Kabus gören ne yapmalı?

Zihinsel Sağlık Contributor
kabus gören ne yapmalı
Tracyevansphotography-Dreamstime.com

Rüya ve kabus gören ne yapmalı sorusu sıklık ortaya atılan konu başlıklarından biridir. Kabus konusunun bu kadar merak edilir olmasının ilk nedeni dinimizde rüya ve rüya tabirlerinin var olmasıdır. Kur’an-ı Kerim ayetlerinde de geçtiği üzere rüya, peygamberlerin de gördüğü ve kimi zaman işaret sayılabilecek bir olgudur.

Hulm nedir?

İslami kaynaklarda rüya, kişinin kendinde olmayarak gördüğü bir düş biçimidir. Bu düşler görünme bakımından iyi ya da kötü olabilirler. Dinimizde iyi sayılan düşler rüya olarak isimlendirilir. Bunun zıttı olan yani kötü ya da korkunç olarak anlamlandırılan düşlereyse hulm adı verilir.

İslami kaynaklarda rüyalar, farklı çeşitlere ayrılmıştır. Bunlar arasında kabus olarak nitelendirilenler şeytani olarak ele alınır. Buradaki yaklaşımdan da anlaşılacağı üzere şeytan, kötülüğü çağrıştırır. Kabusun şeytana nisbet edilmesinin ardında mecazi bir yaklaşım olduğu görülebilir.

Hz. Muhammed’in hadislerine göre kabus gören ne yapmalı?

Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in hadislerinde rüya ve hulm konularına değinildiği görülür. Kendisinin izahıyla kabus gören ne yapmalı sualinin yanıtı hakkında şöyle buyrulur:

“Sizden biriniz hoşlanmadığı bir rüya görünce, sol tarafına üç defa tükürsün; şeytanın şerrinden de üç defa Allah’a sığınsın; yattığı tarafın da öbür yanına dönsün.” (Müslim)

Buradan da anlaşılacağı üzere, her işte olduğu gibi kabustan da emin olmak için Allahü Teala’ya sığınmakta fayda vardır. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in bu hadisinin yorumundansa, kişi öbür yanına döndüğü gibi rüyası da tersine döner sonucu umulur. Böylece kendisinin korkularından emin olması niyet edilir.

Hz. Muhammed’in sahih hadislerinden birkaçında daha hulmdan yani kötü rüyalardan bahsedilir. Bu hadislerde kötü rüya gören Müslümünların dua etmesi ve “Euzü Billahi Mine’ş-şeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim” diyerek Allah’a sığınmaları tembih edilir.

Kötü rüyalar yorumlanmalı mı?

İslami literatürde geçtiği üzere iyi rüyalar Allah’tan, kötü rüyalarsa şeytandan bilinir. Dinimizde salih olarak nitelendirilen rüyaların bir kısmı insanlar için müjde ve iyi haber işaretidir. Bu sebeple de iyi rüyalar salih kimselere anlatılır, hatta bunlardan bir kısmı da ilim sahiplerine tabir ettirilir.

Kötü rüyaların anlatılması ve tabir edilmesi, iyi rüyaların tersi durumdadır. Yani, kaynaklarda da görülebileceği üzere Müslümanlara kötü rüyaların kimseye anlatılmaması tembih edilir. Bu yaklaşımdaki temel gaye, rüyanın kötüye yorulmasıdır. Kişi bu yorumlama neticesinde etki altında kalabilir ve üzülebilir.

Genel bir yaklaşımda bulunmak gerekirse rüya iyi ya da kötü olması fark etmeksizin yalnızca salih kimselerle paylaşılmalıdır. Allah dostu olmayan ya da içinde hasetlik barınan kişiler iyi rüyaları dahi kötü yorumlama eğilimindedir. Neticede kötü yorumlanan bir rüyanın bu kötü biçimlerle ortaya çıkması ihtimali de oluşabilir.

Kısacası, rüya İslami kaynaklarda geçen ve dinimizde varlığı kabul edilen bir olgudur. Kişinin düşünde iyi şeyler görmesi, kendisi için bir nimettir. Buna bağlı olarak da, iyi rüyalar için Allahü Teala’ya hamd ve şükür edilmesi gerekir. Ancak dünyada bulunan her şey gibi iyi rüyanın da zıttı vardır. Kabus olarak nitelendirdiğimiz bu rüyalar genelde korkutucu ve iç karartıcıdır.

Salih bir kimsenin kabus gördüğünde yapması gereken şeytanın şerrinden Allah’a sığınmaktır. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed de hadislerinin bir kısmında kötü rüyalara karşı dua etmeyi ve Allah’a sığınmayı tembihlemiştir. Esasen yapılan her türlü işte ve başa gelen olaylarda Allahü Teala’ya sığınmak en doğru yoldur.

YAZI: İPEK ATACAN