Kabir azabı ehli sünnete göre nasıldır?

Kuran 28 Nis 2021 Şebnem Kırcı
taş köprü manzara
Dreamstime

Ölümden sonra dünya ve ahiret arasında geçen kabir aleminde kulların bazılarına kabir azabı olduğu düşünülüyor. Kabir hayatının bir diğer adı berzah alemi. Bir kısım alimler kabir azabını bedene olduğunu düşünürken bir kısım da bunun ruhani bir azap olduğuna inanıyor. Kabir azabı olarak adlandırılan durumun bedene mi ruhen mi olduğu asıl soruyu oluşturuyor.

Bazı alimler bu azabın iki boyutu da olduğunu öne sürüyor. Ehli sünnete göre bu azap mutlaka iki yönlü olacaktır. Mezheplere göre bu kabir azabı anlayışı değişiklik gösterir.

İnsan hayatı evrelere ayrılır. Ruhlar aşkemine kalu bela adı verilir. Anne karnı ruhun üfürüldüğü dönemdir. Doğumla başlayıp ölümle biten dünya hayatıdır. Ölümle başlayıp tekrar dirilişle olacağı döneme berzah alemi denir. Kabirden sonra başlayacak ve ebedi olarak sürecek olan da ahiret hayatıdır.

Kabir hayatında karşımıza çıkabilecek kabir azabı

Kabir hayatı ve ahiret hayatı gayba ait meselelerdir. Bu konuları akıl yoluyla kavramak zordur. Sem’iyyat, akıl ve tecrübe alanının dışında vahiy yoluyla elde ettiğimiz işitmeye dayalı bilgilerin genel adıdır. Ahiret alemini vahiylerden bilebiliriz. Ahiret inancı İslam dininin temel esaslarından bir tanesidir.

Bazı bilgileri akıl yoluyla kavramak zor olduğu için onlara kalp yoluyla bakılmalıdır. İbn Hazm ve İbn Kayyım kabir hayatındaki azabın sadece ruhen olacağını söylerler. Kabir azabını duyularımızla hissedemeyiz. İnsanın kabir hayatında göreceği azap meselesi, İslam mezhepeleri arasında bir tartışma konusu olmuştur.

Ehli sünnete göre iyiler kabir hayatında ödüllendirileceklerdir. Bulundukları kabirde huzurlu ve iyi hissedecekler. Cennete gidecekleri onlara müjdelenecektir. Kötüler ise cehenneme gideceklerini öğreneceklerdir. Mu’tezile mezhebine göre böyle bir kabir hayatı olmayacaktır. İnsanların yaşam süreleri farklı olduğu için, kabirde böyle bir ödül ya da ceza fikrinin adil olmadığını düşünürler.

Gayb hatı meselesi olarak kabir azabı

Kabir hayatı ölümden sonrası ile ilgili olduğu için, bu konuda danışılabilecek tek yer Peygamberimizin ve Allah’ın bize vahiy yolula ilettikleridir. Peygamberimiz’in bir hadisinde ise kabir hayatı ‘ahiret duraklarının ilki’ olarak adlandırılır. (Cürcani, Seyyid Şerif, Kitabu’t-Ta’rifat, Beyrut, 1987, s. 69.)

Ehli sünnete göre kabire giren müminler bir sorguya çekilecektir. Bu sorguyu Münker ve Nekir adlı melekler gerçekleştireceklerdir. İman ile ölmüş olanların bu sorguyu iyi geçereceğine ve huzurla ahirete gideceklerine inanlılır. Küfür  ve imansızlıkla ölenler ise bu sorguda başarısız olacaklardır.

Kabir azabı kimlere yoktur?

Sorgunun herkesin kendi anlayacağı şekilde yapılacağı görüşü hakimdir. Bazı iyi kulların bu sorgudan uzak tutulacağına da inanılır. Ehli sünnet alimlerine göre bu sorgu hem bedene hem de ruha yönelik sorular olacaktır. Kulların cehennemde temizleneceğine de inanılır. Cehennemde temizlenen ruhlar daha sonra cennete gidebileceklerdir. Berzah alemine hazılanabileceğimiz yer dünyadır. Burada iyiyi güzeli, imanı seçerek kendimizi hazılayabiliriz.

Eş’ari, kabir azabıyla ilgili olarak Resulullah (sav)’ın kabir azabından Allah’a sığındığı ve şu şekilde dua ettiğini biliyoruz:

“Allah’ım! Kabir azabından, cehennem azabından, hayat ve ölüm imtihanlarından ve Deccal Mesih fitnesinden sana sığınırım.” (Buhari, ‚Cenaiz‛, 88; ‚Cennet, 67; Nesai, ‚Cenaiz, 77, 115)

Ölen kişi kabire konmaza ve başka bir şekilde ölürse de bu azaptan kurtulamaz. Şehitler kabir azabı çekmezler, tüm şehitler bu azaptan uzak kalacaklardır. Kadi Abdülcebbar’a göre azap, ölü olanlar için değil diri olanlar için geçerlidir. Bundan dolayı Yüce Allah, azap edeceği kişilere ruhlarını iade edip canlı hale getirecektir.