, dünyam ve ahiretim için senin ilminde hayır diye yer almışsa onu bana nasip et, onu kolaylaştır ve uğurlu kıl. Eğer şu işim dinim için, dünya ve ahiretim için senin ilminde kötü diye yazılmışsa onu benden, beni de ondan uzaklaştır. Hayır nerede ise onu nasip et ve gönlümü ona yönelt!’ (Buhari)

İstihare duasının iki rekat nafile namazdan sonra ve kıbleye dönülerek okunması, ellerin kaldırılması ve dua adabına riayet edilmesi, duanın kabul olma ihtimalini artıran güzel davranışlar olarak belirtilmiştir. İstihare hadisinin devamında Resullah, “Sonra kalbine ilk doğan duyguya, düşünceye bak, ona uygun davranman hayırlı olur” demiştir. (Münavi) Buna göre istiharenin sonucunda insanın içine ferahlık, genişlik ve iç huzuru gelirse o işi yapması, sıkıntı, huzursuzluk ve darlık hali doğarsa yapmaması daha hayırlı görülmüştür.  Bazı kaynaklarda rüyada beyaz veya yeşil görülmesinin o işin hayırlı olduğuna, siyah veya kırmızı görülmesinin şer olduğuna işaret ettiğine dair nakledilen görüşlerin dini bir dayanağı bulunmamaktadır.

İstihare, kişinin gerekli bütün çabayı gösterip araştırma ve istişarelerini tamamladıktan sonra hakkında hayırlısını takdir etmesi için Allah’a dua etme, kulluk şuurunu canlı tutma ve ortaya çıkacak sonuca rıza göstermesiyle oluşan çok amaçlı metafizik bir olaydır. Bu sebeple de iyi veya kötü olduğu açık şekilde bilinen bir şeyi yapıp yapmama konusunda değil, gerek dünyevi gerek uhrevi bakımdan kişi hakkında hayırlı olup olmayacağı kestirilemeyen işlerde söz konusu olabilir. Dinen iyi ve hayırlı olduğu bilinen işlerin zamanı ya da şekli gibi konularda da istihare yapılabilir.

İnsan geleceği bilemediğinden bir şeyi ilk bakışta iyi zannetse de onun sonucundan emin olamaz. Bu sebeple bir iş yapacağı ve ileriye yönelik önemli bir karar vereceği zaman istihare yoluyla her şeyi bilen Allah’ın kılavuzluğuna ve yönlendirmesine başvurması, O’ndan yardım istemesi, kişinin davranışlarındaki sorumluluğunu kaldırmamakla birlikte onda bir güven hissi doğuracağı ve takdire rıza göstermesini sağlayacağından önem taşımaktadır. Dolayısıyla istiharenin dini öğretideki kader, tevekkül ve sabır anlayışıyla yakın ilgisi bulunur. Hz. Peygamber’in tavsiyesi doğrultusunda istihare eskiden beri İslam dünyasında bir gelenek olarak birçok durumda günlük hayatın bir parçası haline gelmiştir.